Laboratuvar Çalışanları İçin İş Güvenliği

Laboratuvar Çalışanları İçin İş Güvenliği

Laboratuvar ortamları; kimyasal, biyolojik, fiziksel ve ergonomik tehlikelerin bir arada bulunduğu, çalışanlar açısından ciddi risk potansiyeli taşıyan işyerleridir. Türkiye’de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve buna bağlı yönetmelikler, laboratuvar çalışanlarının korunması için kapsamlı bir yasal çerçeve sunmaktadır. Bu makalede laboratuvar ortamlarına özgü tehlikeler, mevzuat gereklilikleri ve uygulanması gereken koruma önlemleri ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.

Laboratuvarlar; ilaç, gıda, çevre, klinik tıp, kimya ve araştırma gibi onlarca farklı sektörde kritik işlevler üstlenen, aynı zamanda çalışanları pek çok ciddi tehlikeyle yüz yüze bırakan özel çalışma alanlarıdır. Asitler, bazlar, çözücüler, patolojik örnekler, radyoaktif maddeler ve biyolojik etkenlerle aynı ortamda çalışmak; son derece dikkatli bir risk yönetimi yaklaşımını zorunlu kılmaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, çırak ve stajyerler dahil tüm çalışanlara faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır. Bu durum, her türden laboratuvarın söz konusu kanun kapsamında değerlendirildiği anlamına gelmektedir.

Laboratuvar Ortamlarındaki Temel Tehlikeler

Laboratuvar çalışma ortamı, birbirinden farklı nitelikte tehlikeleri bünyesinde barındırır. Bu tehlikeleri dört ana başlık altında incelemek, risk değerlendirme sürecini kolaylaştırmaktadır.

Kimyasal Tehlikeler

Kimyasal maddeler, laboratuvar kazalarının en yaygın kaynağını oluşturur. Asitler, organik çözücüler, oksitleyici maddeler ve kanserojen bileşikler; yanlış depolama, uygunsuz taşıma veya yetersiz havalandırma koşullarında büyük tehlike yaratabilir. Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik’te mesleki maruziyet sınır değeri; başka şekilde belirtilmedikçe, 8 saatlik sürede çalışanların solunum bölgesindeki havada bulunan kimyasal madde konsantrasyonunun zaman ağırlıklı ortalamasının üst sınırı olarak tanımlanmaktadır. İşyerlerinde gerçekleştirilen ortam ölçümleri sonuçları mesleki maruziyet sınır değerleri ile kıyaslanamaz; sınır değerlerle karşılaştırma yapılabilmesi için kişisel maruziyet ölçümü yapılması gerekmektedir.

⚠️ Önemli Mevzuat Notu: 27 Ocak 2023 tarihli ve 32086 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analizleri Hakkında Yönetmelik kapsamında yetkilendirilmiş bir laboratuvar tarafından maruziyetin türü, düzeyi ve süresi tespit edilmesi zorunludur. Bu yükümlülük; kimyasal, toz ve gaz ölçümlerinin yetkilendirilmiş ve akredite laboratuvarlara yaptırılmasını gerektirmektedir.

Biyolojik Tehlikeler

Klinik, mikrobiyolojik ve araştırma laboratuvarlarında çalışanlar; kan, idrar, doku gibi klinik örnekler ya da patojen mikroorganizmalarla doğrudan temas halinde olabilir. Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (2013), laboratuvar çalışanlarının korunmasına yönelik temel gereksinimleri belirlemektedir. Yönetmelik kapsamında biyolojik etkenler risk gruplarına ayrılmış ve her gruba karşılık gelen koruma düzeyleri tanımlanmıştır. Grup 2 biyolojik etkenler için koruma düzeyi en az 2, Grup 3 için en az 3, Grup 4 için en az 4 olan önlemler uygulanmalıdır. Ayrıca çalışanlar için ciddi sağlık riski oluşturabilecek, ancak kesin değerlendirme yapılamayan biyolojik etkenlerle çalışmaların yapıldığı tüm işyerlerinde koruma düzeyi en az 3 olan önlemler alınması zorunludur.

Biyogüvenlik seviyeleri konusunda daha ayrıntılı bilgi edinmek ve hastane laboratuvarlarına özgü uygulamaları incelemek için Hastane ve Laboratuvar Biyogüvenlik rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Fiziksel ve Ergonomik Tehlikeler

Kesici-delici aletler, cam kırıkları, UV ışığı, lazer sistemleri, kriyojenik maddeler ve elektrik tehlikeleri laboratuvarlarda sıkça karşılaşılan fiziksel riskleri oluşturur. Bunların yanı sıra saatlerce dik durarak veya mikroskop başında çalışmak, tekrarlayan hareketler ve uygun olmayan masa-ekipman düzenlemeleri ciddi kas-iskelet sistemi sorunlarına yol açabilmektedir.

