Lastik üretim ve kaplama tesisleri, Türkiye mevzuatında “çok tehlikeli” sınıfta yer alan işyerleridir. Bu tesislerde karbon siyahı tozu, kükürt bileşikleri, vulkanizasyon dumanları ve yüksek basınçlı ekipmanlar gibi çok sayıda tehlike bir arada bulunmaktadır. Etkili bir İSG yönetim sistemi kurulması, hem yasal zorunluluk hem de çalışan sağlığının korunması açısından hayati önem taşımaktadır.
Lastik üretim ve kaplama sektörü, modern ulaşım altyapısının temel taşlarından birini oluştururken çalışanlar açısından ciddi iş sağlığı ve güvenliği riskleri barındırmaktadır. Hammadde karıştırma aşamasından vulkanizasyon fırınlarına, sırt kaplama hatlarından otoklav sistemlerine kadar her proses basamağı kendine özgü tehlikeler üretmektedir. Bu makalede, lastik üretimi ve kaplama tesislerinde karşılaşılan başlıca tehlikeler, uygulanması gereken önlemler ve Türkiye İSG mevzuatı kapsamındaki yükümlülükler kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.
Sektörün Tehlike Sınıfı ve Yasal Çerçeve
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve buna bağlı yönetmelikler, Türkiye’deki tüm işyerlerinin İSG yükümlülüklerinin temelini oluşturmaktadır. Lastik sektörü bu çerçevede özel bir konumda bulunmaktadır. Lastik imalatı sanayi; tehlike sınıfları tebliğine göre “Çok Tehlikeli” sınıfta yer alan kauçuk ve plastik ürünleri imalatı tesisleri içerisinde, iç ve dış lastik imalatı, lastiğe sırt geçirilmesi ve yeniden işlenmesi başlığında yer almaktadır. Bu sınıflandırma, sektörde daha sık iş yeri hekimi ziyareti, daha uzun süreli İSG uzmanı hizmet alımı ve yoğun risk değerlendirmesi yapılması zorunluluğunu doğurmaktadır.
Sektörde uygulanması gereken başlıca mevzuat şunlardır: Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik, Kanserojen veya Mutajen Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik, Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Çalışanların Korunması Hakkında Yönetmelik (ATEX) ve Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği. Kaplama tesisleri açısından ise Türkiye’de 24.07.2008 tarihinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından Resmi Gazete’nin 26946 sayısında yayınlanarak yürürlüğe giren yönetmelik ile güvenli kaplama lastik standardı oluşturulmuş ve bu standartta UN/ECE R 108 ve R 109 regülasyonu zorunlu tutulmuştur.
Üretim Proseslerinde Tehlike Kaynakları
Hammadde Karıştırma ve Banbury Mikser Aşaması
Lastik üretiminin ilk kritik aşaması, ham kauçuğun çeşitli kimyasallarla karıştırılmasıdır. Banbury mikserler, lastik imalatı sektörünün en önemli makinelerindendir; kauçuk hamurunda kullanılan çeşitli kimyasal ve kauçukların mekanik-basınç etkisi ile karıştırılarak karışım haline getirilmesi için kullanılmaktadır. Bu işlemde karbon siyahı, kükürt, çinko oksit ve çeşitli hızlandırıcı kimyasallar kullanılmaktadır. Karbon siyahı, kauçuğun aşınma kuvvetini artırmak ve UV ışınları tarafından zarar görmesini önlemek amacıyla kullanılmaktadır.
Bu aşamada çalışanlar; toz patlaması, kimyasal maruziyet ve yüksek gürültüye maruz kalabilmektedir. Ayrıca en fazla tehlike ve risk tespit edilen bölüm “lastik parçalarının hazırlanması” işlemleridir — bu faaliyet alanında yapılan araştırmalarda onlarca farklı tehlike ve yüzlerce risk kalemi kayıt altına alınmıştır.
Vulkanizasyon Aşaması: Isı ve Baskı Tehlikeleri
Vulkanizasyon, kauçuğun kimyasal yapı değişikliğine uğramasıyla daha elastik özelliklere sahip bir duruma gelmesini sağlayan kritik bir süreçtir. Şekillendirilen lastik, vulkanizasyon adı verilen bir süreçle yüksek sıcaklık ve basınç altında pişirilmekte; bu işlem lastiğin yapısal bütünlüğünü sağlamakta ve dayanıklılığını artırmaktadır. Bu süreçte ortaya çıkan tehlikeler şöyle sıralanabilir:
- Termal tehlikeler: Yüksek sıcaklıklı kalıp ve pres yüzeyleri yanma yaralanmalarına yol açabilir.
