Zoonotik Hastalıklar ve Hayvanla Çalışanlar

Zoonotik Hastalıklar ve Hayvanla Çalışanlar

Zoonotik hastalıklar, hayvanlardan insanlara doğrudan veya dolaylı yollarla bulaşan enfeksiyon hastalıklarıdır. Veterinerler, çiftçiler, mezbaha çalışanları ve hayvan bakıcıları gibi meslek grupları bu hastalıklar açısından en yüksek risk altındaki kesimdir. Türkiye İSG mevzuatı; 6331 sayılı Kanun, Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik ve Türkiye Zoonotik Hastalıklar Eylem Planı çerçevesinde hayvanla çalışanlara kapsamlı koruma güvencesi sunmaktadır.

Canlı hayvanlarla ya da hayvansal ürünlerle temas halinde çalışmak, meslek güvenliği açısından göz ardı edilemeyecek biyolojik riskler barındırır. Dünya genelinde bilinen bulaşıcı hastalıkların yaklaşık %60’ı ve yeni ortaya çıkanların %75’i zoonozdur. Bu çarpıcı oran, hayvanla çalışan meslek gruplarının neden öncelikli koruma altına alınması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Türkiye; iklim kuşağı, biyolojik çeşitliliği ve tarıma ile hayvancılığa dayalı ekonomisiyle zoonotik hastalıklar açısından yüksek risk profiline sahip ülkelerden biridir. İşte bu nedenle hayvanla çalışanlar için zoonoz risklerini tanımak, uygun koruma önlemlerini almak ve yasal yükümlülükleri yerine getirmek hem bireysel sağlığın hem de işyeri güvenliğinin vazgeçilmez koşullarındandır.

Zoonotik Hastalık Nedir? Temel Tanımlar

Zoonozlar, hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklar olarak tanımlanır. Zoonotik özellik taşıyan hastalıkların insanlara bulaşısı; enfekte hayvana veya hayvansal ürünlere, hayvansal gıdalara, enfekte hayvanların sekresyonlarına, kanlarına veya diğer çıkartılarına, deri ve kürkleri gibi kontamine materyallerine doğrudan veya dolaylı temas sonucu olmaktadır. Zoonotik hastalık; doğal koşullarda vertebralı hayvanlarda, saprofit veya patojen olarak bulunan mikroorganizma, mantar ve parazitlerin değişik bulaşma yolları ile insanlara geçmesiyle meydana gelen hastalıklar olarak da tanımlanabilir.

Artan nüfus, ülkeler veya kıtalar arası seyahatler, doğa turizmi, yabanıl hayatla yakın temas, hayvan hareketliliği ve iklim değişikliği gibi faktörler zoonozların görülme sıklığının artışında ve hastalıkların yayılmasında önemli etkenler olarak değerlendirilmektedir.

Risk Altındaki Meslek Grupları

Hayvan besleyenler, çiftçiler, veterinerler, hayvan ürünleri üreten işyerlerinde çalışanlar, ormancılar, süs hayvanları besleyenler, laboratuvar işçileri, sahada araştırma yapan jeolog, arkeolog ve petrol arayıcıları gibi kişiler, çöpçüler, lağım işçileri ve pirinç tarlalarında çalışanlar gibi bazı meslek gruplarında çalışanlar zoonotik hastalıklar için yüksek riskli kişilerdir.

Bu hastalıklar çoğu zaman kırsal bölgelerde yaşayanlar, hayvancılıkla uğraşanlar, veteriner hekimler, mezbaha çalışanları, orman işçileri ve sağlık personeli gibi meslek gruplarını doğrudan etkilemektedir.
ZOONOTİKHASTALIK RİSKİVeterinerHekimlerÇiftçi /HayvancılarMezbahaÇalışanlarıLaboratuvarÇalışanlarıOrman / TarlaİşçileriBrusellozQ Ateşi, ŞarbonTetanozBruselloz, ŞarbonŞarbonTüberkülozBiyogüvenlikRiskleriKKKALyme, Leptospiroz
Şekil 1: Hayvanla Çalışan Meslek Grupları ve Başlıca Zoonotik Hastalık Riskleri

