Yapay zeka (YZ), iş sağlığı ve güvenliği alanında geleneksel reaktif yaklaşımları kökten dönüştürerek tahmine dayalı bir risk yönetimi paradigması sunmaktadır. Makine öğrenimi algoritmaları, bilgisayarla görme sistemleri ve giyilebilir sensörler; kaza gerçekleşmeden çok önce tehlikeleri tespit edip önlem almayı mümkün kılmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) Nisan 2025’te yayımladığı küresel rapor, bu teknolojilerin küresel iş güvenliği ekosistemini yeniden şekillendirdiğini teyit etmektedir.
İş kazaları ve meslek hastalıkları, geleneksel yöntemlerle yapılan risk değerlendirmelerinin sınırlılıkları nedeniyle hâlâ ciddi bir sorun olmaya devam etmektedir. Geçmişe dayalı verilere yaslanarak yapılan periyodik risk analizleri, anlık değişen çalışma koşullarını tam olarak yansıtamamakta; bu boşluk, önlenebilir kazaların yaşanmasına zemin hazırlamaktadır. Yapay zeka teknolojileri ise bu tabloya köklü bir çözüm getirme potansiyeli taşımaktadır. İSG Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında işverenlere yüklenen yükümlülükleri yerine getirirken, YZ destekli araçlar hem mevzuat uyumunu kolaylaştırmakta hem de güvenlik kültürünü güçlendirmektedir.
Yapay Zekanın İSG Alanına Girişi: Neden Şimdi?
Endüstri 4.0 dönüşümü, işyerlerinde sensör yoğunluğunu, veri hacmini ve bilgi işleme kapasitesini dramatik biçimde artırmıştır. Bu süreç, YZ’nin gerçek anlamda işlevsel olması için gereken altyapıyı sağlamıştır. ILO’nun Nisan 2025 tarihli “Revolutionizing Health and Safety: The Role of AI and Digitalization at Work” başlıklı küresel raporu, yapay zeka, robotik ve otomasyon gibi gelişen teknolojilerin tüm sektörlerdeki iş güvenliği ve sağlığı ekosistemini yeniden biçimlendirdiğini kapsamlı biçimde ortaya koymaktadır.
Geleneksel risk değerlendirme yöntemleri olan Fine-Kinney veya L Tipi 5×5 Risk Matrisi gibi yaklaşımlar değerli olmakla birlikte statik bir yapıya sahiptir: belirli aralıklarla güncellenir, belirli bir andaki koşulları yansıtır ve büyük ölçüde uzman deneyimine dayanır. YZ, bu tabloya dinamizm, süreklilik ve veri odaklı hassasiyet katmaktadır.
Yapay Zeka Tabanlı Risk Tahmininin Temel Bileşenleri
1. Makine Öğrenimi ve Tahmine Dayalı Analitik
Makine öğrenimi algoritmaları, geçmiş kaza kayıtları, ramak kala olayları, çevresel koşullar ve operasyonel veriler üzerinde eğitilerek tehlikeli senaryoları önceden tanımlayabilmektedir. Bu modeller; yeni kalıplar ve değişkenlerle karşılaştıkça tahmin doğruluklarını sürekli iyileştirmektedir. Bilimsel çalışmalar, XGBoost, Random Forest ve LSTM gibi makine öğrenimi modellerinin tehlike tahmininde yüksek doğruluk oranlarına ulaşabildiğini ortaya koymaktadır.
2. Bilgisayarla Görme ve Gerçek Zamanlı İzleme
YZ destekli görsel analiz sistemleri; kameralar ve sensörler aracılığıyla çalışma ortamlarını sürekli izleyerek güvenlik tehlikelerini, güvensiz davranışları ve mevzuat ihlallerini gerçek zamanlı olarak otomatik biçimde tespit etmektedir. Ekipman arızaları, zehirli gaz sızıntıları veya çalışan yorgunluğu gibi tehlikeli durumlar, YZ sistemleri tarafından uyarı mekanizmalarını tetikleyerek anında müdahaleye imkân tanıyacak şekilde saptanabilmektedir.
