Kuru Temizleme İşletmelerinde İş Sağlığı

Kuru Temizleme İşletmelerinde İş Sağlığı

Kuru temizleme işletmeleri, başta perkloroetilen (PERC/PCE) olmak üzere çeşitli kimyasal çözücülerin yoğun biçimde kullanıldığı, çalışanların ciddi mesleki risklerle karşı karşıya kaldığı işyerleridir. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında bu işletmeler; risk değerlendirmesi, sağlık gözetimi ve kişisel koruyucu donanım sağlama dahil pek çok yasal yükümlülüğe tabi tutulmaktadır. Kimyasal maruziyet risklerinin etkin biçimde yönetilmesi, hem çalışan sağlığını korumak hem de yasal uyumluluğu sağlamak açısından kritik öneme sahiptir.

Kuru temizleme, giysiler ve tekstil ürünlerinin su kullanılmadan özel organik çözücülerle temizlendiği bir işlemdir. Gündelik yaşamın vazgeçilmez hizmet sektörlerinden biri olan bu alan, küçük ölçekli mahalle atölyelerinden büyük zincir işletmelerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet göstermektedir. Ancak sektörün görece “temizlik” çağrışımı, çalışma ortamındaki tehlikeli kimyasal riskleri gölgeleyebilmektedir. İş sağlığı ve güvenliği zorunluluğunun kapsamına kuru temizleme hizmetleri de açıkça dahil edilmiş olup bu alandaki işverenlerin mevzuat yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi büyük önem taşımaktadır.

Kuru Temizlemede Kullanılan Kimyasal Maddeler ve Temel Riskler

Dünya çapındaki birçok kuru temizleme işletmesi ana çözücü olarak perkloroetilen isimli bir klorokarbon kullanmakta; bazı işletmeler ise farklı çözücülere yönelmektedir. Yağları ve birçok organik malzemeyi kolayca çözebilmesinden ötürü tetrakloroetilen; kuru temizlemede giysilerin yıkanması, sanayide metallerden yağ alınması ve çeşitli soğutucu gazların üretimi için kullanılmaktadır.

Perkloroetilen (PERC) Nedir?

Tetrakloroetilen ya da perkloroetilen (kısaca PCE veya perk), C₂Cl₄ formülüne sahip organoklorür sınıfından bir organik bileşik olup renksiz, eter benzeri hafiften keskin ve hoş kokulu, uçucu, yanıcı olmayan, suda çözünmeyen ağır bir sıvıdır. Bu madde 1930’lardan bu yana sektörde kullanılmakta olup hoş kokulu renksiz bir görünüme sahiptir.

Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), insanlardaki ve laboratuvar hayvanlarındaki çalışmalara dayanan veriler doğrultusunda tetrakloroetileni Grup 2A karsinojen (kansere neden olabilen maddeler sınıfı) olarak sınıflandırmıştır. Çamaşırhane ve kuru temizleme endüstrisinde çalışanlar üzerinde yapılan çalışmalarda, kimyasala ne kadar uzun süre maruz kalınırsa kansere yakalanma riskinin o kadar arttığı saptanmış; söz konusu kanser türleri arasında lenfoma, yemek borusu, böbrek, rahim ağzı ve mesane kanseri yer almaktadır.

⚠️ Mesleki Risk Uyarısı: Esas risk altındakilerin son ürün kullanıcıları değil, bu tür kimyasalların kullanıldığı işyerlerinde çalışanlar olduğu unutulmamalıdır. Çalışanlar uzun süreli ve tekrarlayan maruziyet nedeniyle tüketicilere kıyasla çok daha yüksek dozlara maruz kalmaktadır.

Akut ve Kronik Sağlık Etkileri

İnsanların perkloroetilene akut (kısa süreli) yüksek düzeyde inhalasyon maruziyetinden kaynaklanan etkiler arasında üst solunum yollarında ve gözlerde tahriş, böbrek fonksiyon bozukluğu ve geri dönüşümlü ruh hali ile davranış değişiklikleri, koordinasyon bozukluğu, baş dönmesi, baş ağrısı, uyku hali ve bilinç kaybı gibi nörolojik etkiler yer almaktadır. Kronik (uzun süreli) inhalasyon maruziyetinin birincil etkileri bozulmuş bilişsel ve motor nörodavranışsal performansı kapsayan nörolojik sorunlardır; perkloroetilen maruziyeti ayrıca böbrek, karaciğer, bağışıklık sistemi ve hematolojik sistem ile gelişme ve üreme üzerinde de olumsuz etkiler doğurabilmektedir.

