Tarımsal sulama ve sera çalışmaları; kimyasal maruziyet, elektrik tehlikeleri, ısı stresi ve ergonomik riskler gibi çok sayıda iş güvenliği tehlikesini bünyesinde barındıran faaliyet alanlarıdır. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu bu alanları da kapsama almakla birlikte, kayıt dışılık ve mevsimsel işgücü yapısı mevzuatın uygulanmasını güçleştirmektedir. İşverenler ile çalışanların bilinçli, eğitimli ve donanımlı olması; hem yasal zorunluluk hem de yaşamsal bir gerekliliktir.
Türkiye’nin tarım sektörü; milyonlarca çalışanı barındıran, mevsimsel dinamikleri nedeniyle kendine özgü risklere sahip olan stratejik bir üretim alanıdır. Sulama kanalları, pompa istasyonları ve kapalı sera tesisleri gibi çalışma ortamları; elektrik tehlikesi, kimyasal maruziyet, ısıl stres, ergonomik yüklenme ve boğulma riski gibi birbirinden farklı tehlikeleri aynı anda barındırmaktadır. Tarımda çalışanlar, tarımsal üretimin nitelikleri nedeniyle çeşitli risklerle yoğun biçimde karşı karşıya kalmaktadır; bu durum tarımın doğal koşullara bağlı olması, mevsimselliğin önemi, ücretsiz aile işgücünün yoğunluğu ve eğitim düzeyinin düşük olmasından kaynaklanmaktadır. Bu gerçeklik, tarımsal iş güvenliğini bir tercih değil, bir zorunluluk hâline getirmektedir.
Yasal Çerçeve: 6331 Sayılı Kanun ve Tarım Sektörü
Türkiye’de 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, çalışan sayısı bir ve daha fazla olmak üzere tüm sektörleri kapsamakta; böylece tarım, orman ve su ürünleri gibi iç içe geçmiş sektörlere de hitap etmektedir. Ancak bu kapsamlı yasal çerçevenin pratikte karşılık bulması, tarıma özgü güçlükler nedeniyle zorlaşmaktadır.
Tarım sektöründe kayıt dışı çalışma, kadın ve çocuk işgücünün fazlalığı başlıca sorunlar arasındadır; bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği düzenlemeleri tarımda çalışanların büyük bir bölümü için yeterli anlam taşımamaktadır.Tarımsal Sulamada Başlıca Risk Etmenleri
Elektrik Tehlikeleri ve Pompa İstasyonları
Sulama sistemleri, yüksek miktarda elektrik enerjisi kullanan pompa istasyonları, dalgıç pompalar ve dağıtım panoları içermektedir. Su ile elektriğin bir arada bulunduğu bu ortamlar, son derece yüksek kaza riski taşımaktadır. Elektrik kaynaklı yaralanma ve ölümlere ilişkin riskler çoğunlukla elektriğin nerede ve nasıl kullanıldığına bağlıdır; açık alanlarda ya da nemli ortamlarda yürütülen çalışmalarda riskler genellikle çok daha yüksektir.
Sulama alanlarında elektrik güvenliğinin temel kuralları şöyle özetlenebilir: Yalıtım, muhafaza, topraklama, elektrikli koruma cihazları ve güvenli çalışma yöntemlerinin kullanılması bu kazaları önlemenin yolları arasındadır. Kaçak akım rölesi bağlı bir sistemde herhangi bir kaçak akım oluştuğunda devreyi keserek can ve mal kayıplarının önüne geçer.
Boğulma ve Açık Su Kanalı Riskleri
Açık sulama kanalları, taşkın sulama hendekleri ve depolama havuzları; kayma, düşme ve boğulma tehlikesi açısından ciddi risk noktaları oluşturmaktadır. Özellikle yoğun sulama dönemlerinde gece vardiyalarında çalışan tarım işçileri için bu tehlike birkaç kat artar. Kanallar boyunca güvenlik bariyerlerinin kurulması, uyarı levhalarının yerleştirilmesi ve çalışanların can yeleği kullanması zorunlu önlemler arasındadır.
Sera Çalışmalarında İş Güvenliği Riskleri
Kimyasal Maruziyet: Pestisit ve Gübre Tehlikeleri
Kapalı sera ortamları, havalandırma yetersizliği nedeniyle kimyasal maruziyetin çok daha yoğun yaşandığı çalışma alanlarıdır. Gelişmekte olan ülkelerde tarım işçileri, herbisit ve pestisit püskürtme işini çoğu zaman hiçbir koruma önlemi olmaksızın yapmaktadır. Bu durum, hem akut zehirlenmelere hem de uzun vadeli kronik hastalıklara zemin hazırlamaktadır.
Akut pestisit zehirlenmesi belirtileri arasında baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma, kas zayıflığı, titreme ve koordinasyon bozuklukları yer almaktadır. Daha ciddi vakalarda bilinç bulanıklığı, konvülsiyonlar ve koma görülebilir.