3. Giyilebilir Teknoloji ve Biyometrik İzleme
Akıllı giyilebilir cihazlar; kalp atış hızı, vücut sıcaklığı, hareket kalıpları ve yorgunluk göstergelerini anlık olarak izleyerek YZ sistemlerine veri beslemektedir. ILO raporuna göre bu akıllı giyilebilir cihazlar gerçek zamanlı tehlike tespiti sunmakta ve çalışma ortamlarındaki tehlikelerin proaktif biçimde yönetilmesini sağlamaktadır. Biyometrik izlemenin gizlilik boyutu ise dikkatle ele alınması gereken kritik bir mesele olarak öne çıkmaktadır.
Geleneksel ve YZ Destekli Risk Değerlendirmesinin Karşılaştırması
Yapay zeka ile desteklenen risk değerlendirmesi, geleneksel yöntemleri tamamen dışlamaz; aksine onları güçlendirir ve süreklilik kazandırır. İki yaklaşım arasındaki temel farklılıkları anlamak, kurumların doğru entegrasyon stratejisi geliştirmesi açısından kritik önem taşımaktadır.
| Kriter | Geleneksel Yöntemler | YZ Destekli Yöntemler |
|---|---|---|
| Güncelleme Sıklığı | Periyodik (tehlike sınıfına göre yönetmelikte belirlenen aralıklarda) | Gerçek zamanlı, sürekli |
| Veri Kaynağı | Gözlem, belge incelemesi, uzman görüşü | Sensörler, kameralar, giyilebilirler, kaza kayıtları |
| Risk Skoru | Statik (analizin yapıldığı andaki koşulları yansıtır) | Dinamik (koşullar değiştikçe otomatik güncellenir) |
| Tahmin Kapasitesi | Sınırlı (geçmişe dayalı) | Yüksek (örüntü tanıma ve öngörü modelleme) |
| İnsan Bağımlılığı | Yüksek (uzman kararı belirleyici) | Orta (YZ önerir, insan onaylar) |
| Mevzuat Uyumu | Doğrudan 6331 sayılı Kanun Madde 10 kapsamı | YZ çıktıları mevcut yönetmelik formatına aktarılır |
| Belgeleme | Manuel rapor hazırlama | Otomatik raporlama ve dijital arşiv |
Türk İSG Mevzuatı ile Uyum: Hukuki Çerçeve
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca işveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. Kanun’a göre risk değerlendirmesi; “işyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile tehlikelerden kaynaklanan risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması” amacıyla yürütülen çalışmaların bütününü kapsamaktadır. Yapay zeka sistemleri, bu yasal zorunluluğun yerine getirilmesinde güçlü bir araç işlevi görmektedir; ancak mevzuatta YZ’ye özgü bir düzenleme henüz yer almamaktadır.
YZ’nin Mevzuata Katkısı
Yapay zeka sistemleri Türk İSG mevzuatı çerçevesinde birçok somut katkı sunabilmektedir: Tehlike belirleme aşamasında otomatik tarama ve görüntü analizi yoluyla gözden kaçabilecek risklerin tespiti; risk analizi aşamasında büyük veri setlerine dayalı olasılık ve şiddet değerlendirmesi; sürekli izleme sayesinde yasal periyotlar beklenmeksizin anlık güncelleme; ve dijital belgeleme ile denetim hazırlığının otomatize edilmesi bunların başında gelmektedir.
Sektörel Uygulamalar ve Başarı Örnekleri
İnşaat Sektörü
İnşaat alanları, kaza riskinin en yüksek olduğu çalışma ortamları arasında yer almaktadır. YZ destekli bilgisayarla görme sistemleri; KKD kullanımını anlık denetleyebilmekte, güvensiz bölgelere izinsiz girişleri tespit edebilmekte ve vinç-insan yakınlaşması gibi kritik tehlikeleri önceden uyarı vererek önleyebilmektedir.