Türkiye’de Öne Çıkan Zoonotik Hastalıklar

Bruselloz (Malta Humması / Akdeniz Humması)

Hayvanlarla doğrudan temas eden işçiler, bruselloz ve leptospiroz gibi enfeksiyonlara daha yatkındır. Bruselloz, Türkiye’de tarım ve hayvancılık çalışanlarında en sık görülen zoonotik hastalıkların başında yer alır. Hayvanlarla yakın temas kurmak zorunda olan çalışanlar, temas yoluyla bulaşın önüne geçmek için eldiven kullanmalı; özellikle hayvanların dokusuna temas ederken veya bir hayvanın doğum yapmasına yardım ederken eldiven giymeyi ve el hijyenine dikkat etmeyi unutmamalıdır; çünkü brusella hastalığı hayvanlarla doğrudan temas yoluyla da kana karışabilir.

Şarbon (Antraks)

Antraks olarak da bilinen şarbon hastalığı, Bacillus anthracis bakterisinin neden olduğu bir hastalıktır. Enfekte hayvanlardan doğrudan ya da dolaylı olarak insana bulaşabilen şarbon hastalığı bulaşma kaynaklarına göre tarımsal, endüstriyel, laboratuvar ve biyolojik silah olmak üzere dört gruba ayrılır. Tarımsal şarbonda bakteriler hayvana doğrudan temas edilmesiyle insana bulaşır ve Türkiye’de en sık görülen bulaşma yolu budur. Veterinerler, mezbaha çalışanları, hayvancılıkla uğraşanlar, kasaplar ve laboratuvar çalışanları şarbon hastalığı için risk grubundadır.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ve Diğer Zoonozlar

Türkiye’de Kırım Kongo Kanamalı Ateş, Kuduz, Bruselloz, Şarbon, Tularemi, Kist Hidatik ve Toksoplazmoz gibi öncelikli zoonotik hastalıklar için ayrı alt kurullar oluşturulmuştur. Keneden bulaşabilen Lyme, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi; kediden Kedi Tırmığı Hastalığı; köpekten kuduz; sivrisinekten sıtma ve Batı Nil virüsü hastalığı gibi hastalıklar da zoonoz kapsamındadır.

⚠️ Meslek Hastalığı Tüzüğü D3 Grubu Kapsamı: Hayvanlardan insana bulaşan mesleki bulaşıcı enfeksiyon hastalıkları D3 grubu altında sınıflandırılmaktadır. Bu grup; bruselloz, tetanoz, şarbon, salmonella enfeksiyonları, weil hastalığı, kuduz, ornithozlar, psittakoz, rekürrent ateş, şap hastalığı, Q humması, leke humması, ekinokok humması ve ruam hastalıklarını kapsamakta; hayvan bakımı ve veterinerlik hizmetlerinde çalışanlar bu hastalıklar açısından öncelikli risk grubu olarak değerlendirilmektedir.

Türkiye İSG Mevzuatı: Yasal Çerçeve

Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik

15 Haziran 2013 tarih ve 28678 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik, çalışanların işyerindeki biyolojik etkenlere maruziyetinden kaynaklanan sağlık ve güvenlik risklerinin önlenmesi ve bu risklerden korunmasına dair asgari hükümleri düzenlemektedir. Bu yönetmelik, Avrupa Birliği’nin 2000/54/EC sayılı Konsey Direktifi esas alınarak hazırlanmış olup hayvanla çalışanlar için de doğrudan bağlayıcıdır.

Yönetmelik, biyolojik etkenleri dört risk grubuna ayırmaktadır:

Risk Grubu Tanımı Örnek Zoonotik Etkenler
Grup 1 İnsanda hastalığa yol açma ihtimali bulunmayan biyolojik etkenler. Çalışanlar için tanımlanabilir sağlık riski oluşturmayanlar
Grup 2 İnsanda hastalığa neden olabilen, çalışanlara zarar verebilecek, ancak topluma yayılma olasılığı olmayan, genellikle etkili korunma veya tedavi imkânı bulunan biyolojik etkenler. Brusella, Salmonella, Leptospira türleri
Grup 3 İnsanda ağır hastalıklara neden olan, çalışanlar için ciddi tehlike oluşturan, topluma yayılma riski bulunabilen ancak genellikle etkili korunma veya tedavi imkânı olan biyolojik etkenler. Bacillus anthracis (Şarbon), KKKA virüsü
Grup 4 İnsanda ağır hastalıklara neden olan, çalışanlar için ciddi tehlike oluşturan, topluma yayılma riski yüksek olan ancak etkili korunma ve tedavi yöntemi bulunmayan biyolojik etkenler. Bazı viral hemorajik ateş etkenleri