Laboratuvar Tehlike KategorileriLAB. TEHLİKELERİ(Risk Kategorileri)KİMYASALAsit, Solvent, KanserojenBİYOLOJİKPatojen, Kan, DokuFİZİKSELUV, Lazer, KriyojenikERGONOMİKDuruş, Tekrarlı H.KORUMA HİYERARŞİSİ: Kaynakta Önleme → Toplu Koruma → KKD → Eğitim6331 Sayılı İSG Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde
Şekil 1: Laboratuvar ortamlarındaki tehlike kategorileri ve koruma hiyerarşisi

Yasal Çerçeve ve Uygulanabilir Mevzuat

Laboratuvar çalışanlarını doğrudan ilgilendiren pek çok yönetmelik yürürlüktedir. Bu mevzuat bütünü, tehlikelerin niteliğine göre farklı koruma önlemlerini ayrıntılı biçimde düzenlemektedir.

Yönetmelik / Düzenleme Kapsam / Uygulama Alanı Temel Yükümlülük
6331 Sayılı İSG Kanunu Tüm işyerleri ve çalışanlar Risk değerlendirmesi, işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı atanması
Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Yönetmeliği Kimyasal madde kullanan tüm laboratuvarlar Maruziyet sınır değerlerine uyum, kişisel maruziyet ölçümü
Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (15.06.2013 / 28678) Klinik, mikrobiyoloji, araştırma laboratuvarları Biyogüvenlik düzeyine göre korunma önlemleri, sağlık gözetimi
İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analizleri Hakkında Yönetmelik (27.01.2023 / 32086) İşyeri ortam ve kişisel maruziyet ölçümleri Ölçümlerin yetkili/akredite laboratuvara yaptırılması
KKD’ların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik (02.07.2013 / 28695) Tüm işyerleri Risk bazlı KKD seçimi, temini, eğitim ve denetim
İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Yönetmelik (17.07.2013 / 28710) Laboratuvar altyapısı ve fiziki düzenleme Havalandırma, aydınlatma, acil çıkış, zemin güvenliği

Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) Seçimi ve Kullanımı

Laboratuvarlarda KKD, son savunma hattı olmakla birlikte doğru seçildiğinde hayat kurtarıcı bir işlev üstlenir. Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik, 6331 sayılı İSG Kanununun bir alt düzenlemesi olarak KKD kullanımına ilişkin detaylı hükümleri içermekte; işverenin KKD temini, bakımı, depolanması, kontrolü ve çalışanların eğitimi gibi konulardaki sorumluluklarını netleştirmektedir.

KKD, risklerin toplu korunmayı sağlayacak teknik önlemlerle veya iş organizasyonu ve çalışma yöntemleriyle önlenemediği, tam olarak sınırlandırılamadığı durumlarda kullanılır. İşveren, toplu korunma tedbirlerine kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermekle yükümlüdür. Laboratuvar ortamında bu hiyerarşi; fume hood (çeker ocak) kullanımına öncelik verilmesi, ardından gerekli durumlarda maske, eldiven ve gözlük gibi KKD’lerin devreye alınması şeklinde uygulanır.

Çalışanlara verilen kişisel koruyucu donanımlar her zaman etkili şekilde çalışır durumda bulundurulmalı, temizlik ve bakımı yapılmalı, gerektiğinde yenileriyle değiştirilmelidir. Laboratuvar ortamında kullanılan başlıca KKD’ler şunlardır: laboratuvar önlüğü, nitril veya lateks eldiven, güvenlik gözlükleri/yüz siperi, solunum koruyucuları, kapalı burun-ayak ayakkabı ve gerektiğinde tyvek tulum.

Biyogüvenlik Düzeyleri (BSL) – Koruma GereksinimleriBSL-1 (Düzey 1)Sağlıklı yetişkinlerde hastalık oluşturmayan etkenler | Standart mikrobiyolojik uygulamalar | Temel KKDBSL-2 (Düzey 2)Orta risk düzeyindeki insan patojenleri | BGK kullanımı zorunlu | Sınırlı erişim | Gelişmiş KKDBSL-3 (Düzey 3)Ciddi/ölümcül hastalık riski | Negatif basınçlı oda | HEPA filtreli BGK | Kişisel hava akışlı solunum koruyucuBSL-4 (Düzey 4)Tedavisi olmayan hayati tehdit | Tam izolasyon | Pozitif basınçlı tulum | En yüksek koruma protokolüKaynak: Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (28678)
Şekil 2: Biyogüvenlik seviyeleri ve her düzeyde uygulanan koruma gereksinimleri

Risk Değerlendirmesi ve Sağlık Gözetimi

Risk Değerlendirmesi

Laboratuvarlarda risk değerlendirmesi; kullanılan kimyasal maddelerin Güvenlik Bilgi Formları (GBF/SDS) incelenerek, biyolojik etkenlerin risk grubu tespit edilerek ve fiziksel tehlikeler değerlendirilerek yürütülmelidir. Risk değerlendirmesinde; kimyasal maddenin miktarı, kullanma şartları ve kullanım sıklığı ile yönetmelik eklerinde verilen mesleki maruziyet sınır değerleri ve biyolojik sınır değerleri, alınan ya da alınması gereken önleyici tedbirlerin etkisi göz önünde bulundurulmalıdır.