- Kimyasal buharlar: Vulkanizasyon sırasında açığa çıkan sülfür bileşikleri, nitrosaminler ve PAH (polisiklik aromatik hidrokarbonlar) solunum yolu hastalıklarına neden olabilir.
- Basınçlı ekipman riski: Kalıplarda oluşan aşırı basınç patlama tehlikesi yaratabilir.
Kaplama Tesislerinde Özgün İSG Riskleri
Karkas İnceleme ve Raspa Aşaması
Kaplama sürecinin ilk adımı, ömrünü tamamlamış lastiklerin hasar değerlendirmesinden geçirilmesidir. Bazı lastikler araç altından söküldükten sonra kaplanarak yeniden araç altında kullanıma uygun hale getirilebilmekte; özellikle otobüs-kamyon lastikleri kaplanabilmektedir. Raspa işleminde dönen zımpara tamburları ve metal uçlu aletler kullanılmakta; bu aşamada hem mekanik yaralanma riski hem de kauçuk tozu maruziyeti oluşmaktadır. Oluşan kauçuk partikülleri, yeterli havalandırma ve aspirasyon sistemi olmaksızın solunum yolu hastalıklarına zemin hazırlar.
Cushion-Gum Yapıştırma ve Çözücü Maruziyeti
Kaplanacak gövde ile sırt arasında “cushion-gum” adı verilen özel katman kullanılarak yapıştırma işlemi gerçekleştirilmektedir. Bu katmanın uygulanmasında organik çözücü içeren bağlayıcı maddeler kullanılmaktadır. Yetersiz havalandırmalı ortamlarda bu çözücü buharlarının birikmesi yanıcı/patlayıcı ortam oluşturabilir. Parlayıcı kimyasalların kullanıldığı alanlara gaz dedektörleri yerleştirilmeli, bu dedektörler kullanılan maddenin LEL değerine göre ayarlanmalı ve ortamdaki karışım oranı LEL değerine ulaşmadan belli bir değerde alarm vermelidir.
Otoklav ve Pişirme Odası Güvenliği
Soğuk kaplama sisteminde esnek kalıp diyebileceğimiz zarflar içerisine geçirilmiş lastik gövdesi bir otoklav içerisine yerleştirilerek belirli sıcaklık ve basınç ortamında gövdeye zarar vermeden pişirilmektedir. Otoklav sistemleri basınçlı kap yönetmeliği kapsamında periyodik muayeneye tabidir. Bu ekipmanlarda kapak açma/kapama hataları, basınç düşürme hatası ve planlasız bakım girişimleri ölümcül kazalara yol açabilecek riskler içermektedir. Otoklav güvenliği için kilitli güvenlik sistemleri (interlock), basınç tahliye valfleri ve yetkisiz girişi önleyen izin sistemleri zorunludur.
Kimyasal Tehlikeler ve Mesleki Maruziyet
Lastik üretim ve kaplama tesislerinde kullanılan başlıca kimyasallar çalışanlar için ciddi sağlık riskleri oluşturmaktadır. Yanan lastikler; karbon oksitler, hidrokarbonlar (özellikle polisiklik aromatik hidrokarbonlar), nitrojen oksitler, halojenli asitler ve çok miktarda is içeren yoğun siyah duman yayar. Bu bileşenler vulkanizasyon aşamasında ve yangın durumlarında çalışanları tehdit etmektedir.
| Kimyasal / Ajan | Kullanım / Oluşum Aşaması | Sağlık Etkisi | Temel Kontrol Önlemi |
|---|---|---|---|
| Karbon siyahı tozu | Hammadde karıştırma, Banbury | Pnömokonyoz, solunum yolu hastalıkları | Kapalı sistem, LEV aspirasyonu, N95+ maske |
| Kükürt ve kükürt bileşikleri | Vulkanizasyon hızlandırıcısı | Solunum tahrişi, deri alerjisi | Yerel havalandırma, kimyasal dayanıklı eldiven |
| Polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH) | Vulkanizasyon dumanı | Kanserojen etki (uzun süreli maruziyet) | Biyolojik izleme, tam yüz maske, HEPA filtre |
| Organik çözücüler (yapıştırıcı) | Cushion-gum uygulaması | MSS baskılanması, karaciğer hasarı, patlama | Ex-proof havalandırma, LEL dedektörü, ESD önlem |
| Çinko oksit buharı | Aktif dolgu karıştırma | Metal buharı ateşi (metal fume fever) | Aspirasyon sistemi, solunum koruması |
| Nitrosaminler | Hızlandırıcı bozunması, pişirme | Olası kanserojen, üreme toksisitesi | Düşük nitrosamin üretimine yol açan alternatif kullanımı, izleme |
Tüm tehlikeli kimyasallar için Türkçe Güvenlik Bilgi Formu (GBF) bulundurulması zorunludur; bu formlar çalışanların erişebileceği yerde hem basılı hem dijital olarak bulundurulmalıdır.