Tetrakloroetilen ile çalışanların kimyasala en çok maruziyeti solunum ve cilt yoluyla gerçekleşmektedir. Özellikle PERC’in uzun süreli ve yoğun kullanımı solunum yollarında ve ciltte hassasiyete neden olabilmekte; kapalı ortamlarda çalışılan eski sistem kuru temizleme atölyelerinde bu risk daha da yükselmektedir.

Perkloroetilen (PERC) Maruziyet Yolları ve Sağlık EtkileriPERCMaruziyetiSolunumYoluDeriTemasıSu / GıdaYoluylaSinir Sistemi BozukluklarıBaş dönmesi, bilinç bulanıklığıSolunum Yolu TahrişiAstım, kronik bronşit riskiKaraciğer / Böbrek HasarıKronik maruziyet sonucuKanserojen Etki (IARC 2A)Lenfoma, mesane, böbrek kanseri
Şekil 1: Perkloroetilene Maruziyet Yolları ve Çalışanlardaki Sağlık Etkileri

Türkiye’deki Yasal Çerçeve ve İşveren Yükümlülükleri

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dahil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır. Bu genel kapsam, küçük ölçekli kuru temizleme atölyelerini de doğrudan bağlamaktadır.

Temel Mevzuat Yükümlülükleri

İşverenler, işyerlerinde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, çalışanların ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi ile yükümlüdür. Kimyasal madde kullanan kuru temizleme işletmeleri için bu yükümlülükler özel bir anlam taşımaktadır.

Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik uyarınca işverenler, çalışanların kimyasal maddelere maruziyetini önlemekle, bunun mümkün olmadığı hallerde ise en aza indirmek ve çalışanların tehlikelerden korunması için gerekli tüm önlemleri almakla yükümlüdür. Mesleki maruziyet sınır değeri; belirli bir referans sürede çalışanların solunum bölgesindeki havada bulunan kimyasal madde konsantrasyonunun zaman ağırlıklı ortalamasının üst sınırı (TWA, STEL) veya çalışma süresinin herhangi bir anında aşılmaması gereken üst sınır (CEILING) olarak tanımlanmaktadır.

Avrupa’da Mesleki Maruz Kalma Limitleri Bilimsel Komitesi (SCOEL), tetrakloroetilen için 20 ppm’lik bir mesleki maruziyet limiti (8 saatlik zaman ağırlıklı ortalama) ve 40 ppm’lik kısa vadeli bir maruziyet limiti (15 dakika) önermektedir. Türkiye’de Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik’te yer alan mesleki maruziyet sınır değerleri listesi bu değerlendirmelere zemin oluşturmaktadır; işverenlerin ilgili yönetmelik eklerini güncel tutarak takip etmesi gerekmektedir.

Kuru Temizleme İşletmesinde İSG Önlem Hiyerarşisi1. Tehlikenin Kaynakta Ortadan Kaldırılması2. Daha Az Tehlikeli Çözücüye Geçiş (İkame)3. Mühendislik Kontrolleri (Kapalı Devre, Havalandırma)4. İdari Kontroller (Eğitim, Rotasyon, Süre Sınırlama)5. Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) KullanımıEn etkili önlem yukarıda; KKD her zaman son katman olarak uygulanır
Şekil 2: Kuru Temizleme İşletmelerinde İSG Önlem Hiyerarşisi (En Etkiliden Tamamlayıcıya)

Risk Değerlendirmesi ve Sağlık Gözetimi

Risk Değerlendirme Süreci

Kuru temizleme işletmelerinde risk değerlendirmesi, kimyasal maruziyet risklerinin yanı sıra biyolojik, fiziksel ve ergonomik tehlikeleri de kapsamalıdır. İşveren, işyerinde tehlikeli kimyasal madde bulunup bulunmadığını tespit etmek ve tehlikeli kimyasal madde bulunması halinde çalışanların sağlık ve güvenliği yönünden olumsuz etkilerini belirlemek üzere İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde risk değerlendirmesi yapmakla yükümlüdür.

