KKD Kullanmama Tutanağı

KKD Kullanmama Tutanağı

Çalışana koruyucu donanımı vermek, eğitimini yapmak ve zimmetlemek; ama çalışanın onu kullanmaması… İş güvenliği uzmanlarının sahada en sık karşılaştığı sorunlardan biri budur. Peki bir çalışan, kendisine verilen kişisel koruyucu donanımı (KKD) inatla kullanmıyorsa ne yapılmalı? İşte bu durumu kayıt altına alan belge, KKD kullanmama tutanağıdır. Bu rehberde tutanağın ne zaman, nasıl tutulacağını ve doğru sürecin nasıl işlediğini ele alıyoruz.

Önemli uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir; disiplin ve fesih süreçleri için mutlaka bir hukuk uzmanına danışılmalıdır. Yasal çerçeve, çalışanın yükümlülüklerini düzenleyen 6331 sayılı Kanun (madde 19) ile işverenin yükümlülüklerini düzenleyen hükümlerdir.

İki Yönlü Sorumluluk

KKD kullanımında sorumluluk çift yönlüdür. Çalışan, kendisine sağlanan koruyucu donanımı doğru kullanmak ve korumakla yükümlüdür (6331 m.19). Ancak işveren de yalnızca KKD’yi vermekle kalmaz; kullanımını sağlamak ve denetlemekle de yükümlüdür. Bu yüzden “çalışan kullanmadı, sorumluluk onda” demek yeterli değildir; işverenin, kullanımı sağlamak için gerekli adımları (uyarı, tutanak, disiplin süreci) işletmiş olması gerekir. Tutanak, tam da bu sürecin bir parçasıdır.

Önemli bir not: çalışana “kullanmazsam sorumluluk bende” diye bir yazı imzalatmak, işvereni korumaz. İşveren, çalışana KKD kullandırmakla yükümlüdür; bu sorumluluk bir kâğıtla devredilemez.

Doğru Süreç: Uyarıdan Tutanağa

Uyarı sahada, sözlü Tutanak tekrarda, yazılı Disiplin kurul/savunma Son aşama temadi → fesih
Önce uyarı, tekrarda tutanak, sonra disiplin süreci — kademeli yaklaşım

Tutanak, ilk uygunsuzlukta hemen tutulan bir ceza aracı değil, kademeli bir sürecin parçasıdır. Önce çalışan sahada uyarılır; KKD’nin neden gerekli olduğu hatırlatılır. Davranış tekrarlanırsa, durum tutanakla kayıt altına alınır. Israr sürerse, önceden tebliğ edilmiş disiplin süreci (savunma, disiplin kurulu) işletilir. En son aşamada, davranışın sürekli hale gelmesi durumunda iş akdinin feshi gündeme gelebilir.

Tutanakta Bulunması Gerekenler

AlanAçıklama
Çalışan bilgisiAdı, soyadı, birimi ve o anda yaptığı iş
Tarih ve yerOlayın tarihi, saati ve yeri
Kullanılmayan KKDHangi koruyucu donanımın kullanılmadığı
Dayanakİlgili prosedür, zimmet formu tarih/no atfı
Tanıklar/imzalarÇalışan temsilcisi/usta/bölüm yetkilisi imzası

Tutanak, mümkünse çalışan temsilcisi (yoksa sendika temsilcisi veya bölüm yetkilisi) ile birlikte tutulur ve imza altına alınır. Çalışana daha önce KKD’nin teslim edildiği ve kullanmama durumunda yaptırım uygulanabileceği, imzalı zimmet belgesinde belirtilmiş olmalıdır.

Sahadan Örnek Vaka

Bir çalışan, yüksekte çalışırken emniyet kemerini sürekli takmaz. Uzman birkaç kez uyarır, ama davranış değişmez. Uzman, “ben söyledim, takmıyor, sorumluluk onda” diye düşünür ve başka bir şey yapmaz. Bir gün çalışan düşer. Ders: Sözlü uyarı yetmez; davranış sürdüğünde süreç işletilmeli: tutanak tutulmalı, durum işveren ve birim amirine yazılı bildirilmeli, disiplin süreci başlatılmalıdır. Burada önemli bir ayrım var: İSG uzmanının görevi, herkesin KKD’sini bizzat taktırmak değil; uygunsuzlukları tespit edip saha gözetim raporuna yazmak ve işveren/amirleri yazılı uyarmaktır. Yaptırımı uygulayacak olan işveren veya birim amiridir. Eğer süreç düzgün işletilmezse, bir kaza durumunda hem çalışan zarar görür hem de işyeri “gerekli önlemi almadı” konumuna düşer. Doğru yaklaşım, çalışanı korumak için ısrarcı ve kademeli bir süreç yürütmektir; amaç ceza vermek değil, o kemeri taktırıp bir hayatı kurtarmaktır.