İşverenin Yükümlülükleri

Biyolojik etkenlere maruz kalma riski bulunan herhangi bir çalışmada, çalışanın sağlık ve güvenliğine yönelik herhangi bir riski değerlendirmek ve alınması gereken önlemleri belirlemek için çalışanın maruziyetinin türü, düzeyi ve süresi belirlenmelidir. İşveren, işyerinde biyolojik etkenlere maruziyet riskinin azaltılması için risk değerlendirmesi sonucunda risk olduğu ortaya çıkarsa çalışanların maruziyetini önler; bunun teknik olarak mümkün olmadığı hallerde ise maruz kalan veya kalabilecek çalışan sayısını mümkün olan en az sayıda tutarak önlemleri alır.

Türkiye Zoonotik Hastalıklar Eylem Planı (2019-2023)

Sağlık Bakanlığı, “Tek Sağlık” yaklaşımı doğrultusunda Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte, multidisipliner bir çalışmayı hedefleyen “Türkiye Zoonotik Hastalıklar Milli Komitesi Protokolü”nü hazırlamış ve bu protokol ile Türkiye Zoonotik Hastalıklar Milli Komitesi kurulmuştur. Türkiye Zoonotik Hastalıklar Eylem Planı; “Tek Sağlık” yaklaşımı çerçevesinde sektörlerin güçlerinin birleştirilmesini ve bütünsel bir yaklaşım ile Türkiye’de zoonotik hastalıkların yaygınlığını azaltarak toplumun yaşam kalitesini artırmayı hedeflemektedir.

İşverenin Biyolojik Risk Yönetim Hiyerarşisi1. TehlikeninKaynağında Önlenmesi2. Mühendislik Kontrolleri(Havalandırma, İzolasyon)3. İdari Kontroller(Aşılama, Rotasyon, Eğitim)4. KKE (Eldiven, Maske, Koruyucu Giysi)
Şekil 2: Zoonotik Hastalıklardan Korunmada Hiyerarşik Önlem Yaklaşımı

Koruyucu Önlemler ve İyi Uygulama Rehberi

Kişisel Koruyucu Ekipman (KKE) ve Hijyen

Biyolojik risklerden korunmak için düzenli aşılama, hijyen kurallarına uyum ve kişisel koruyucu ekipman kullanımı şarttır. Hayvanla çalışan kişilerin yanında bulundurması ve kullanması gereken temel KKE’ler şunlardır: Nitril eldiven, koruyucu giysiler, botlar ve maske başlıca kişisel koruyucu ekipmanlar arasında yer alırken; idari kontroller kapsamında aşı takibi (tetanos, kuduz), hayvanlarla temastan sonra el yıkama ve hijyen kurallarına uyum sağlanmalı; mühendislik önlemleri olarak ise hayvan barınaklarında yeterli havalandırma ve atık yönetimi sistemleri kurulmalıdır.

Risk Değerlendirmesi ve Maruziyet Kontrolü

Teknik olarak maruziyetin önünemediği hallerde, yapılan iş ve risk değerlendirmesi dikkate alınarak, sağlık ve güvenlik yönünden yeterli korumayı sağlayacak şekilde, çalışanların maruziyet düzeyinin en aza indirilmesi için özellikle maruz kalan veya kalabilecek çalışan sayısı mümkün olan en az sayıda tutulmalıdır. Çalışma prosesleri ve teknik kontrol önlemleri, biyolojik etkenlerin ortama yayılmasını önleyecek veya ortamda en az düzeyde bulunmasını sağlayacak şekilde düzenlenmeli; öncelikle toplu koruma önlemleri alınmalı, maruziyetin başka yollarla önlenemediği durumlarda kişisel korunma yöntemleri uygulanmalıdır.