Maruziyet Ölçümleri

Kişisel maruziyet ölçümlerinde çalışanın adı, unvanı, çalıştığı bölüm ve yaptığı iş bilgileri yanında TC kimlik numarasının İSG-KATİP modülüne girilmesi gerekmekte olup kişisel maruziyet ölçüm sonuçları, ileride meslek hastalığı tanısı konulması durumlarında yol gösterici olmaktadır. Laboratuvar yöneticileri, kimyasal maruziyet ölçümlerinin ilgili yönetmelikte belirlenen periyotlarda tekrarlanmasını sağlamalı ve sonuçları kayıt altına almalıdır.

📋 Sağlık Gözetimi Yükümlülüğü: Biyolojik etkene maruz kalan çalışanların sağlık gözetiminden sorumlu kişi ya da işyeri hekimi her çalışanın durumunu ve maruziyet şartlarını bilmeli; sağlık gözetimi iş hekimliğinin ilke ve uygulamalarına uygun yürütülmeli ve çalışanın mesleki-tıbbi öyküsünün kaydını tutmayı, kişisel sağlık durumunun değerlendirilmesini ve biyolojik gözetim uygulamalarını kapsamalıdır.

Laboratuvar Altyapısı ve Teknik Güvenlik Önlemleri

Fiziki Düzenlemeler

Laboratuvar, 17 Temmuz 2013 tarihli ve 28710 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Yönetmelikte yer alan hükümlere uygun olarak düzenlenmelidir. Laboratuvar aynı zamanda 27 Kasım 2007 tarihli Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğe ve 11 Eylül 2013 tarihli Sağlık ve Güvenlik İşaretleri Yönetmeliği hükümlerine de uygun şekilde yapılandırılmalıdır.

Teknik güvenlik altyapısının temel unsurları şunlardır: yeterli hava değişim kapasitesine sahip mekanik havalandırma sistemleri, kimyasal depolama için özel dolap ve güvenlik kapları, göz yıkama istasyonları ve acil duş üniteleri, biyolojik güvenlik kabinleri (BGK), yangın söndürücüler ve kimyasal dökülme kitleri. Laboratuvar güvenlik yaklaşımı; cihaz, araç-gereç, kimyasal madde ve klinik örneklerden kaynaklanabilecek biyolojik ve fiziksel zararları, çalışma alanlarının izolasyonunu ve biyogüvenlik uygulamalarını; alt yapı ve iklimlendirmeyi, elektrik güvenliğini, gürültü ve vibrasyon güvenliğini kapsamalıdır.

Güvenlik Standardı: TS EN ISO/IEC 17025

Analitik laboratuvarlar için temel referans belgesi niteliğindeki TS EN ISO/IEC 17025, deney ve kalibrasyon laboratuvarlarının yetkinliği için genel gereklilikleri belirleyen uluslararası standarttır. Bu standart; personel yeterliliği, ekipman kalibrasyonu ve güvenli çalışma prosedürleri açısından da genel bir çerçeve sunmaktadır.

Laboratuvar İSG Yönetim Döngüsü1. TEHLİKETanımlama2. RİSKDeğerlendirme3. ÖNLEMKKD + Teknik4. İZLEMEÖlçüm + Sağlık Göz.
Şekil 3: Laboratuvar ortamları için döngüsel İSG yönetim modeli

Çalışan Eğitimi ve Bilinçlendirme

Teknik altyapı ne kadar güçlü olursa olsun, çalışan davranışlarının bilinçli ve doğru yönlendirilmediği ortamlarda kazalar önlenemez. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde; yapılacak işlerde karşılaşılacak sağlık ve güvenlik riskleri ile ilgili yeterli bilgi ve talimatları içeren eğitimin alındığına dair belge olmaksızın çalışanlar işe başlatılamaz. Laboratuvar işyerleri genel olarak tehlikeli ya da çok tehlikeli sınıfta yer aldığından bu yükümlülük özellikle önem taşımaktadır. Eğitim programları; kimyasal GBF okuma, acil durum prosedürleri, dökülme ve kontaminasyon yanıt protokolleri ile KKD kullanımını mutlaka kapsamalıdır.

