Veterinerlik ve hayvan bakımı, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında tehlikeli işyeri sınıfına giren bir meslek grubudur; çalışanlar biyolojik, fiziksel, kimyasal ve ergonomik risklerin tamamıyla eş zamanlı olarak karşı karşıya kalabilmektedir. Türkiye’de veteriner hekimler, teknisyenler ve hayvan bakıcıları; zoonoz hastalıklardan iğne batmalarına, hayvan saldırılarından ağır yük kaldırmaya uzanan geniş bir risk yelpazesinde çalışmaktadır. Bu makalede söz konusu risklerin tamamı mevzuat dayanakları ile birlikte ele alınmakta, koruyucu önlemler ve işveren yükümlülükleri ayrıntılı biçimde açıklanmaktadır.
Dünyada her yıl milyonlarca insanın hayvanlardan bulaşan hastalıklara yakalandığı düşünüldüğünde, veterinerlik ve hayvan bakımı sektörünün iş sağlığı ve güvenliği perspektifinden ne denli kritik bir alan olduğu daha iyi anlaşılır. Türkiye; iklim kuşağı, hayvancılığa dayalı ekonomisi ve biyolojik çeşitliliği bakımından zoonotik hastalıklar açısından yüksek risk profiline sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Veteriner hekim, veteriner teknisyeni, hayvan bakıcısı ve barınak çalışanı gibi farklı unvanları kapsayan bu meslek grubunda iş sağlığı ve güvenliği (İSG) yönetimi, hem çalışan sağlığını hem de halk sağlığını doğrudan ilgilendirmektedir. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu‘nun yürürlüğe girmesiyle bu alandaki yasal çerçeve güçlenmiş, işverenlerin risk değerlendirme ve önleme yükümlülükleri belirgin biçimde artmıştır.
Yasal Çerçeve: Veterinerlikte İSG Mevzuatı
Veterinerlik ve hayvan bakımı işyerleri, Türk İSG mevzuatında birden fazla düzenlemenin kapsamına girmektedir. Temel dayanak olan 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yanı sıra sektöre özgü birkaç önemli düzenleme daha bulunmaktadır.
İşyeri Tehlike Sınıfı
Veteriner hekimlik hizmetleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği’ne göre tehlikeli sınıfta yer almaktadır. Bununla birlikte, öğrencilerin ve çalışanların karşılaştığı risklere göre çok tehlikeli sınıfa da girebilmektedir. Bu sınıflandırma, işyerinde bulundurulması zorunlu iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin niteliklerini doğrudan belirlemektedir.
Biyolojik Etkenlere Maruziyet Yönetmeliği
Veterinerlik işyerleri için kritik bir düzenleme olan “Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik” (RG: 15.06.2013/28678), bu sektörü açıkça kapsamaktadır. Yönetmeliğin 17. Maddesi uyarınca tanı laboratuvarları dışında kalan, insan sağlığı ve veterinerlik hizmeti verilen işyerlerinde risk değerlendirmesi yapılırken; hasta hayvanlarda ve onlardan alınan maddelerde biyolojik etkenlerin varlığına ilişkin belirsizlikler ile bu etkenlerin oluşturduğu tehlikelere özellikle dikkat edilmesi zorunludur.
Veteriner teşhis laboratuvarlarında ise yöneticiler, çalışanların işyerindeki biyolojik etkenlere maruziyetinden kaynaklanan sağlık ve güvenlik risklerinin önlenmesi için söz konusu yönetmelik çerçevesinde gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.
Biyolojik Riskler: Zoonoz Hastalıklar
Veterinerlik ve hayvan bakımında en önemli ve en karakteristik risk grubu biyolojik risklerdir. Zoonozlar, hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklar olarak tanımlanır; bu hastalıkların insanlara bulaşması enfekte hayvana veya hayvansal ürünlere, hayvansal gıdalara, enfekte hayvanların sekresyonlarına, kanlarına veya diğer çıkartılarına doğrudan ya da dolaylı temas sonucu gerçekleşmektedir.
Türkiye, iklim kuşağı, biyolojik çeşitliliği ve hayvancılığa dayalı ekonomisi ile zoonotik hastalıklar açısından yüksek risk profiline sahip ülkelerden biridir; bu hastalıklar çoğu zaman hayvancılıkla uğraşanlar, veteriner hekimler, mezbaha çalışanları ve sağlık personeli gibi meslek gruplarını doğrudan etkilemektedir.