Tüm bu önlemler kapsamında, özellikle hayvanla çalışanlar için mesleki maruziyet ve meslek hastalıkları konusunda farkındalığın artırılması büyük önem taşımaktadır.

📋 İşveren İçin Kritik Kontrol Listesi:
  • Risk değerlendirmesinde biyolojik etkenler ayrıca ele alınmalıdır.
  • Grup 2, Grup 3 veya Grup 4 biyolojik etkenlerin ilk kez kullanımında, işin başlamasından en az otuz gün önce çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne ön bildirimde bulunulmalıdır.
  • İşveren, biyolojik etkenin ortama yayılmasına ve insanda ciddi enfeksiyona veya hastalığa sebep olabilecek herhangi bir kaza veya olayı derhal Bakanlığa ve Sağlık Bakanlığına bildirmelidir.
  • Çalışanlar için düzenli sağlık gözetimi ve aşılama programları uygulanmalıdır.

Türkiye’de Zoonozlara Karşı Kurumsal Yapı

Sağlık Bakanlığı, “Tek Sağlık” yaklaşımı doğrultusunda Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte multidisipliner bir çalışmayı hedefleyen “Türkiye Zoonotik Hastalıklar Milli Komitesi Protokolü”nü hazırlamış, söz konusu protokol ile komite kurulmuş ve zoonotik hastalıklarla mücadele, korunma ve kontrol önlemlerinin alınabilmesi için etkin iş birliğinin sağlanabilmesi amacıyla çalışma şartları, plan, proje ve prensipler belirlenmiştir. Eylem Planının hedeflerinden biri zoonotik hastalıklar ile ilgili risk analizi yapmak ve tehditleri önceden belirlemektir; bu nedenle Eylem Planı, yeni ortaya çıkabilecek veya mevcut hastalıkların halk sağlığı tehdidi oluşturma boyutuna gelmeden önlenmesi ve kontrolüne yönelik aktivitelerin ilave edilebileceği dinamik bir yapıya sahiptir.

Türkiye’de zoonotik hastalıkların yaygınlığı ve halk sağlığı üzerindeki etkisi dikkate alındığında, Tek Sağlık yaklaşımının kurumsallaşması ve uygulanması büyük bir zorunluluktur. Bu bağlamda, zoonoz risklerinin yönetimi yalnızca bireysel işyeri önlemleriyle sınırlı kalmayıp kurumlar arası koordinasyonu da zorunlu kılmaktadır.

Türkiye’de Zoonoz Yönetimi: Kurumsal Koordinasyon ŞemasıTürkiye ZoonotikHastalıklar Milli KomitesiSağlık BakanlığıHSGMTarım ve OrmanBakanlığıÇSGB / İSGGM(İş Güvenliği)Hastalık BildirimiHayvan Sağlığı Denetimiİşyeri Risk Yönetimi
Şekil 3: Zoonotik Hastalık Yönetiminde Türkiye’nin Kurumsal Yapısı

Sağlık Gözetimi ve Kayıt Yükümlülükleri

Hayvanla çalışan personelin sağlık gözetimi, Türkiye İSG mevzuatının temel gerekliliklerinden biridir. Risk değerlendirmesi sonuçları sağlık ve güvenlik yönünden risk bulunduğunu ortaya koyuyorsa Bakanlıkça istenmesi halinde işveren; işyerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunan iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personelinin bilgileri ile çalışma şekli ve yöntemleri de dahil olmak üzere alınan koruyucu ve önleyici tedbirleri çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne vermekle yükümlüdür.