Laboratuvarlarda iş güvenliği uygulamalarının hastane ortamlarındaki yansımaları ve biyogüvenlik protokolleri hakkında kapsamlı bilgiye ulaşmak için Hastane ve Laboratuvar Biyogüvenlik sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Laboratuvar çalışanlarının sağlığı ve güvenliğinin korunması; kapsamlı bir risk değerlendirmesi, uygun KKD seçimi ve kullanımı, yetkilendirilmiş laboratuvarlarca gerçekleştirilen periyodik maruziyet ölçümleri, biyogüvenlik düzeyine uygun altyapı ve düzenli çalışan eğitiminin bir arada yürütülmesini zorunlu kılmaktadır. 6331 sayılı İSG Kanunu ve bağlı yönetmeliklerin gerekliliklerinin eksiksiz yerine getirilmesi; hem yasal yükümlülüklerin karşılanması hem de çalışanların uzun vadeli sağlığının güvence altına alınması açısından kritik önem taşımaktadır. Güvenli bir laboratuvar kültürü; prosedürlere uyum, açık iletişim ve sürekli iyileştirme anlayışıyla ancak kurumsal bir değer haline gelebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Laboratuvar işyerleri hangi tehlike sınıfında yer alır?

Kimyasal, biyolojik veya radyoaktif maddelerle çalışılan araştırma, klinik ve analitik laboratuvarlar genellikle tehlikeli ya da çok tehlikeli sınıfta değerlendirilir. Bu sınıflandırma; risk değerlendirmesinin içeriğini, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının niteliğini ile çalışma sürelerini doğrudan etkiler. Laboratuvarın faaliyet alanına ve kullandığı maddelere göre kesin sınıf tespiti için NACE kodunun belirlenmesi gerekir.

Kimyasal maruziyet ölçümleri ne sıklıkla yaptırılmalıdır?

Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik uyarınca, risk değerlendirmesi sonucunda belirlenen periyotlarda kişisel maruziyet ölçümü yaptırılması zorunludur. Ölçümlerin, İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analizleri Hakkında Yönetmelik (27.01.2023 tarihli ve 32086 sayılı RG) kapsamında yetkilendirilmiş ve TÜRKAK tarafından akredite edilmiş laboratuvarlara yaptırılması gerekmektedir. Mevzuattaki sınır değerlerle kıyaslama yapılabilmesi için ortam ölçümü değil, kişisel maruziyet ölçümü esas alınmalıdır.

Biyolojik güvenlik kabini (BGK) kullanmak zorunlu mu?

Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik’e göre, aerosol üreten işlemler ve Grup 2 ile üzeri risk grubundaki biyolojik etkenlerle çalışmalarda biyolojik güvenlik kabini kullanımı zorunludur. BGK tipi (Sınıf I, II veya III), çalışılan etkene göre belirlenmeli; cihazlar düzenli olarak sertifikalandırılmalı ve bakımı yaptırılmalıdır.

Laboratuvarda iş kazası yaşanırsa ne yapılmalıdır?

Kaza anında önce etkilenen kişiye ilk yardım uygulanmalı, kimyasal dökülmüşse etkilenen alan hızla terk edilerek havalandırılmalı, biyolojik temas söz konusuysa etkilenen bölge derhal su ve sabunla yıkanmalıdır. İşveren, Sosyal Güvenlik Kurumu’na iş kazasını yasal süreleri içinde bildirmek ve olayı yazılı kayıt altına almakla yükümlüdür. Tüm laboratuvarlarda acil durum prosedürü yazılı olarak hazırlanmış ve çalışanlara duyurulmuş olmalıdır.

Laboratuvar atıkları nasıl yönetilmeli?

Laboratuvar atıkları; tıbbi-biyolojik atıklar, tehlikeli kimyasal atıklar ve evsel nitelikli atıklar olarak ayrı ayrı toplanmalı ve etiketlenmelidir. Tıbbi atıklar kırmızı tıbbi atık torbalarında toplanarak ilgili mevzuat kapsamında lisanslı firmalar aracılığıyla bertaraf ettirilmelidir. Kimyasal atıklar ise bertaraf işlemi gerçekleşene kadar uygun kimyasal atık kaplarında ve ayrı alanda muhafaza edilmelidir. Tüm atık yönetimi uygulamaları ilgili Çevre Bakanlığı mevzuatına uygun yürütülmelidir.

Laboratuvar çalışanlarına hangi aralıklarla sağlık muayenesi yaptırılmalıdır?

6331 sayılı Kanun kapsamında tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde çalışanlar, işe girişte ve ardından işyeri hekiminin belirleyeceği aralıklarla periyodik sağlık muayenesine tabi tutulur. Biyolojik etkenlerle çalışan personel için işyeri hekimi, maruziyetin niteliğine göre ek biyolojik gözetim protokolü uygulayabilir. Gerektiğinde HBV gibi ilgili aşılamaların da sağlanması işverenin yükümlülüğündedir.