Asbestoz, asbest liflerinin uzun süre solunması sonucu akciğerlerde kalıcı hasar ve sertleşme (fibrozis) oluşturan ciddi bir meslek hastalığıdır. Silikoza benzer şekilde bir pnömokonyozdur (akciğer tozlanması), ancak asbest çok daha geniş bir hastalık yelpazesine yol açar.
Asbest, geçmişte yalıtım, çatı, fren balatası ve inşaat malzemelerinde yaygın kullanılan bir mineraldir. Ancak kanserojen etkisi anlaşıldıktan sonra birçok ülkede kullanımı yasaklanmıştır. Yine de eski yapılarda bulunan asbest, bakım, yıkım ve tadilat işlerinde hâlâ ciddi risk oluşturur.
Asbest Neden Bu Kadar Tehlikeli?
Asbestin tehlikesi, liflerinin son derece ince ve dayanıklı olmasından gelir. Bu lifler havaya karıştığında gözle görülmez ve solunduğunda akciğerin en derin bölgelerine ulaşır. Vücut bu lifleri parçalayamaz veya atamaz; bu yüzden ömür boyu akciğerde kalır ve sürekli hasar verir. Üstelik asbest hastalıkları, maruziyetten on yıllar sonra ortaya çıkabilir.
Asbest Kaynaklı Hastalıklar
Asbest, birden fazla ciddi hastalığa yol açar:
- Asbestoz: Akciğerlerde fibrozis (sertleşme), nefes darlığı
- Akciğer kanseri: Asbest maruziyeti riski önemli ölçüde artırır
- Mezotelyoma: Akciğer veya karın zarının nadir ama çok ölümcül kanseri
- Plevral plaklar: Akciğer zarında kalınlaşma ve değişiklikler
Bunlar arasında mezotelyoma, neredeyse yalnızca asbest maruziyetiyle ilişkili, çok ağır seyreden bir kanserdir ve asbestin en korkutucu sonucudur.
Risk Altındaki İşler
Asbest riski, özellikle eski yapılarla çalışanları tehdit eder. Yıkım ve tadilat işçileri, eski bina bakımcıları, tesisatçılar, çatı ustaları ve gemi söküm çalışanları risk altındadır. Ayrıca geçmişte asbest üretimi ve işlemesinde çalışmış kişiler de risk taşır. Eski binalarda yapılan herhangi bir kırma, delme veya söküm işi, asbest liflerini havaya saçabilir.
Asbestten Korunma
Asbest hastalıklarının tedavisi olmadığı için, korunma tek etkili yoldur ve maruziyeti tamamen önlemeye dayanır. Eski yapılarda çalışmadan önce asbest varlığı araştırılmalı, varsa yetkili ve eğitimli ekiplerce, özel önlemlerle sökülmelidir.
- Çalışma öncesi asbest varlığının tespiti
- Asbest sökümünün yalnızca yetkili ekiplerce yapılması
- Alanın izole edilmesi ve ıslak yöntemle çalışma (toz önleme)
- FFP3 düzeyinde solunum koruması ve tulum
- Asbest atıklarının özel bertarafı
- Maruz kalan çalışanların sağlık takibi
Mezotelyoma ve Uzun Latent Süre
Asbest maruziyetinin en korkutucu yanı, hastalıkların maruziyetten on yıllar sonra ortaya çıkmasıdır. Mezotelyoma (akciğer zarı kanseri), asbestle ilk temastan 20-40 yıl sonra bile görülebilir. Bu uzun latent (gizli) süre, bugün hastalanan kişilerin geçmişteki maruziyetini ispatlamayı zorlaştırır ve riskin yıllarca fark edilmeden taşınmasına neden olur. Bu yüzden geçmişte asbestle çalışmış kişilerin sağlık takibi, maruziyet sona erse bile sürdürülmelidir.
Asbest Söküm İşlerinde Yasal Zorunluluklar
Asbest içeren malzemelerin sökümü gelişigüzel yapılamaz; bu işler özel yetki belgesine sahip kuruluşlarca, sıkı kurallarla yürütülür. Söküm öncesi çalışma planı hazırlanır, alan izole edilir, çalışanlar özel solunum koruyucu ve tulum kullanır, lifler havaya yayılmadan ıslak yöntemle toplanır ve atıklar tehlikeli atık olarak bertaraf edilir. Söküm yapan çalışanların kaydı tutulur ve sağlık gözetimleri yapılır. Bilinçsiz asbest sökümü hem işçiyi hem çevreyi tehlikeye atar.
Sonuç
Asbestoz ve diğer asbest kaynaklı hastalıklar (akciğer kanseri, mezotelyoma), asbest liflerinin solunması sonucu ortaya çıkan, çoğu zaman ölümcül ve tedavisi olmayan hastalıklardır. On yıllarca süren gizlilik dönemleri, asbesti özellikle sinsi kılar. Asbest kullanımı büyük ölçüde yasaklanmış olsa da, eski yapılardaki asbest hâlâ tehlikelidir. Korunmanın tek yolu, maruziyetin tamamen önlenmesidir: asbestin tespiti, yetkili ekiplerce güvenli sökümü ve etkili solunum koruması hayati önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
Ayrıca inceleyin: Mesleki Astım Nedir?
Bu konuyla ilgili diğer rehberler
→ Titreşime Bağlı Hastalıklar
→ Zoonotik Hastalıklar ve Hayvanla Çalışanlar
→ Meslek Hastalığı Tazminatı ve Hakları
→ Meslek Hastalığı Nedir?