Mesleki Risk Grubu Olarak Veteriner Çalışanlar
Sosyal Sigorta mevzuatı kapsamındaki D Grubu meslek hastalıkları arasında yer alan “hayvanlardan insana bulaşan hastalıklar” için riskli işler arasında; hayvan bakıcılığı, hayvan ürünleri ile ilgili işler, hayvan hastaneleri, veteriner klinikleri, kasaplık ve sakatat işleri ile süt ve süt ürünleri işleme tesisleri sayılmaktadır.
Risk grupları incelendiğinde; hayvancılıkla geçimini sağlayan kişiler, mezbaha işçileri, veteriner hekimler ve veteriner araştırma laboratuvarı çalışanları öne çıkmaktadır. Başlıca zoonoz hastalıklar arasında bruselloz, kuduz, şarbon, toksoplazmoz, Q ateşi ve leptospiroz sayılabilir.
Şarbon açısından ise hayvancılıkla uğraşanlar, çobanlar, kasaplar, mezbaha işçileri, dericilik sanayinde çalışanlar ve veteriner hekimler risk grubunu oluşturmaktadır.
Fiziksel ve Kimyasal Riskler
Hayvan Saldırıları ve Travmatik Yaralanmalar
Veterinerlik ve hayvan bakımında fiziksel riskler arasında hayvan ısırması, tekme, tırmalama ve ezilme gibi travmatik olaylar öne çıkmaktadır. Özellikle büyük hayvanlarla (at, sığır, domuz) ve yabani hayvanlarla çalışan kişiler ezilme ve kırık riskiyle karşı karşıyadır. Küçük hayvanlarla çalışanlarda ise ısırık ve tırmalama yaralanmaları daha sık görülmektedir. Veteriner hekimlik uygulamaları sırasında hekimlerin, teknisyenlerin ve hayvanla teması olanların sağlık durumlarının izlenmesi, korunması ve geliştirilmesi, Veteriner İş Sağlığı ve Güvenliği’nin temel amacını oluşturmaktadır.
Kimyasal Riskler: İlaçlar ve Dezenfektanlar
Veterinerlik işyerlerinde anestezik gazlar, antiparaziter ilaçlar, dezenfektanlar, sterilizasyon maddeleri ve radyolojik iyon yayan cihazlar başlıca kimyasal ve fiziksel tehlike kaynaklarıdır. Yönetmelik hükümleri uyarınca ilaçların muhafaza edildiği bölüm yeterli genişlik, aydınlık, havalandırma, hijyen ve zararlı dış etkilerden korunma sağlamalıdır; ilaçlar muayene yapılan bölümde muhafaza edilemez ve ilaç olmayan maddelerden ayrı olarak bulundurulur.
Ergonomik Riskler
Veterinerlik pratiğinde uzun süreli ayakta durma, ağır hayvanları elle taşıma, zeminde eğilerek çalışma ve tekrarlayan hareketler ciddi kasıskelet sistemi hastalıklarına zemin hazırlamaktadır. Büyük hayvan hekimliğinde saha koşullarında yapılan müdahaleler özellikle bel ve omurga yaralanmaları açısından risk oluşturmaktadır.
Koruyucu Önlemler ve Kişisel Koruyucu Donanım
Biyolojik Risklere Karşı Önlemler
İşverenin biyolojik riske karşı alması gereken önlemler arasında; maruz kalan veya kalabilecek çalışan sayısının mümkün olan en az sayıda tutulması, çalışma proseslerinin biyolojik etkenlerin ortama yayılmasını önleyecek şekilde düzenlenmesi, öncelikle toplu koruma önlemlerinin alınması, maruziyetin başka yollarla önüne geçilemediği durumlarda kişisel korunma yöntemlerinin uygulanması ve hijyen önlemlerinin biyolojik etkenlerin çalışma alanından dışarı taşınmasını önleyecek biçimde uygulanması sayılabilir.
Bir veteriner kliniğinde hayvan deri ve postlarında bulunan mikroorganizmalar, klinik çalışanlarını tehdit eden biyolojik risk etkenleri arasındadır. Bu nedenle klinik ortamında uygun dezenfeksiyon protokollerinin oluşturulması ve titizlikle uygulanması büyük önem taşımaktadır.
