Balıkçı Gemilerinde Yapılan Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik, 20 Ağustos 2013 tarihli ve 28741 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındaki tüm balıkçı gemisi çalışanlarını koruma altına almaktadır. Yönetmelik; gemi sahibi/donatandan kaptana, çalışanlardan temsilcilerine uzanan geniş bir sorumluluk zinciri oluşturarak denizde can güvenliğini yasal güvenceye bağlamaktadır. Sektörün “tehlikeli” iş sınıfında yer alması ve uluslararası verilerle desteklenen yüksek kaza riski, bu düzenlemenin önemini her geçen gün artırmaktadır.
Balıkçılık, insanlık tarihinin en eski geçim kaynaklarından biri olmakla birlikte, günümüzde de en riskli çalışma ortamlarından birini temsil etmektedir. Avcılık faaliyetleri çoğunlukla zorlu hava ve deniz koşullarında, ıslak zeminde, tehlikeli bir ortamda yapılmakta; bu nedenlerle iş kazası ve kaza sonucu oluşan ölüm oranları oldukça yüksek seyretmektedir. Türkiye, bu gerçeklikten hareketle sektöre özgü bir yönetmelik çerçevesi oluşturmuş; balıkçı gemilerinde çalışanların korunmasını ayrı ve kapsamlı bir mevzuatla düzenleme yolunu seçmiştir. Bu makale, söz konusu yönetmeliğin temel hükümlerini, taraflara yüklediği sorumlulukları ve uygulamada dikkat edilmesi gereken kritik noktaları ele almaktadır.
Yönetmeliğin Yasal Dayanağı ve Tarihsel Süreci
Balıkçı Gemilerinde Yapılan Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa istinaden çıkarılmış olup 20 Ağustos 2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir. Daha önce 27 Kasım 2004 tarihli ve 25653 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olan eski Yönetmelik bu tarihle yürürlükten kaldırılmıştır. Bu güncelleme, 4857 sayılı İş Kanunu döneminden 6331 sayılı Kanun dönemine geçişin kaçınılmaz bir sonucuydu; yeni Kanun’un işçi sağlığına daha kapsamlı yaklaşımı, balıkçı gemileri özelinde de daha güçlü bir koruma şemsiyesi gerektiriyordu.
Uluslararası Boyut
ILO, balıkçılık sektörü ile ilgili olarak 188 sayılı Balıkçılıkta Çalışma Sözleşmesi ve 199 sayılı Balıkçılıkta Çalışma Tavsiye Kararlarını 2007 yılında yayımlamıştır. Dünyada balıkçılık sektöründe iş kazası istatistiklerine bakıldığında, yaklaşık olarak her yıl iş kaynaklı 24.000 ölümlü kazanın meydana geldiği görülmektedir; ILO’nun tahminlerine göre balıkçılık sektöründeki yıllık ölüm oranı 100.000 çalışanda 80’dir. Bu uluslararası baskı ve AB uyum süreci, Türkiye’nin mevzuatını güncellemesini de doğrudan şekillendirmiştir.
Yönetmeliğin Kapsamı ve Tanımlar
Yönetmelik; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamına giren balıkçı gemilerinde yapılan işleri kapsar. Bu yönetmelik; balıkçı gemisi, çalışan, gemi, gemi sahibi/donatan, kaptan, mevcut balıkçı gemisi ve yeni balıkçı gemisi gibi tarafları ve yapılan işleri kapsamaktadır.
Ülkemizde endüstriyel balıkçılık, 26.12.2012 tarih ve 28509 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Tehlike Sınıfları” tebliğine göre tehlikeli sınıfta yer almaktadır. Bu sınıflandırma; sektörde çalışanlara periyodik sağlık gözetimi, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı hizmetleri sunulması bakımından belirleyici bir öneme sahiptir.
Yönetmelik, ticari nitelikte olmayan balıkçılık faaliyetinde kullanılan özel tekneleri kapsam dışında bırakmaktadır. Yönetmelik hükümleri yalnızca 6331 sayılı Kanun kapsamındaki, yani ticari amaçla işletilen balıkçı gemilerini bağlamaktadır.
Gemi Sahibi/Donatan ve Kaptanın Sorumlulukları
Yönetmelik, sorumlulukları açıkça ikili bir çerçevede tanımlamaktadır. Gemi sahibi, çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunması ile ilgili olarak kaptana, Yönetmelikte belirtilen yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için gerekli her türlü imkânı sağlar.
Gemi sahipleri/donatanlar, kaptanın sorumluluğu saklı kalmak kaydı ile çalışanların sağlık ve güvenliklerinin korunması için şu önlemlerin alınmasını sağlar: Gemilerin ve bunların Ek-1 ile Ek-2’de belirtilen bütün aksam ve ekipmanlarının teknik bakımı düzenli olarak yapılır; çalışanların sağlık ve güvenliğini etkileyecek herhangi bir arıza oluştuğunda en kısa sürede giderilir.
Bunun yanı sıra gemi sahipleri/donatanlar şu yükümlülükleri de taşımaktadır:
- Gemiler ve bunların bütün aksam ve ekipmanı düzenli olarak temizlenir, uygun hijyen koşullarında olması sağlanır.