Fiziksel ve Ergonomik Tehlikeler
Gürültü ve Titreşim
Banbury mikserleri, ekstrüzyon makineleri ve basınçlı pişirme fırınları yoğun gürültü kaynağıdır. Tesiste yapılan gürültü ölçümlerinin ilgili yönetmelikte belirlenen eylem değerleri ile karşılaştırılması ve aşım tespit edildiğinde çalışma süresinin kısıtlanması ya da uygun işitme koruyucu kullanılması zorunludur.
Mekanik Tehlikeler
Hareketli parçalar, kıstırma noktaları ve taşıma sistemleri, lastik fabrikalarında en sık yaralanmaya neden olan tehlike gruplarındandır. Raspa taburlarının dönen aksamları, kalıp preslerin kapanma bölgeleri ve konveyör bantlar bu kapsamda değerlendirilmelidir. Tüm bu ekipmanlar makine güvenliği direktifi kapsamında koruyucu tertibatlarla donatılmış olmalıdır.
Yüksek Isı Stresi
Vulkanizasyon ve pişirme bölümlerinde çalışanlar sürekli yüksek ısıya maruz kalmaktadır. Isı stresi, iş kazası riskini artırmanın yanı sıra uzun dönemde kardiyovasküler hastalıklara da zemin hazırlayabilir. Bu bölümlerde düzenli mola rotasyonu, soğuk içecek erişimi ve kişisel ısı stresi izleme sistemleri uygulanmalıdır.
Yangın, Patlama ve Acil Durum Yönetimi
Lastik ve kaplama tesisleri, kullanılan organik çözücüler, yanıcı kauçuk bileşikleri ve yüksek sıcaklık süreçleri nedeniyle yüksek yangın ve patlama riski taşımaktadır. Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Çalışanların Korunması Hakkında Yönetmelik (ATEX direktifleri) kapsamında çözücü buharının yoğun olduğu yapıştırma ve kaplama bölümleri ATEX bölge sınıflandırmasına tabi tutulmalı; bu bölgelerde yalnızca Ex-proof sınıfında elektrik ve mekanik ekipman kullanılmalıdır.
Yangın ile mücadele planı hazırlanırken lastik yangınının kendine özgü özellikleri dikkate alınmalıdır. Kauçuk ve çözücü kaynaklı yangınlar için köpük veya karbondioksit bazlı söndürme sistemleri tercih edilmeli; su ile müdahale ise sınırlı kalmalıdır. Ayrıca tesiste acil tahliye planları görünür yerlere asılmalı, personele yılda en az bir kez tahliye tatbikatı yaptırılmalıdır. Benzer baskılı gaz ekipmanları içeren tesislerdeki acil durum uygulamaları için LPG ve Tüpgaz Tesislerinde Güvenlik rehberimiz karşılaştırmalı başvuru kaynağı olarak incelenebilir.
Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) Seçimi
Lastik ve kaplama tesislerinde her proses aşamasına uygun KKD seçimi yapılmalı ve çalışanlar bu konuda eğitilmelidir. KKD seçiminde ilgili EN standartlarına uygunluk esas alınmalıdır. Atıksu arıtma süreçlerine dair güvenlik yönetimiyle karşılaştırmalı bir değerlendirme için Su ve Atıksu Tesislerinde Güvenlik sayfamız da incelenebilir.