İşveren, işyerindeki kimyasal maddelerin düzenli olarak ölçümünü sağlamalı; çalışanların kimyasal maddelere maruziyetini etkileyebilecek koşullarda herhangi bir değişiklik olduğunda bu ölçümleri tekrarlamalı ve ölçüm sonuçlarını yönetmelik eklerinde belirtilen mesleki maruziyet sınır değerleri ile karşılaştırmalıdır.

Risk değerlendirmesinde yönetmelik eklerinde verilen mesleki maruziyet sınır değerleri ve biyolojik sınır değerleri ile alınan ya da alınması gereken önleyici tedbirlerin etkisi ve varsa daha önce yapılmış olan sağlık gözetimlerinin sonuçları dikkate alınmalıdır.

Periyodik Sağlık Muayeneleri

PERC gibi mesleki kanserojen potansiyeli taşıyan maddelere maruz kalan çalışanların düzenli sağlık takibine alınması zorunludur. 6331 Sayılı Kanun’un “işverenin yükümlülükleri” başlıklı 4. maddesinin (ç) bendi uyarınca işveren, çalışana görev verirken çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne almak durumundadır. Solvent maruziyeti açısından akciğer fonksiyon testleri, karaciğer ve böbrek enzimleri ile nörolojik değerlendirme başlıca takip bileşenlerini oluşturmaktadır.

Risk Kategorisi Etken / Tehlike Başlıca Sağlık Etkisi Önerilen Kontrol Önlemi
Kimyasal Perkloroetilen (PERC) Nörolojik, karaciğer, karaciğer, kanserojen (IARC 2A) Kapalı devre makine, havalandırma, KKD
Kimyasal Hidrokarbon çözücüler Cilt irritasyonu, baş ağrısı, solunum tahrişi Lokal egzoz, koruyucu eldiven
Fiziksel Sıcak yüzeyler / buhar Yanık, ısıya bağlı yorgunluk Isı yalıtımı, kişisel korunma
Ergonomik Tekrarlayan elle taşıma Kas-iskelet sistemi bozuklukları Mekanik yardımcılar, rotasyon
Biyolojik Kirli tekstilden mikrop bulaşı Deri / solunum enfeksiyonları Hijyen kuralları, koruyucu önlük
Kimyasal Leke çıkarıcı / çamaşır suyu Cilt, göz ve solunum tahrişi Malzeme güvenlik bilgi formu, eldiven

Mühendislik Kontrolleri ve Ortam Koşulları

Havalandırma Sistemleri

İşyeri bina ve eklentileri ile ekipmanlarının, araç ve gereçlerinin, özellikle havalandırma sistemlerinin uygun hijyen şartlarını sağlayacak şekilde düzenli olarak temizliğini yapmak ve gerekli kayıtları tutmak; işyeri bina ve eklentilerinde yeterli aydınlatma, havalandırma ve termal konfor şartlarını sağlamak işverenin temel yükümlülükleri arasında yer almaktadır. Kuru temizleme atölyelerinde lokal egzoz havalandırması ve genel dilüsyon havalandırmasının birlikte kullanılması, solvent buhar konsantrasyonunu güvenli seviyelere indirmenin en etkin yoludur.

Kapalı Devre Makineler

Tetrakloroetilen çoğunlukla sıvı hâlde kullanıldığından ve kuru temizlemede kullanılan modern (yeni nesil) makinelerde buhar kaçışını önlemek için kapalı sistemler bulunduğundan mesleki maruziyet riski minimum düzeydedir. Eski nesil tetrakloroetilen kuru temizleme makineleri yıkama/ekstraksiyon ve kurutma için iki ayrı üniteden oluşmaktaydı; çözücüyle ıslanmış giysilerin elle kurutma ünitesine taşınması önemli miktarda çözücü kaybına ve işçi maruziyetine neden oluyor, bu kurutma ünitelerinin buhar fazındaki tetrakloroetileni geri kazanmak yerine egzoz yoluyla dışarı vermesinden ötürü emisyonlar günümüze kıyasla çok daha yüksek kalıyordu.