Kimya ve Proses Endüstrisi
Çevresel sensörlerden beslenen YZ algoritmaları; tehlikeli gaz konsantrasyonlarını, basınç anomalilerini ve sıcaklık sapmalarını gerçek zamanlı olarak izleyerek patlama veya yangın riskini kaza gerçekleşmeden çok önce işaretleyebilmektedir. Doğal dil işleme (NLP) teknolojisi de geçmiş kaza raporlarındaki gizli kalıpları ortaya çıkarmaktadır.
Madencilik Sektörü
Yeraltı madenciliğinde yüzey sensörleri, jeolojik veriler ve hava kalitesi monitörleri ile beslenen YZ sistemleri; göçük, su baskını ve toz patlaması gibi büyük kazaların öncü sinyallerini erken aşamada tespit etme kapasitesi sunmaktadır.
Zorluklar, Riskler ve Etik Kaygılar
Yapay zeka tabanlı İSG sistemlerinin benimsenmesi, bazı önemli zorlukları da beraberinde getirmektedir. ILO raporu bu konuda özellikle algoritmik yönetim sistemlerinin oluşturabileceği aşırı gözetim ve iş yoğunlaştırma risklerine dikkat çekmektedir. Bunlara ek olarak şu başlıklar öne çıkmaktadır:
Veri kalitesi ve gizlilik: YZ modellerinin güvenilirliği, beslendikleri verinin kalitesine doğrudan bağlıdır. Çalışanlardan toplanan biyometrik veriler kişisel veri niteliği taşıdığından KVKK kapsamında değerlendirilmelidir.
Şeffaflık ve açıklanabilirlik: “Kara kutu” olarak adlandırılan bazı YZ modellerinin kararlarını açıklamakta güçlük çekmesi, iş güvenliği uzmanlarının ve çalışanların sisteme duyduğu güveni zedeleyebilmektedir.
İnsan-YZ dengesi: ILO açıkça vurgulamaktadır: dijital araçlar risk değerlendirmelerini ve güvenlik stratejilerini güçlendirebilir, ancak İSG uygulamalarında insan yargısının yerini almamalıdır. Teknoloji ile insan denetiminin sağlıklı dengesi, kritik öneme sahiptir.
Çalışan katılımı: ILO, teknoloji benimsenmesinin her aşamasında —tasarım, işletim ve izleme dahil— çalışanların aktif olarak sürece dahil edilmesini zorunlu görmektedir. Bu hem etik bir gereklilik hem de sistemin etkinliğini artıran bir faktördür.
Yapay zeka ile İSG risk tahmini, geleneksel yaklaşımların ötesine geçerek iş güvenliğini reaktif bir süreçten proaktif ve sürekli bir güvenlik kültürüne dönüştürmektedir. ILO’nun 2025 Dünya Güvenlik ve Sağlık Günü raporunda da teyit edildiği üzere, makine öğrenimi, bilgisayarla görme ve akıllı giyilebilir teknolojiler; tehlikeleri kaza gerçekleşmeden önce tespit etme kapasitesini benzeri görülmemiş ölçüde artırmaktadır. Türk işverenler için mesaj açıktır: 6331 sayılı Kanun’un risk değerlendirme yükümlülükleri çerçevesinde YZ araçlarını entegre etmek, hem mevzuat uyumunu güçlendirecek hem de çalışan güvenliğini gerçek anlamda ilerletecektir. Ancak bu süreçte şeffaflık, çalışan katılımı ve insan denetimi hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir; teknoloji, iş güvenliği uzmanlarının bilgi ve deneyiminin yerini almak için değil, onu güçlendirmek için vardır.