- Gemide yeterli sayıda uygun acil durum ve can kurtarma ekipmanı kullanıma hazır halde bulundurulur.
- Kişisel koruyucu donanım, 28695 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan KKD Yönetmeliği hükümleri saklı kalmak kaydı ile bu Yönetmelikte belirtilen özelliklere uygun olur.
Bilgilendirme ve Çalışan Katılımı
Gemi sahipleri/donatanlar veya kaptan, 6331 sayılı Kanunun 16. maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla gemilerdeki çalışanları veya çalışan temsilcilerini; geminin tümü ile çalışanın çalışmakta olduğu bölümde yürütülen faaliyetler, sağlık ve güvenlik riskleri, gemilerde alınacak tüm önlemler hakkında yazılı ve sözlü olarak bilgilendirmek zorundadır. İş sağlığı ve güvenliği konularında çalışanların ve/veya temsilcilerinin 6331 sayılı Kanunun 18. maddesinde belirtilen esaslara göre görüşleri alınır ve katılımları sağlanır.
Yeni ve Mevcut Gemiler İçin Farklı Gereksinimler
Yönetmelik; yeni ve mevcut balıkçı gemileri arasında hukuki yükümlülük bakımından önemli bir ayrım yapmaktadır.
| Kriter | Yeni Balıkçı Gemileri | Mevcut Balıkçı Gemileri |
|---|---|---|
| Uygulanan Ek | Ek-1 (Asgari Sağlık ve Güvenlik Gerekleri) | Ek-2 (Mevcut Gemiler İçin Asgari Gerekler) |
| Uyum Süresi | Yönetmelik yayımından itibaren derhal uygulanır | Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl içinde uygun hale getirilir. |
| Büyük Onarım/Dönüşüm | Ek-1 gereklerine tabidir | Gemilerde yapılacak büyük onarım, dönüşüm veya değişiklikler Ek-1’de belirtilen asgari gereklere uygun olarak yapılır. |
| Can Kurtarma Ekipmanı | Ek-3 kapsamında zorunlu | Ek-3 kapsamında zorunlu |
| KKD Yükümlülüğü | Ek-4 ve KKD Yönetmeliği | Ek-4 ve KKD Yönetmeliği |
Teknik Güvenlik Gerekleri: Güverte, Aydınlatma ve Hijyen
Yönetmeliğin ekleri, gemide fiziksel ortama ilişkin çok sayıda teknik zorunluluk içermektedir.
Güverte ve Çalışma Alanları
Çalışanların bulunabileceği bütün alanlar, kaymaz malzemeden yapılır veya kaymayı ve düşmeyi önleyen araçlarla donatılır ve bu alanlarda mümkün olduğunca engel bulunmaz. Gemiye erişim konusunda da net bir kural mevcuttur: Gemiye güvenli biçimde geçişi sağlayan bir borda iskelesi, giriş iskelesi veya benzer bir ekipman bulundurulması zorunludur.
Aydınlatma Sistemleri
Çalışma yerleri, çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye atmadan veya diğer gemileri riske sokmadan balıkçılık işlemleri için uygun suni aydınlatma sistemi ile donatılır. Aydınlatma sistemindeki herhangi bir arızanın çalışanlar için risk oluşturabileceği yerlerde yeterli aydınlatmayı sağlayacak acil durum aydınlatma sistemi bulunur. Acil durum aydınlatma sisteminin verimli çalışması sağlanır ve düzenli aralıklarla test edilir.
Gürültü Riski
Geminin büyüklüğü dikkate alınarak, çalışma yerlerindeki ve yaşam bölümlerindeki gürültü düzeyini en aza indirmek için gerekli teknik önlemler alınır. Balıkçı gemilerinde makine daireleri en gürültülü alan olup bu alanlarda kulak koruyucuların bulundurulması ve çalışma yapılacaksa mutlaka kullanılması gerekmektedir. Dizel motorlar, elektrik jeneratörleri, buhar türbinleri, kompresör ve su pompalarına ek olarak balık yakalamada kullanılan avcılık ekipmanları başlıca gürültü kaynaklarıdır.
İlk Yardım Malzemeleri
Bütün gemilerde, Seyir Halindeki Gemilerde Daha İyi Tıbbî Hizmet Verilmesi için Gerekli Asgarî Sağlık ve Güvenlik Koşulları Hakkında Yönetmeliğin Ek-2’sinde yer alan ilk yardım malzemesi bulundurulması zorunludur.
Eğitim Yükümlülükleri
Balıkçı gemilerinde güvenliğin sağlanması yalnızca fiziksel önlemlerle sınırlı değildir; eğitim boyutu da en az yapısal önlemler kadar kritiktir. Eğitim; özellikle yangınla mücadele, can kurtarma ekipmanının kullanılması, balık avlama ve çekme ekipmanının kullanılması ve el işaretleri dahil çeşitli işaretlerin kullanılması hususlarını kapsar. Gemideki çalışmalarda değişiklik yapılması halinde, çalışanlara verilecek eğitim güncellenir.