💡 Uygulama İpucu: İşten sonra kıyafetleri değiştirmek, iş elbiselerini düzenli olarak yıkamak ve yiyecekleri çalışma alanından uzak tutmak gibi uygulamalar önerilmektedir. Maruz kalma seviyesini azaltmak için eldiven ve solunum aygıtı gibi kişisel koruyucu ekipmanlar da koruyucu düzenlemenin önemli bir parçasını oluşturmaktadır.

Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) Kullanımı

Perkloroetilen gibi kimyasalların kullanımı sırasında güvenlik protokollerine uyulması önemlidir ve uygun koruyucu ekipman (eldiven, gözlük, solunum cihazı) kullanılmalıdır. Kuru temizleme çalışanları için KKD seçimi, maruziyetin türüne ve yoğunluğuna göre belirlenmeli; işveren tarafından ücretsiz temin edilmeli ve düzenli olarak kontrol edilmelidir. Organik buhar kartuşlu yarım yüz maskeler, kimyasal dirençli nitril eldivenler ile sıvı geçirmez koruyucu önlükler bu alanda en sık kullanılan koruyucu ekipmanlar arasında sayılabilir.

Çalışan Eğitimi ve Bilinçlendirme

Kuru temizleme sektöründe çalışan eğitimi, işe başlama ve periyodik tazeleme eğitimleri olarak yapılandırılmalıdır. İşverenler, çalışanların bilgilendirilmesi ve iş sağlığı güvenliği eğitimlerinin verilmesi yükümlülüğünü yerine getirmekle sorumludur. Eğitim içerikleri şu başlıkları kapsamalıdır:

  • Kullanılan kimyasalların sağlık etkileri ve Malzeme Güvenlik Bilgi Formları (MGBF/SDS)
  • Kişisel koruyucu donanımın doğru kullanımı ve muhafazası
  • Kaza ve dökülme senaryolarında acil müdahale prosedürleri
  • Atık kimyasalların güvenli bertarafı
  • Havalandırma sisteminin kullanımı ve günlük kontroller

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre; elliden fazla işçi çalıştıran az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri ile işçi sayısına bakılmaksızın tehlikeli veya çok tehlikeli sınıfta yer alan tüm işyerlerinin iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırmak veya bu hizmetleri dışardan temin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Kuru temizleme işletmelerinin tehlike sınıfına göre bu yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesi gerekmektedir. İşletmeler, İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu kurma yükümlülüğünü de göz ardı etmemelidir.

Kuru Temizleme İşletmesinde Yıllık İSG Faaliyet Döngüsü1. RiskDeğerlendirmesi2. OrtamÖlçümleri3. SağlıkGözetimi4. Eğitim veTatbikat8. GözdenGeçirme7. Kayıt veRaporlama6. Acil DurumTatbikatı5. KKDKontrol / TeminSürekli iyileştirme döngüsü — yılda en az bir kez güncellenmeli
Şekil 3: Kuru Temizleme İşletmelerinde Yıllık İSG Faaliyet Döngüsü

Atık Yönetimi ve Çevresel Sorumluluk

Kuru temizleme atıkları, yalnızca çalışan sağlığını değil çevreyi de doğrudan etkilemektedir. Bazı gelişmiş ülkelerde ve Avrupa Birliği’nde perkloretilen damıtma atıkları özel hava sızdırmaz konteynerlerde toplanıp özel bertaraf tesislerinde imha edilmektedir. Türkiye’de ise PERC içeren atıkların uygunsuz biçimde bertaraf edilmesi toprak ve içme sularına karışma riskini beraberinde getirmektedir. Bu nedenle atık kimyasalların çevre mevzuatına uygun lisanslı firmalar aracılığıyla imha ettirilmesi hem yasal zorunluluk hem de etik bir sorumluluktur.

Kuru temizleme işletmelerinin Türkiye İSG mevzuatındaki yükümlülükleri hakkında daha kapsamlı bir perspektif edinmek için 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu başlığımızı incelemenizi tavsiye ederiz.

