Rafineri ve petrokimya tesisleri; yanıcı-parlayıcı maddeler, yüksek basınç-sıcaklık ortamları ve toksik kimyasalların bir arada bulunması nedeniyle Türkiye’nin en yüksek riskli iş kolları arasında yer almaktadır. Bu tesislerde etkin bir İSG yönetimi; BEKRA Yönetmeliği başta olmak üzere birden fazla mevzuatın bütünleşik uygulanmasını, HAZOP analizleri ile proses güvenliği çalışmalarını ve kapsamlı kişisel koruyucu donanım (KKD) programlarını zorunlu kılar. İşverenler ve çalışanlar için bu rehber, sektöre özgü tehlikeler, yasal yükümlülükler ve iyi uygulama örneklerini bir arada sunmaktadır.
Ham petrolün rafine edilmesinden polimer üretimine, solvent sentezinden gübre tesislerine uzanan geniş bir yelpazeyi kapsayan rafineri ve petrokimya sektörü, ülke ekonomisi için stratejik öneme sahip olmakla birlikte İSG açısından en kritik sektörlerden biridir. Yüksek basınçlı reaktörler, parlayıcı hidrokarbonlar, zehirli gazlar ve yoğun enerji içeren prosesler; yanlış yönetildiğinde hem çalışanları hem de tesis çevresindeki toplumu tehdit eden büyük kazalara zemin hazırlayabilmektedir. Türkiye’de TÜPRAŞ rafinerileri ve PETKİM gibi büyük kompleksler bu alanda öncü konumdadır. Sektörde güvenliğin sağlanması; mevzuata uyumun ötesinde, bir güvenlik kültürü anlayışının tüm organizasyona yayılmasını gerektirmektedir.
Yasal Çerçeve: Hangi Mevzuat Uygulanır?
Rafineri ve petrokimya tesisleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun “çok tehlikeli” işyerleri kapsamında değerlendirilmektedir. Bu temel kanunun yanı sıra sektöre özgü çok sayıda yönetmelik devreye girer.
BEKRA Yönetmeliği (Seveso III Uyumu)
Sektörün en kritik mevzuatı kuşkusuz Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik’tir (BEKRA). 2 Mart 2019 tarihli ve 30702 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan bu yönetmelik, Avrupa Birliği’nin Seveso III Direktifi (2012/18/AB) esas alınarak hazırlanmış olup Türkiye’de sanayi güvenliği alanında temel yasal çerçeveyi oluşturmaktadır. Yönetmeliğin amacı; tehlikeli maddeler bulunduran kuruluşlarda büyük endüstriyel kazaların önlenmesi ve muhtemel kazaların insanlara ve çevreye olan zararlarının en aza indirilmesidir. BEKRA kapsamındaki tesisler, tehlikeli maddelerin miktar ve türlerine göre “alt seviyeli” ve “üst seviyeli” tesis olarak iki kategoride sınıflandırılmaktadır.
Üst seviyeli tesisler için yükümlülükler son derece kapsamlıdır: risk analizi, kaza senaryoları, önleme önlemleri ve acil durum planlarını içeren bir güvenlik raporu hazırlanması zorunludur. Ayrıca büyük endüstriyel kaza tehlikelerinin belirlenmesi amacıyla büyük kaza senaryo dokümanı hazırlanır. Denetimlerde; üst seviyeli bir kuruluşun güvenlik raporunun bulunmaması durumunda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından kuruluşun tamamında iş durdurma kararı alınabilmektedir. Teftiş periyotları bakımından ise üst seviyeli kuruluşlar için 2 takvim yılı içerisinde en az bir kez, alt seviyeli kuruluşlar için 4 takvim yılı içerisinde en az bir kez programlı teftiş yapılmaktadır.
ATEX / ÇPA Yönetmeliği
Rafineri ve petrokimya tesisleri, tanım gereği patlayıcı ortam barındıran işyerleridir. Bu nedenle Çalışanların Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Korunması Hakkında Yönetmelik (ÇPA) doğrudan uygulanır. Yönetmelik kapsamında işveren, öncelikle patlayıcı ortam risk değerlendirmesi yapmakla yükümlüdür. Risk analizi sonucunda Patlamadan Korunma Dokümanı (PKD) hazırlanır; bu doküman patlama riskleri, bölge sınıflandırması (Zone haritası), ekipman seçim kriterleri ve acil eylem prosedürlerini kapsar. ÇPA Yönetmeliği’nin 11. maddesi, patlayıcı ortamda görev yapan tüm çalışanlara yeterli eğitim verilmesini şart koşmaktadır.