| Bölüm / Proses | Zorunlu KKD | Dikkat Edilmesi Gereken Özellik |
|---|---|---|
| Hammadde karıştırma / Banbury | P3 filtreli yarım yüz maske, nitril eldiven, toz geçirmez gözlük, çelik burunlu ayakkabı | Maske filtresi kauçuk tozu ve kimyasal buhar için uygun olmalı |
| Vulkanizasyon / Pişirme | Isıya dayanıklı eldiven, tam yüz solunum cihazı (ABEK), yüksek ısı önlüğü, ısı dayanıklı ayakkabı | Organik buhar + partikül filtresi kombinasyonu |
| Cushion-gum yapıştırma | Organik buhar maskesi (A tipi), kimyasal koruyucu eldiven, yüz koruyucusu | Eldivenin çözücüye karşı dayanıklılığı test edilmeli |
| Raspa / Kauçuk zımparalama | FFP3 toz maskesi, gözlük, kulaklık/kulak tıkacı, diz koruyucu | Kauçuk toz maruziyetine karşı yüksek filtrasyon |
| Otoklav işletimi | Isıya dayanıklı eldiven, güvenlik gözlüğü, sağlam iş ayakkabısı | Basınç kontrolü yapılmadan kapak açılmamalı |
Lastik üretim ve kaplama tesisleri, kimyasal maruziyet, ısıl tehlikeler, mekanik riskler ve patlayıcı ortam gibi çok katmanlı tehlike profiline sahip “çok tehlikeli” işyerleridir. Bu tesislerde etkili bir İSG yönetimi; kapsamlı risk değerlendirmesi, mühendislik kontrolleri, periyodik sağlık gözetimi, uygun KKD seçimi ve çalışan eğitimini bir bütün olarak ele almalıdır. UN/ECE R 108/R 109 standartlarına uygun kaplama sertifikasyonu, ATEX bölge sınıflandırması ve GBF bulundurma yükümlülükleri gibi yasal gereklilikler eksiksiz yerine getirildiğinde hem çalışan sağlığı korunur hem de işyeri sürekliliği güvence altına alınır.
Sıkça Sorulan Sorular
Lastik üretim tesisleri hangi tehlike sınıfında yer almaktadır?
Lastik imalatı sanayi; İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği’ne göre kauçuk ve plastik ürünleri imalatı kapsamında “Çok Tehlikeli” sınıfta yer almaktadır. Bu sınıflandırma; daha sık iş yeri hekimi ziyareti, daha uzun İSG uzmanı hizmet süresi ve yoğun risk değerlendirmesi gibi ek yükümlülükler doğurmaktadır.
Lastik kaplama tesislerinde hangi standart ve sertifikalar zorunludur?
Türkiye’de lastik kaplama işlemi için UN/ECE R 108 ve R 109 standardı zorunludur. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın 24.07.2008 tarihli yönetmeliği uyarınca bu standartlara göre Bakanlıkça sertifikalandırılmamış tesislerde kaplama yapılması yasaklanmıştır. Tesislerin sertifikasyon belgesini güncel tutması ve denetimlere açık olması gerekmektedir.
Vulkanizasyon aşamasında hangi kimyasal tehlikeler ortaya çıkmaktadır?
Vulkanizasyon sürecinde; polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH), nitrosaminler, kükürt dioksit ve diğer organik bileşikler açığa çıkmaktadır. PAH grubu maddeler kanserojen potansiyel taşıdığından, bu bölümde çalışanlara periyodik biyolojik izleme uygulanmalı ve uygun solunum koruyucu ekipman kullanılmalıdır.
Lastik ve kaplama tesislerinde ATEX kapsamında hangi önlemler alınmalıdır?
Organik çözücü kullanılan cushion-gum uygulama bölümleri ve depolama alanları ATEX bölge sınıflandırmasına tabi tutulmalıdır. Bu bölgelerde Ex-proof elektrik tesisatı ve ekipmanlar kullanılmalı, LEL bazlı gaz dedektörleri kurulmalı, statik elektriğe karşı topraklama ve eşpotansiyel bağlantı yapılmalı ve çalışanlar antistatik tabanlı iş ayakkabısı giymelidir.
Banbury mikser bölümünde hangi kişisel koruyucu donanım kullanılmalıdır?
Banbury mikser bölümünde çalışanlar en az P3 filtreli yarım yüz solunum maskesi, nitril kimyasal koruyucu eldiven, toz geçirmez güvenlik gözlüğü ve çelik burunlu iş ayakkabısı kullanmalıdır. Karbon siyahı ve çinko oksit gibi maddelere yoğun maruziyet söz konusu olduğunda tam yüz maskeye geçiş değerlendirilmelidir.
Kaplama tesislerinde otoklav güvenliği nasıl sağlanmalıdır?
Otoklav sistemleri basınçlı kap mevzuatı kapsamında periyodik muayeneye ve teste tabi tutulmalıdır. Kapak açma/kapama işlemleri kilitli güvenlik sistemleri (interlock) ile güvence altına alınmalı, basınç tahliye valfleri düzenli test edilmeli ve otoklavda çalışma yapılmadan önce çalışma izni (Permit to Work) sistemi işletilmelidir. Bakım personeline özel eğitim verilmesi de zorunludur.
Bu konuyla ilgili diğer rehberler
→ İlaç Üretim Tesislerinde İş Güvenliği
→ LPG ve Tüpgaz Tesislerinde Güvenlik
→ Geri Dönüşüm Tesislerinde İSG
→ Su ve Atıksu Tesislerinde Güvenlik