  • ☐ Çalışana KKD teslim edilip zimmetlendi mi?
  • ☐ KKD eğitimi verildi mi?
  • ☐ Kullanmama durumunda yaptırım, zimmette belirtildi mi?
  • ☐ Önce sözlü uyarı yapıldı mı?
  • ☐ Tekrarda tutanak tutuldu mu?
  • ☐ Tutanakta çalışan, iş, kullanılmayan KKD yazılı mı?
  • ☐ Çalışan temsilcisi/yetkili imzası alındı mı?
  • ☐ Durum işveren/amire yazılı bildirildi mi?

İSG Uzmanı Notu

KKD kullanmama tutanağı, hem en çok ihtiyaç duyulan hem de en çok yanlış anlaşılan belgelerden biridir. Üç kritik nokta: (1) Sorumluluk devredilemez — çalışana “kullanmazsam suç benim” yazısı imzalatmak işvereni korumaz; işveren KKD’yi kullandırmakla yükümlüdür, tutanak da bu yükümlülüğün gereği olan sürecin parçasıdır. (2) Uzmanın rolü denetlemektir, taktırmak değil — İSG uzmanının asli görevi, herkesi tek tek kovalamak değil; uygunsuzlukları tespit edip saha gözetim raporuna yazmak ve işveren/amirleri yazılı bilgilendirmektir. Yaptırımı işveren veya birim amiri uygular. (3) Önce insan, sonra evrak — tutanağın amacı çalışanı cezalandırmak değil, onu korumaktır; bu yüzden süreç her zaman bir uyarı ve ikna çabasıyla başlamalı, tutanak ancak ısrarlı uygunsuzlukta devreye girmelidir. Yargıtay kararları da, uyarılara rağmen KKD kullanmamanın işveren için haklı fesih sebebi olabileceğini, ancak bunun için sürecin düzgün belgelenmiş olması gerektiğini göstermektedir. Unutulmamalı: amaç, dosyaya tutanak koymak değil, o çalışanın güvenli çalışmasını sağlamaktır.

Asıl Soru: Neden Kullanmıyor?

Tutanak ve disiplin süreci gerekli olsa da, akıllı bir İSG yaklaşımı önce şunu sorar: çalışan neden KKD kullanmıyor? Çoğu zaman cevap, basit bir “umursamazlık” değildir. KKD rahatsız ediyor olabilir, işi zorlaştırıyor, görüşü kısıtlıyor veya yanlış beden/tip seçilmiş olabilir. Bazen de çalışan, riskin farkında değildir veya “bana bir şey olmaz” yanılgısındadır. Bu nedenle her tutanaktan önce, kullanmama nedenini anlamak ve mümkünse gidermek, daha kalıcı bir çözüm sağlar; çünkü çalışana uygun ve rahat bir KKD, çoğu zaman zorla taktırılan bir donanımdan daha etkili korur.

Bu yüzden KKD kullanımını artırmanın en sağlam yolu, yalnızca yaptırım değil, aynı zamanda güvenlik kültürü ve doğru donanım seçimidir. Çalışanların KKD seçiminde görüşünün alınması, neden gerekli olduğunun samimi biçimde anlatılması ve yöneticilerin örnek olması, tutanak tutmaktan çok daha etkili sonuçlar verir. Tutanak, bu çabaların tükendiği ısrarlı durumlar için son bir araçtır; ilk başvurulan değil. İdeal bir işyerinde, KKD kullanmama tutanağına neredeyse hiç ihtiyaç duyulmaz; çünkü orada koruyucu donanım takmak, dayatılan bir kural değil, benimsenen bir alışkanlıktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Çalışan KKD kullanmazsa hemen tutanak mı tutulur?
Hayır, süreç kademelidir. Önce çalışan sahada uyarılır ve KKD’nin önemi hatırlatılır. Davranış tekrarlanırsa tutanak tutulur. Tutanak, ilk uygunsuzlukta başvurulan bir ceza aracı değil, ısrarlı uygunsuzluğu kayıt altına alan bir adımdır.
“Kullanmazsam sorumluluk bende” yazısı işvereni korur mu?
Hayır. İşveren, çalışana KKD kullandırmakla yükümlüdür ve bu sorumluluk bir kâğıtla devredilemez. Böyle bir yazı, işvereni hukuki sorumluluktan kurtarmaz. İşverenin yapması gereken, kullanımı sağlamak için gerekli süreci (uyarı, tutanak, disiplin) işletmektir.
Tutanağı kim tutar ve kimler imzalar?
Tutanak, mümkünse çalışan temsilcisi (yoksa sendika temsilcisi veya bölüm yetkilisi/usta) ile birlikte tutulur ve imza altına alınır. İSG uzmanının görevi uygunsuzluğu tespit edip raporlamaktır; yaptırımı işveren veya birim amiri uygular.
KKD kullanmamak işten çıkarma sebebi olur mu?
Yargıtay kararları, uyarılara rağmen ısrarla KKD kullanmamanın işveren için haklı fesih sebebi olabileceğini göstermektedir. Ancak bunun için sürecin düzgün belgelenmiş (uyarı, tutanak, disiplin) olması gerekir. Bu, hukuki bir konudur; mutlaka uzman görüşü alınmalıdır.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve Haziran 2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuata dayanır; hukuki tavsiye değildir. Disiplin ve fesih süreçleri için bir avukata ve yetkili İSG uzmanına danışınız.