Domates, biber, salatalık ve süs bitkisi üreten kapalı sera tesislerinde pestisit maruziyeti, ısı stresi ve mekanik tarım aletleri risklerine yönelik özel eğitim ve muayene programları gerekmektedir. Bu çerçevede, pestisit uygulayan personel için kolinesteraz, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri yıllık takip edilmeli; ilaçlama sonrası seraya giriş süresi ve KKD gereksinimleri (solunum maskesi, kimyasal eldiven, geçirimsiz tulum) risk dosyasında yazılı olarak tanımlanmalıdır.
Isı Stresi ve Fiziksel Risk Etmenleri
Kapalı seralarda yaz aylarında iç sıcaklıklar yüksek seviyelere ulaşabilmektedir. Özellikle öğle saatlerinde gerçekleştirilen budama, hasat ve ilaçlama faaliyetleri sırasında çalışanlar ısıl strese maruz kalmaktadır. Yeterli havalandırma, düzenli su tüketimi, kısa süreli molalar ve uygun giysiler bu riski azaltmak için uygulanması gereken temel önlemlerdir. Ayrıca uzun süreli eğilme ve tekrarlayan hareketlerden kaynaklanan kas-iskelet sistemi hastalıkları, sera çalışanlarında yaygın olarak gözlemlenen mesleki sorunlar arasındadır.
Sektörel Kaza Verilerine Genel Bakış
Tarım sektörü, iş kazası istatistiklerinde her yıl önemli bir yer tutmaya devam etmektedir. 2024 yılının ilk altı ayına ait verilere göre iş cinayetlerinin sektörel dağılımında tarım sektörü, 141 çalışan ölümüyle kayıplara yol açmıştır. Bu rakamlar, resmi kayıtlara yansımayan vakaları içermediğinden gerçek tablonun çok daha ağır olduğuna işaret etmektedir.
Kayıt dışı çalışmanın tarım sektöründe yaygın olması, iş kazaları ve meslek hastalıklarına dair verilerin gerçeği yansıtmaktan uzak olmasının başlıca nedenidir. Bu sorunun aşılabilmesi için çalışanların kayıt altına alınması ve SGK bildirimlerinin eksiksiz yapılması büyük önem taşımaktadır.
İşveren ve Çalışan Yükümlülükleri
İşverenin Temel Sorumlulukları
İSG alanında kimyasal risklerin yönetimi yalnızca işverenlerin sorumluluğunda değildir; çalışanların da bu konuda bilinçli olması ve güvenlik kurallarına uygun davranması gerekmektedir. Çalışanların kimyasal maddelerin kullanımına ilişkin talimatlara uyması, KKD’yi doğru şekilde kullanması ve olası tehlikeleri ilgili birimlere bildirmesi güvenli bir çalışma ortamının sağlanmasına katkı sağlamaktadır.
Tarımsal sulama ve sera işletmecileri için somut yükümlülükler şunlardır:
- Risk değerlendirmesi yapılması ve belgelenmesi
- Çalışanların işe başlamadan önce eğitime tabi tutulması
- Uygun KKD’nin temin edilmesi ve kullanımının denetlenmesi
- Sulama tesisatlarındaki elektrik ekipmanlarının periyodik kontrollerinin yaptırılması
- Pestisit uygulayan çalışanlar için düzenli sağlık gözetimi sağlanması
| Risk Etmeni | Çalışma Alanı | Önerilen KKD / Önlem | Yasal Dayanak |
|---|---|---|---|
| Elektrik çarpması | Pompa istasyonu, sulama borusu | Topraklama, kaçak akım rölesi, yalıtımlı ekipman | 6331 Sayılı Kanun |
| Kimyasal maruziyet (pestisit) | Sera ilaçlama alanı | Tam yüz maskesi, kimyasal eldiven, tulum | Kimyasal Maddelerle Çalışma Yönetmeliği |
| Isı stresi | Kapalı sera | Havalandırma, mola düzeni, bol su içimi | 6331 Sayılı Kanun |
| Boğulma / Düşme | Açık kanal, sulama havuzu | Koruyucu bariyerler, uyarı levhaları | 6331 Sayılı Kanun |
| Kas-iskelet hastalıkları | Sera (hasat, budama) | Ergonomik alet, çalışma postürü eğitimi | İş Hijyeni Yönetmeliği |
Uygulamada Denetim ve Eğitim
İş sağlığı ve güvenliği teftişleri, üniversitelerin tıp, mimarlık ve mühendislik bölümlerinden mezun olan müfettişler tarafından gerçekleştirilmektedir. İşyerlerinde iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi, İSG mevzuatının uygulanması ile çalışanların; özellikle çocuk ve genç çalışanların korunması amacıyla ağırlıklı olarak önleyici amaçlı İSG teftişleri yapılmaktadır.