Sıkça Sorulan Sorular
Yapay zeka, 6331 sayılı Kanun kapsamındaki risk değerlendirmesi yükümlülüğünü karşılamak için yeterli midir?
Hayır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca risk değerlendirmesi, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve çalışan temsilcilerinden oluşan bir ekip tarafından yürütülmelidir. Yapay zeka sistemleri bu ekibin çalışmalarına veri ve analiz desteği sağlayabilir, ancak yasal sorumluluk hâlâ nitelikli insan uzmanlar üzerindedir. YZ çıktıları, mevzuatta öngörülen formatlara uygun şekilde belgelenmelidir.
Küçük işletmeler YZ tabanlı İSG araçlarından yararlanabilir mi?
Evet. Özellikle 01.01.2025 itibarıyla 50’den az çalışanı olan az tehlikeli işyerleri de işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı görevlendirme yükümlülüğüne tabi olmuştur. Bu işletmeler için OSGB destekli, bulut tabanlı ve abonelik modeliyle sunulan YZ güvenlik platformları uygun maliyetli bir seçenek oluşturmaktadır. Küçük ölçekli işletmelerde YZ, sınırlı İSG uzmanı kapasitesini etkin biçimde destekleyebilir.
YZ sistemi tarafından yapılan yanlış risk tahmini durumunda sorumluluk kime aittir?
Türk hukukunda sorumluluk, algoritmaya değil işverene ve görevlendirilen İSG profesyonellerine aittir. Bu nedenle YZ sistemleri, karar destek aracı olarak konumlandırılmalı; kritik güvenlik kararları mutlaka yetkili uzmanlar tarafından gözden geçirilmelidir. YZ araçlarının seçimi, uygulanması ve çıktılarının doğrulanması işveren sorumluluğu kapsamındadır.
Çalışanlardan toplanan biyometrik veriler nasıl korunmalıdır?
Giyilebilir sensörler veya kameralar aracılığıyla toplanan biyometrik veriler, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında özel nitelikli kişisel veri statüsündedir. Bu verilerin işlenebilmesi için çalışanın açık rızası alınmalı, verilerin işlenme amacı, süresi ve güvenlik tedbirleri şeffaf biçimde çalışanlara bildirilmelidir. ILO da çalışan gizliliğinin korunmasını temel bir gereklilik olarak vurgulamaktadır.
YZ tabanlı risk değerlendirmesi hangi sektörlerde daha hızlı benimseniyor?
Madencilik, inşaat, kimya ve enerji gibi çok tehlikeli sınıftaki sektörler, yüksek kaza riski ve yatırım kapasiteleri nedeniyle YZ tabanlı İSG sistemlerini daha hızlı benimsemektedir. İnşaat alanlarında KKD denetimi için bilgisayarla görme, kimya tesislerinde gaz sızıntısı tahmini için sensör-YZ entegrasyonu ve madencilikte jeolojik risk modellemesi öne çıkan uygulama alanlarıdır.
Geleneksel Fine-Kinney veya L Tipi risk matrisi yöntemleri YZ ile birlikte kullanılabilir mi?
Evet, bu iki yaklaşım birbirini tamamlar. Risk değerlendirmesi sürecinde geleneksel yöntemler, tehlike envanteri ve başlangıç risk derecelendirmesi için kullanılırken; YZ sistemleri bu değerlendirmeleri sürekli güncel tutan, anlık anomalileri tespit eden ve önlem etkinliğini ölçen bir izleme katmanı olarak entegre edilebilir. Böylece mevzuat uyumu ile teknolojik ilerleme bir arada sağlanmış olur.
Bu konuyla ilgili diğer rehberler
→ İş Güvenliği Uzmanı Nasıl Olunur?
→ A, B, C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı Farkı
→ Çalışanlara Verilmesi Gereken İSG Eğitimleri
→ İSG-KATİP Nedir ve Nasıl Kullanılır?