Zoonoz kaynaklı meslek hastalıklarının önlenmesinde işyeri hekiminin rolü kritik önem taşımaktadır. Düzenli sağlık muayeneleri, aşı takipleri ve erken tanı protokolleri, hayvanla çalışan personelin korunmasında birinci savunma hattını oluşturmaktadır. Bu konuda daha geniş bir perspektif için özel risk gruplarında çalışan sağlığı başlığına da başvurulabilir; ayrıca hayvanla çalışanlar gibi özelleşmiş risk grupları için geliştirilen yaklaşımlar, çalışan sağlığı ve güvenliği mevzuatının genel ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Zoonotik hastalıklar, hayvanla çalışan meslek grupları için ciddi ve çok boyutlu bir İSG riski oluşturmaktadır. Türkiye’de 6331 sayılı İSG Kanunu, Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (RG 15.06.2013/28678) ve Türkiye Zoonotik Hastalıklar Eylem Planı, işverenlere ve çalışanlara kapsamlı yükümlülükler yüklemektedir. Biyolojik etken risk gruplandırması, ön bildirim zorunlulukları, sağlık gözetimi ve kişisel koruyucu ekipman kullanımı bu yükümlülüklerin temel unsurlarıdır. Etkin bir “Tek Sağlık” yaklaşımıyla veteriner, sağlık, tarım ve iş güvenliği aktörleri arasında koordinasyonun güçlendirilmesi; hayvanla çalışanların zoonoz riskinden korunmasında en güvenilir ve sürdürülebilir stratejiyi oluşturmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Zoonotik hastalıklar meslek hastalığı sayılır mı?

Evet. Hayvanlardan insana bulaşan mesleki bulaşıcı hastalıklar (bruselloz, tetanoz, şarbon, weil hastalığı, kuduz, Q humması, leke humması, ruam vb.) Meslek Hastalıkları Tüzüğü kapsamında D3 grubu altında sınıflandırılmakta olup; hayvan bakımı ve veterinerlik hizmetlerinde çalışanlar bu hastalıklar açısından birincil risk grubu olarak kabul edilmektedir.

İşveren, zoonotik hastalık riskine karşı ne yapmakla yükümlüdür?

İşveren, işyerinde biyolojik etkenlere maruziyet riskinin azaltılması için risk değerlendirmesi sonucunda çalışanların sağlık ve güvenliği için risk olduğu ortaya çıkarsa çalışanların maruziyetini önlemekle yükümlüdür. Buna ek olarak; ön bildirim yapılması, sağlık gözetimi ve acil eylem planlarının hazırlanması da zorunludur.

Hayvanla çalışanlarda hangi aşılar önerilir?

İdari kontroller kapsamında aşı takibi (tetanos, kuduz dahil), hayvanlarla temastan sonra el yıkama ve hijyen kurallarına uyum sağlanması gereklidir. Bunların yanı sıra işyeri hekimi; çalışılan hayvan türü ve yapılan işin niteliğine göre bireysel aşı takvimini belirler. Bruselloz için insanlara yönelik onaylı bir aşı bulunmamaktadır.

Grup 3 veya Grup 4 biyolojik etkenlerle karşılaşıldığında ne yapılmalıdır?

Grup 3 veya Grup 4’te biyolojik etkenlere ait fiziksel korumaların ortadan kalkması sonucu oluşacak maruziyetten korunmak için acil eylem planı hazırlanmalı; işveren de biyolojik etkenin ortama yayılmasına ve insanda ciddi enfeksiyona neden olabilecek herhangi bir kaza veya olayı derhal Bakanlığa ve Sağlık Bakanlığına bildirmelidir.

Türkiye’de en sık görülen mesleki zoonozlar hangileridir?

Veterinerlerde leptospiroz, bruselloz, Q ateşi ve şarbon; çiftlik çalışanlarında ise leptospiroz, Orf, tetanoz, bruselloz, yuvarlak solucanlar ve şarbon başlıca mesleki zoonozlar arasında yer almaktadır. Türkiye’nin iklim kuşağı ve biyolojik çeşitliliği nedeniyle KKKA da önemli bir mesleki risk faktörü olarak öne çıkmaktadır.

Zoonotik hastalık riski taşıyan işyerlerinde hangi kayıtlar tutulmalıdır?

Risk değerlendirmesi sonuçları sağlık ve güvenlik riski bulunduğunu ortaya koyuyorsa; işyerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunan uzman ve hekimlerin yeterlilikleri, çalışma yöntemleri ve alınan koruyucu ve önleyici tedbirler hakkındaki bilgiler Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğüne sunulmak üzere hazır bulundurulmalıdır. Ayrıca biyolojik etkene maruz kalan çalışanların kayıtları işletme faaliyeti boyunca korunmalıdır.