Tarımsal işletmelerde periyodik denetimlerin yanı sıra çalışanların sektöre özgü tehlikeler konusunda bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Sahada görev yapan süpervizör ve operatörler, elektrikle ilgili hususlar ile güvenli çalışma yöntemleri hakkında eğitilerek ve bilinçlendirilerek meydana gelebilecek birçok kaza önlenebilir. Bu yaklaşım, sera ve sulama işletmeleri için de geçerlidir.
Tarımsal sulama ve sera çalışmaları, Türkiye’nin stratejik üretim faaliyetleri arasında yer almakla birlikte iş güvenliği riskleri en yoğun hissedilen alanların başında gelmektedir. Elektrik tehlikesi, kimyasal maruziyet, ısı stresi ve boğulma riski gibi çok boyutlu tehlikelerle mücadele ancak sistematik bir İSG yaklaşımıyla mümkündür. Risk değerlendirmesinin eksiksiz yapılması, çalışanların sektöre özgü eğitimlerden geçirilmesi, uygun KKD’nin kullanımının sağlanması ve yasal yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesi; hem çalışan sağlığını koruyacak hem de işletmeleri ağır hukuki ve maddi yaptırımlardan uzak tutacaktır. Güvenli bir tarım çalışma ortamı; üretim verimliliğini artırır, çalışan bağlılığını güçlendirir ve Türkiye’nin sürdürülebilir tarım hedeflerine doğrudan katkı sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Sera işletmeleri kaçıncı tehlike sınıfına girmektedir?
Sera tarımı, işyeri tehlike sınıfı tebliğine göre genel itibarıyla “tehlikeli” sınıfta değerlendirilmektedir. Ancak pestisit üretimi veya yoğun kimyasal kullanımının söz konusu olduğu alanlarda tehlike sınıfı “çok tehlikeli” olarak belirlenebilmektedir. İşveren, faaliyetin niteliğine göre tehlike sınıfını doğrulamalı ve buna uygun İSG hizmeti satın almalıdır.
Pestisit uygulaması sonrası seraya ne zaman girilebilir?
İlaçlama yapılan seraya giriş süresi; kullanılan pestisitin türüne, konsantrasyonuna ve sera havalandırma kapasitesine bağlı olarak değişmektedir. Bu süre, ilaç prospektüsünde ve işyerinin risk değerlendirme belgesinde yazılı şekilde tanımlanmış olmalıdır. Yetkisiz erişimi önlemek için ilaçlama yapılan sera bölümleri uyarı levhalarıyla işaretlenmelidir.
Sulama pompası başında çalışanlar hangi KKD kullanmalıdır?
Pompa istasyonlarında çalışanlar için temel KKD gereksinimleri şunlardır: yalıtımlı koruyucu eldiven, yalıtımlı güvenlik botu, ıslak alanlarda kaymayı önleyici tabanlı ayakkabı ve gerekli hâllerde baret. Elektrikli ekipmanlarla yapılan bakım-onarım işlemlerinde ise dielektrik eldiven ve yalıtımlı alet kullanımı zorunludur.
Mevsimlik tarım işçileri de 6331 Sayılı Kanun kapsamında mıdır?
Evet. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu mevsimlik tarım işçilerini de kapsamaktadır. İşveren; mevsimlik işçiler dahil tüm çalışanlar için risk değerlendirmesi yapmak, eğitim vermek ve uygun çalışma koşulları sağlamakla yükümlüdür. Çalışma süresi ve kayıt şartından bağımsız olarak bu yükümlülükler devam etmektedir.
Tarımsal sulama alanlarında açık kanallara özel bir önlem alınmalı mıdır?
Evet, açık sulama kanalları ve depolama havuzları kenarlarına koruyucu bariyerler, emniyet zincirleri veya çit kurulması zorunludur. Özellikle geceleri çalışma yapılan alanlarda yeterli aydınlatma sağlanmalı, çalışanlar boğulma riskine karşı eğitilmeli ve gerektiğinde can kurtarma ekipmanları yakında bulundurulmalıdır.
Sera çalışanları için periyodik sağlık muayenesi zorunlu mudur?
Evet. Kimyasal madde (pestisit, gübre vb.) ile çalışan sera personelinin ilgili yönetmelikler çerçevesinde düzenli sağlık muayenesine tabi tutulması gerekmektedir. Pestisit maruziyeti olan çalışanlar için kolinesteraz enzim düzeyi başta olmak üzere karaciğer ve böbrek fonksiyon testlerinin periyodik aralıklarla izlenmesi iyi uygulama kapsamında değerlendirilmektedir.
Bu konuyla ilgili diğer rehberler
→ İnşaat Sektöründe İş Güvenliği
→ Yüksekte Çalışma Güvenliği
→ Kimya Sektöründe İş Güvenliği
→ Sağlık Sektöründe İş Güvenliği