KKD Seçimi ve Kullanımı
Veterinerlik ve hayvan bakımı ortamlarında kullanılması gereken başlıca KKD’ler; nitril eldivenler (biyolojik temas için), kalın deri eldivenler (ısırık/tırmalama için), önlük veya tulum, ağız-burun maskesi (FFP2/FFP3), gözlük/yüz siperi, kaymaz tabanlı güvenlik ayakkabısı ve gerektiğinde deri koruyucu kremler olarak sıralanabilir. Tüm kişisel koruyucu donanımlar; kendisi ek risk yaratmadan ilgili riski önlemeye uygun olmalı, işyerinde varolan koşullara uygun olmalı ve kullanan işçinin sağlık durumuna ile ergonomik gereksinimlerine uygun olmalıdır.
| Risk Türü | Risk Kaynağı | Önerilen KKD / Önlem | İlgili Mevzuat |
|---|---|---|---|
| Biyolojik | Zoonoz hastalıklar, kan/sekresyon teması | Nitril eldiven, maske (FFP2+), önlük, gözlük | Biyolojik Etkenler Yönetmeliği |
| Fiziksel (travma) | Isırık, tırmalama, tekme, ezilme | Deri eldiven, güvenlik ayakkabısı, yeterli hayvan tespit ekipmanı | 6331 Sayılı Kanun, KKD Yönetmeliği |
| Kimyasal | Anestezik gazlar, dezenfektanlar, ilaçlar | Havalandırma sistemi, kimyasal eldiven, maske, MSDS bulundurma | Kimyasal Maddelerle Çalışma Yönetmeliği |
| Radyasyon | X-ışını cihazları | Kurşun önlük, tiroit koruyucu, dozimetre, uyarı levhası | Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği |
| Ergonomik | Ağır hayvan muayenesi, uzun ayakta çalışma | Ergonomik muayene masası, yardımcı kaldırma ekipmanı, mola düzenlemesi | 6331 Sayılı Kanun |
| Psikososyal | Acil olgular, şiddet riski, tükenmişlik | Çalışma saatlerinin düzenlenmesi, psikolojik destek, iletişim eğitimi | 6331 Sayılı Kanun, İSG Kurulu |
Sağlık Gözetimi ve Aşılama
Veterinerlik çalışanlarının sağlık gözetimi, İSG mevzuatının zorunlu kıldığı periyodik sağlık muayenelerini kapsamaktadır. Bu muayenelerin yanı sıra mesleki risklerle bağlantılı koruyucu aşılamaların da düzenli olarak yapılması büyük önem taşımaktadır. Kuduz aşısı, tetanoz aşısı, hepatit B aşısı ve influenza aşısı veterinerlik çalışanlarının rutin aşılama programında yer almalıdır. Biyolojik etkenlere mesleki maruziyet sonucu meydana gelen her hastalık veya ölüm, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bildirilmek zorundadır.
Sağlık gözetimi kapsamında ayrıca iş kazası ve meslek hastalığı kayıtlarının tutulması, çalışanların biyolojik etken maruziyetine ilişkin isim listelerinin ilgili mevzuatta belirtilen süre boyunca saklanması gerekmektedir. Veterinerlik işyerlerinde İSG Kurulu kurulması gereken büyüklükte işletmelerde ise İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu‘nun aktif biçimde işletilmesi sağlık gözetiminin etkinliğini artırmaktadır.
Veteriner Laboratuvarlarında Biyogüvenlik
Veteriner teşhis ve analiz laboratuvarlarında biyogüvenlik, ayrı bir önem taşımaktadır. Veteriner Teşhis ve Analiz Laboratuvarları Yönetmeliği çerçevesinde, bakteriyolojik, virolojik veya mikrobiyolojik faaliyet göstermek üzere çalışma izinli laboratuvarlar Biyogüvenlik 2 düzeyinde onaylı kabul edilir; üst düzey biyogüvenlik iddiasında olan laboratuvarlar ise TS EN 12128 standardı veya eşdeğeri belgeyi Bakanlığa ibraz etmek zorundadır.
Meskende kurulan veya insan ikametinin bulunduğu binalarda işyeri vasfı olan laboratuvarlarda ihbarı mecburi hayvan hastalıkları ile zoonoz hayvan hastalıklarının teşhisi yapılamaz. Bu düzenleme, hem laboratuvar çalışanlarını hem de yakın çevredekileri zoonoz riskten korumayı amaçlamaktadır.
Zoonoz veya oldukça enfeksiyöz etken şüpheli hayvanlara ait hastane atıkları tıbbi atık olarak nitelendirilmeli; bulaşıcı hastalık riski taşıyan hastaların biyolojik numuneleri sızdırmaz numune kaplarına konularak ve üzerine gerekli bilgiler yazılarak teşhis laboratuvarına gönderilmelidir.
İşverenler ve işveren vekilleri, bu süreçlerin tamamında 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde yazılı prosedürler oluşturmak, bu prosedürleri çalışanlarla paylaşmak ve eğitimlerle desteklemekle yükümlüdür.