Rafineri ve petrokimya tesislerinde patlayıcı ortam bölgeleri (Zone 0, Zone 1, Zone 2) doğru tespit edilmeden ekipman seçimi yapılamaz. Bu sınıflandırmanın uzman mühendislerce gerçekleştirilmesi ve Zone haritasının güncel tutulması yasal zorunluluktur. Bölge sınıflandırması hataları, yalnızca mevzuata aykırılık değil, doğrudan kaza riski anlamına gelir.
Proses Güvenliği: Tehlikeleri Kaynağında Kontrol Altına Almak
HAZOP Analizi
Proses güvenliğinin temel taşlarından biri olan HAZOP (Tehlike ve İşletilebilirlik) çalışmaları, TÜPRAŞ gibi büyük rafineri operatörleri tarafından aktif biçimde uygulanmaktadır. HAZOP analizleri; mevcut ünitelerdeki tehlikeleri ve büyük operasyon problemlerini tanımlamak, tehlike önleyici ya da azaltıcı mevcut korumaların etkinliğini değerlendirmek, tehlikeleri ortadan kaldırmak ya da azaltmak için önerilerde bulunmak ve normal çalışma koşullarından sapmaların nasıl oluştuğunu saptamak amacıyla prosesin her parçasının sistematik olarak gözden geçirilmesini kapsamaktadır. Büyük kaza ekipmanlarının tümünde HAZOP çalışması yapılması, sektörün iyi uygulamaları arasında yer almaktadır.
Mekanik Bütünlük ve Boru Hattı Yönetimi
Rafineri ve petrokimya tesislerinde ekipman ve boru hatlarının mekanik bütünlüğünün korunması, proses güvenliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Korozyon, erozyon, termal yorulma ve sürünme gibi mekanizmalar; boru hatlarında, ısı eşanjörlerinde ve reaktör duvarlarında zamanla hasar oluşturabilir. Bu risklere karşı:
- Periyodik tahribatsız muayene (NDT) yöntemleriyle (ultrasonik, radyografik vb.) duvar kalınlığı takibi
- Risk Tabanlı Muayene (RBI) programları ile öncelik sıralaması
- Güvenlik kritik ekipmanlar için değişim yönetimi (MoC) prosedürleri uygulanmaktadır.
Başlıca Kimyasal ve Fiziksel Tehlikeler
Toksik Gaz Maruziyeti
Rafineri ve petrokimya tesislerinde çalışanların karşı karşıya kaldığı en kritik kimyasal tehlikeler şunlardır:
| Tehlikeli Madde | Kaynağı / Bulunduğu Ünite | Başlıca Sağlık Riski | Temel Kontrol Önlemi |
|---|---|---|---|
| Hidrojen Sülfür (H₂S) | Ham petrol, kükürt giderme üniteleri | Akut zehirlenme, bilinç kaybı | Sabit gaz dedektörleri, SCBA |
| Benzen (C₆H₆) | Reforming, aromatik üniteler | Kemik iliği baskılanması, kanserojen | Kapalı sistem, solunum KKD |
| Amonyak (NH₃) | Gübre tesisleri, soğutma sistemleri | Solunum yolu tahribi, yanma | Acil duş/göz yıkama, dedektör |
| LPG / Hidrokarbonlar | Distilasyon, depolama tankları | Yangın, patlama, boğulma | Zone sınıflandırması, ATEX ekipman |
| Asit / Kostik | Alkilasyon, yıkama üniteleri | Kimyasal yanık, göz hasarı | Tam vücut KKD, acil duş |
Petrokimya tesislerinde hava kalitesi izleme, bu tablodaki tehlikeler başta olmak üzere ilgili yönetmelikte belirlenen sınır değerler çerçevesinde sürekli yapılmalıdır. LPG ve Tüpgaz Tesislerinde Güvenlik konusunda daha ayrıntılı bilgiye ulaşmak isteyen okuyucularımız ilgili rehberimizi inceleyebilir.
Fiziksel Tehlikeler: Yangın, Patlama ve Yüksekten Düşme
Parlayıcı hidrokarbon buharlarının hava ile karışması, tesis içindeki tutuşturucu kaynaklarla (statik elektrik, sıcak yüzeyler, kıvılcım) temas ettiğinde flaş yangını veya BLEVE (Kaynayan Sıvı Genleşen Buhar Patlaması) gibi felaket boyutundaki kazalara yol açabilir. Bunun yanı sıra yüksek yapılar, kolonlar ve tanklar üzerinde gerçekleştirilen bakım çalışmalarında yüksekten düşme en sık yaralanma nedenlerinden biridir.
Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) ve Çalışma İzin Sistemi
Sektöre Özgü KKD Gereksinimleri
Rafineri ve petrokimya tesislerinde standart KKD paketinin çok ötesine geçen ekipmanlara ihtiyaç duyulmaktadır. Tesis içinde genel dolaşım için aleve dayanıklı (FR) tulum, bağlantı kutusu korumalı güvenlik botu ve antistatic eldiven asgari gereksinimler arasında yer alır. Risk değerlendirmesine göre ilaveten:
- H₂S maruziyet bölgeleri: Basınçlı hava solunum cihazı (SCBA) veya havalandırmalı tam yüz maskesi
- Kimyasal sızdırmazlık gerektiren alanlar: EN 14605 kapsamında tip 4/3 kimyasal tulum
- Tanklar ve kapalı alanlar: Atmosfer izleme cihazı ve kurtarma demeti
- Yüksek irtifa çalışmaları: EN 361 uyumlu tam vücut güvenlik kemeri ve düşmeyi durdurucu (anti-fall) sistem
İzinli Çalışma Sistemi (Permit to Work)
Rafineri ve petrokimya tesislerinin en temel güvenlik mekanizmalarından biri İzinli Çalışma Sistemi’dir (PTW – Permit to Work). Sıcak çalışma (kaynak, taşlama), kapalı alana giriş, yüksekte çalışma, devre dışı bırakma (LOTO) gibi yüksek riskli faaliyetler; prosedürel onay zincirinden geçmeden başlatılamaz. LOTO (Kilitleme-Etiketleme) prosedürü; bakım sırasında enerji kaynaklarının (elektrik, basınç, akış) yetkisiz ya da kazayla yeniden devreye alınmasını önler.
ISO 45001:2018 kapsamında kurulacak entegre bir İSG Yönetim Sistemi; BEKRA yükümlülükleri, ATEX gereksinimleri ve PTW prosedürlerini tek bir yönetim çerçevesi altında toplar. Bu yaklaşım hem denetim yükünü azaltır hem de güvenlik kültürünün kurumsal olarak yerleşmesine zemin hazırlar.
Acil Durum Müdahalesi ve Eğitim
Tesis İçi Acil Müdahale Planı
BEKRA Yönetmeliği’ne göre büyük kaza olma ihtimaline karşı işletmeci; her bir tehlikeli madde için müdahale yöntemi ile koruyucu donanım bilgilerini içeren Tehlikeli Madde Müdahale Kartları hazırlamak zorundadır. Bu kartlar il afet ve acil durum müdürlüğü, il sağlık müdürlüğü ve bağlı bulunulan itfaiye teşkilatına iletilmeli; ayrıca bilgilerde değişiklik olduğunda güncellenmelidir. Büyük bir kaza meydana gelmesi durumunda işletmeci, kazayı müteakip altmış gün içerisinde bildirim sistemindeki kaza raporlama bölümünü doldurarak ilgili kurumlara göndermekle yükümlüdür.
Eğitim ve Tatbikat
Çalışanlara verilecek eğitimler yalnızca yasal zorunluluk değil, kaza zincirinin kırılmasındaki en kritik halkalardan biridir. ÇPA kapsamında patlayıcı ortamda çalışan tüm personele verilecek eğitim; patlama riskleri, zone tanıma, ATEX işaret okuma, KKD kullanımı ve acil eylem prosedürlerini kapsamalıdır. Tesis bazında düzenlenecek senaryolu yangın ve tahliye tatbikatları ile kimyasal sızıntı müdahale egzersizleri de düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır.
Benzer yüksek risk faktörlerine sahip tesisler için hazırlanan Geri Dönüşüm Tesislerinde İSG rehberimiz ile Su ve Atıksu Tesislerinde Güvenlik makalemiz, sektörlerarası iyi uygulama karşılaştırması yapmak isteyen okuyucularımıza kaynak niteliği taşımaktadır.
Sağlık Gözetimi ve Meslek Hastalıkları
Rafineri ve petrokimya tesislerinde kronik kimyasal maruziyet; solunum yolu hastalıkları, dermatolojik problemler, nörolojik etkiler ve kanser gibi uzun dönemli sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir. Bu nedenle işyeri hekimleri tarafından yürütülen periyodik sağlık muayeneleri — özellikle benzen ve diğer kanserojen maddelere maruziyetin izlenmesine yönelik biyolojik takip programları — son derece önemlidir. Çalışanların meslek hastalığına ilişkin erken bulguları tanıması ve bildirmesi için sağlık okuryazarlığı eğitimleri de programlara dahil edilmelidir.