Kuru temizleme işletmeleri, kimyasal çözücü maruziyeti, sıcak yüzey tehlikeleri ve ergonomik riskler açısından kapsamlı bir iş sağlığı ve güvenliği yönetimine ihtiyaç duymaktadır. Perkloroetilen başta olmak üzere kullanılan çözücülerin ciddi mesleki sağlık riskleri taşıdığı ve IARC tarafından Grup 2A kanserojen olarak sınıflandırıldığı göz önüne alındığında; kapalı devre makine kullanımı, yeterli havalandırma, düzenli ortam ölçümleri, periyodik sağlık muayeneleri ve etkin KKD uygulaması bu sektörde vazgeçilmez güvenlik katmanlarını oluşturmaktadır. İşverenler, 6331 Sayılı Kanun ve Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik çerçevesindeki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirerek hem çalışanlarını korumalı hem de kurumsal sürdürülebilirliklerini güvence altına almalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kuru temizleme işletmeleri hangi tehlike sınıfında yer alır?

Kuru temizleme işletmeleri, kimyasal çözücü kullanımı nedeniyle Tehlikeli İşler sınıfında değerlendirilmektedir. Bu sınıftaki işyerleri; işçi sayısına bakılmaksızın iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminden hizmet almak, risk değerlendirmesi yaptırmak ve çalışanların işe giriş sağlık muayenelerini gerçekleştirmek yükümlülüklerine tabidir.

Perkloroetilene (PERC) alternatif çözücüler var mıdır?

PERC dışında hidrokarbon bazlı, silikon bazlı veya su bazlı alternatifler de mevcuttur. Islak temizleme teknolojisi, özel programlarla kontrol edilen makineler aracılığıyla su ve az miktarda katkı maddesini kullanarak hassas tekstilleri temizleyebilmekte ve hem çevreye hem de çalışan sağlığına daha uygun bir seçenek sunmaktadır.

Kuru temizleme çalışanları ne sıklıkla sağlık muayenesine tabi tutulmalıdır?

6331 Sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, tehlikeli sınıftaki işlerde çalışanlar işe girişte sağlık muayenesinden geçirilmeli ve periyodik aralıklarla takip muayenelerine tabi tutulmalıdır. PERC gibi kanserojen potansiyeli taşıyan maddelere maruz kalan çalışanlar için işyeri hekiminin yönlendirmesiyle solunum fonksiyon testleri, karaciğer ve böbrek enzimleri ile nörolojik değerlendirmeyi kapsayan kapsamlı muayeneler önerilmektedir.

Kuru temizleme makineleri için periyodik bakım zorunlu mudur?

Evet. Risklerden kaynaklanan zararları önlemek veya ortadan kaldırmak amacıyla güvenlikle ilgili kullanılan ekipman ve araç-gereçlerin periyodik bakım ve kontrolünü yapmak ve ilgili kayıtları tutmak işverenin yasal yükümlülükleri arasındadır. Kuru temizleme makinelerinde özellikle çözücü geri kazanım sistemleri ve contalı bağlantı noktaları düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir.

Çalışanlar PERC maruziyetini nasıl azaltabilir?

İşten sonra kıyafetleri değiştirmek, iş elbiselerini düzenli olarak yıkamak ve yiyecekleri çalışma alanından uzak tutmak gibi uygulamalar önerilmektedir. Bunlara ek olarak çalışanlar; kapalı devre makine kapılarını gereksiz yere açmamak, havalandırma sisteminin çalışır durumda olduğundan emin olmak ve işveren tarafından sağlanan KKD’leri eksiksiz kullanmak yükümlülüğündedir.

Kuru temizleme atıkları nasıl bertaraf edilmelidir?

Perkloroetilen içeren atıklar, Çevre Kanunu ve Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında tehlikeli atık olarak sınıflandırılmakta ve lisanslı tehlikeli atık bertaraf firmalarına teslim edilmesi gerekmektedir. Atıkların kanalizasyona, toprağa veya normal çöpe verilmesi hem yasal yaptırım hem de ciddi çevre ve halk sağlığı riski doğurmaktadır. İşletmeler, atık takip belgelerini (manifesto) yasal süreler boyunca saklamak zorundadır.