Veterinerlik ve hayvan bakımı; biyolojik, kimyasal, fiziksel ve ergonomik risklerini bir arada barındıran, tehlikeli işyeri sınıfında yer alan özel bir çalışma alanıdır. 6331 Sayılı İSG Kanunu ve “Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik” başta olmak üzere ilgili tüm mevzuata uyum sağlanması, bu sektörde kalıcı bir güvenlik kültürünün oluşturulması ve çalışanların düzenli sağlık gözetiminden geçirilmesi; hem meslek hastalıklarını hem de iş kazalarını önemli ölçüde azaltacaktır. Önleme hiyerarşisinin tepesinden başlayarak tehlikelerin kaynağında bertaraf edilmesi, tüm önlemlerin temel ilkesi olmaya devam etmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Veterinerlik işyerleri hangi tehlike sınıfına girmektedir?
Veteriner hekimlik hizmetleri, İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği’ne göre “tehlikeli” sınıfta yer almaktadır. Ancak öğrencilerin veya çalışanların karşılaştığı risklerin niteliğine göre “çok tehlikeli” sınıfa da girebilmektedir. Bu sınıflandırma; işyerinde görevlendirilmesi zorunlu iş güvenliği uzmanının ve işyeri hekiminin nitelik kategorisini belirlemekte, ayrıca risk değerlendirmesinin sıklığını etkilemektedir.
Veteriner çalışanlar hangi zoonoz hastalıklara karşı aşılanmalıdır?
Veterinerlik ve hayvan bakımı çalışanları için öncelikli aşılar arasında kuduz pre-ekspoziyon aşısı, tetanoz, hepatit B ve mevsimsel influenza aşısı yer almaktadır. Çalıştıkları hayvan türüne ve coğrafi bölgeye göre ek aşılar (örneğin bruselloz açısından izleme) da gerekebilir. Aşılama programı, işyeri hekimi tarafından mesleki risk değerlendirmesine göre kişiselleştirilmelidir.
Veteriner kliniklerinde anestezik gaz riski nasıl yönetilir?
İnhalasyon anesteziklerine kronik maruziyet ciddi sağlık risklerine yol açabilmektedir. Bu riski yönetmek için öncelikle etkin havalandırma sistemleri ve gaz giderme (scavenging) ekipmanları kurulmalı, anestezi uygulaması yapılan bölümler diğer çalışma alanlarından ayrılmalı, maruziyet düzeyleri periyodik olarak ölçülmeli ve çalışanlara uygun solunum KKD’si sağlanmalıdır. İşveren ayrıca Kimyasal Maddelerle Çalışma Yönetmeliği hükümlerini de yerine getirmekle yükümlüdür.
Veteriner işyerlerinde biyolojik etken maruziyeti durumunda ne yapılmalıdır?
Biyolojik etken maruziyeti yaşandığında ilk olarak yaralı bölge bol su ve sabunla yıkanmalı, ardından derhal işyeri hekimine veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Olayın tüm ayrıntıları iş kazası/maruziyeti formu ile kayıt altına alınmalıdır. Mevzuat uyarınca biyolojik etkenlere mesleki maruziyet sonucu meydana gelen her hastalık veya ölüm vakası Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bildirilmek zorundadır.
Hayvan barınaklarında çalışanlar için özel bir İSG düzenlemesi var mıdır?
5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu uyarınca hayvan eğitim ve barınma yerleri ile otel hizmeti veren hayvan bakımevlerinin Bakanlıktan onay alması ve ilgili kayıtları tutması zorunludur. Bu işyerleri ayrıca 6331 Sayılı İSG Kanunu kapsamında risk değerlendirmesi yapmak, KKD temin etmek, çalışanları eğitmek ve periyodik sağlık muayenelerini yaptırmakla yükümlüdür.
Veteriner laboratuvarlarında biyogüvenlik düzeyi nasıl belirlenir?
Veteriner teşhis ve analiz laboratuvarları, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan çalışma izni almak zorundadır. Bakteriyolojik, virolojik veya mikrobiyolojik faaliyet gösteren laboratuvarlar en az Biyogüvenlik-2 (BSL-2) düzeyinde onaylı sayılmaktadır. Daha üst biyogüvenlik düzeyi talep edilmesi halinde TS EN 12128 standardına uygunluk belgesi Bakanlığa ibraz edilmelidir. Laboratuvar yöneticileri, 15.06.2013 tarihli Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında tüm önlemleri almakla yükümlüdür.
Bu konuyla ilgili diğer rehberler
→ Kuaför ve Berberlerde İş Sağlığı
→ Eczanelerde İş Sağlığı ve Güvenliği
→ Kuru Temizleme İşletmelerinde İş Sağlığı
→ Doğalgaz Dağıtım ve Bakımında İSG