Rafineri ve petrokimya tesislerinde İSG; BEKRA, ATEX/ÇPA ve 6331 sayılı Kanun çerçevesinin bütünleşik uygulanmasını zorunlu kılan çok katmanlı bir disiplindir. Kantitatif risk değerlendirmeleri, HAZOP analizleri, güvenlik enstrüman sistemleri ve izinli çalışma prosedürleri gibi teknik önlemlerin yanı sıra eğitim, tatbikat ve sağlık gözetimi bu güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bileşenleridir. Unutulmamalıdır ki en gelişmiş teknik sistem bile güvenlik kültüründen yoksun bir çalışma ortamında beklenen korumayı sağlayamaz. Her sektörel rehberimizde vurguladığımız gibi: güvenlik, maliyet değil; sürdürülebilir üretimin temelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Rafineri ve petrokimya tesisleri hangi tehlike sınıfına girer?
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile işyeri tehlike sınıflarına ilişkin tebliğ kapsamında değerlendirildiğinde; rafineri ve petrokimya tesisleri “çok tehlikeli” sınıfında yer almaktadır. Bu sınıflandırma, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı çalıştırma yükümlülükleri açısından en yüksek standartları gerektirmekte olup söz konusu uzmanların görev süreleri de buna göre belirlenmektedir.
BEKRA Yönetmeliği kapsamına giren bir tesiste güvenlik raporu zorunlu mu?
Evet, ancak bu zorunluluk yalnızca üst seviyeli tesisler için geçerlidir. Üst seviyeli kuruluşlar; risk analizi, kaza senaryoları, önleme önlemleri ve acil durum planlarını içeren güvenlik raporu hazırlamakla yükümlüdür. Güvenlik raporunun bulunmaması durumunda ilgili Bakanlık tarafından kuruluşun tamamında iş durdurma kararı alınabilmektedir. Alt seviyeli tesisler ise güvenlik raporu yerine Büyük Kaza Önleme Politika Belgesi hazırlar.
Patlamadan Korunma Dokümanı (PKD) ne zaman güncellenmesi gerekir?
PKD; tesiste proses, ekipman veya kimyasal değişikliği gerçekleştiğinde, kaza veya ramak kala olayı yaşandığında ve periyodik risk değerlendirme güncellemelerinde yeniden hazırlanmalı ya da gözden geçirilmelidir. Ayrıca tesisin tehlikeli bölge (Zone) haritasında değişiklik yapıldığında PKD’nin de güncellenmesi zorunludur.
H₂S gazı neden rafineri çalışanları için bu kadar tehlikelidir?
Hidrojen sülfür (H₂S), ağır ve renksiz bir gazdır; düşük konsantrasyonlarda çürük yumurta kokusu verirken yüksek konsantrasyonlarda koku alma duyusunu felç ederek çalışanın tehlikeden habersiz kalmasına yol açar. Bu “koku felci” etkisi ani bilinç kaybı ve ölüme neden olabilir. Bu nedenle H₂S bulunan tüm alanlarda sabit gaz algılama sistemleri kurulması ve kişisel gaz dedektörü taşınması zorunludur.
HAZOP analizi kim tarafından yapılmalıdır?
HAZOP analizi; süreç mühendisi, enstrümantasyon uzmanı, işletme mühendisi, bakım uzmanı ve bağımsız bir moderatörden oluşan çok disiplinli bir ekip tarafından yürütülmelidir. Büyük kaza riski barındıran kritik ekipmanlarda HAZOP çalışması yapılması, BEKRA kapsamındaki tesisler için güvenlik yönetim sisteminin zorunlu unsurlarından biridir.
Kapalı alana giriş (confined space) çalışmalarında rafineri tesislerinde hangi önlemler alınmalıdır?
Kapalı alana giriş; mutlaka İzinli Çalışma (PTW) kapsamında yürütülmelidir. Girişten önce ve giriş süresince ortam atmosferi (O₂, yanıcı gaz, toksik gaz) sürekli izlenmelidir. En az bir kişi dışarıda güvenli bekleyici olarak konuşlanmalı, kurtarma ekipmanı hazır bulundurulmalı ve acil durum prosedürü önceden tüm ekiple paylaşılmalıdır. LOTO prosedürüyle enerji kaynakları izole edilmeden içeriye girmek kesinlikle yasaktır.
Bu konuyla ilgili diğer rehberler
→ LPG ve Tüpgaz Tesislerinde Güvenlik
→ Geri Dönüşüm Tesislerinde İSG
→ Su ve Atıksu Tesislerinde Güvenlik
→ İlaç Üretim Tesislerinde İş Güvenliği