Araştırmalar, balıkçı gemilerindeki iş kazalarının temel nedenlerini şu başlıklar altında toplamaktadır:
- Mekanik ve elektronik ekipman arızaları, olumsuz deniz ve hava koşulları, yetersiz güvenlik önlemleri, eğitim eksikliği, yorgunluk ve uykusuzluk gibi insan kaynaklı hatalar başlıca risk faktörleri arasındadır.
- Avlanma ve çekme ekipmanının yanlış kullanımı
- Kaygan güverte zemin koşulları ve denize düşme riski
- Gece çalışmalarında yetersiz aydınlatma
Uluslararası Bağlam: ILO ve AB Direktifleri
Türkiye’nin balıkçı gemileri mevzuatı, uluslararası standartlarla uyumlu biçimde tasarlanmıştır. 31.03.1992 tarihli ve 92/29/EEC sayılı Gemilerde Yapılan Tıbbi Tedavilerin İyileştirilmesi için Asgari Güvenlik ve Sağlık Gerekliliklerine İlişkin Konsey Direktifinde balıkçı gemilerinde bulunması gereken tıbbi malzemeler ve bu malzemelerin kimler tarafından ne şekilde kullanılacağına dair hükümler belirtilmiştir. Çalışma süreleri ile ilgili olan 2003/88/EC sayılı AB direktifinin açık denizlere açılmaya uygun balıkçı gemilerinin çalışanları bölümünde de balıkçı gemilerinde çalışanların çalışma süreleriyle ilgili düzenlemeler yapılmıştır.
ILO cephesinde ise tüm iş kazaları bildirilmekte; istatistikler ölümlü kazalar veya geminin zarar gördüğü kazalarla sınırlı kalmayıp kazanın sayısını, niteliğini, nedenlerini ve sonuçlarını kapsamakta; kazanın geminin hangi bölümünde (güverte, makine dairesi vb.) meydana geldiğini belirtmektedir.
Denetim ve Uygulamaya Yönelik Notlar
Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür. Denetimler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişleri aracılığıyla yürütülmekte; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın “Balıkçı Gemilerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kontrol Listesi” karasularımızda ve uluslararası sularda avcılık faaliyetlerini sürdüren Türk balıkçı gemilerine uyarlanarak kullanılmaktadır. Denizde çalışma koşullarının karmaşıklığı nedeniyle denetçilerin kara denetimlerinden farklı bir yaklaşım izlemesi ve liman dönemlerini fırsata çevirmesi önerilmektedir.
Gemi sahibi/donatanların İSG yönetim sistemi kurması, yalnızca yasal bir zorunluluk olmaktan öte, ciddi hukuki ve ticari riskleri de azaltır. Araştırma sonuçlarına göre iş kazası sebepleri arasında en yüksek üç kaza nedeni “ISM kodu gerekliliklerine uymama”, “yönetim yetersizliği” ve “makine-ekipman arızası” kaynaklı kazalardır. Bu bulgular, balıkçı gemilerinde sistemli bir güvenlik yönetiminin ne denli hayati olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Balıkçı Gemilerinde Yapılan Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik, 6331 sayılı Kanun’un ruhunu sektörün kendine özgü koşullarına taşıyan kapsamlı ve yaşayan bir düzenlemedir. Gemi sahibi/donatandan kaptana, çalışandan temsilcisine uzanan sorumluluk zinciri; teknik bakım, can kurtarma ekipmanı, kişisel koruyucu donanım, aydınlatma ve gürültü yönetimi gibi kritik alanları net hükümlerle çerçevelemektedir. Sektörün tehlikeli iş sınıfında yer aldığı göz önüne alındığında, işverenlerin yönetmelik eklerini titizlikle uygulaması, çalışanların bilgi ve katılımını etkin kılması ve denetim dönemlerini hazırlıklı karşılaması hem yasal uyum hem de insan hayatının korunması açısından vazgeçilmezdir.
Sıkça Sorulan Sorular
Balıkçı Gemilerinde İSG Yönetmeliği hangi tarihe ait olup hangi Resmî Gazete’de yayımlanmıştır?
Balıkçı Gemilerinde Yapılan Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik 20 Ağustos 2013 tarihli ve 28741 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olup aynı gün yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliği yürüten makam Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’dır.
Mevcut balıkçı gemileri yönetmeliğe uyum için ne kadar süre tanınmıştır?
Mevcut balıkçı gemileri, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl içinde Ek-2’de belirtilen asgari sağlık ve güvenlik gereklerine uygun hale getirilmesi zorunludur. Yeni inşa edilen gemilerde ise bu süre beklenmeksizin Ek-1 hükümleri derhal uygulanır.
Balıkçılık sektörü hangi tehlike sınıfında yer almaktadır?
Ülkemizde endüstriyel balıkçılık, 26.12.2012 tarih ve 28509 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Tehlike Sınıfları” tebliğine göre tehlikeli sınıfta yer almaktadır. Bu sınıf; işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı istihdam sürelerini ve sağlık gözetimi periyotlarını doğrudan etkiler.
Yönetmelik kapsamında gemi sahibi ile kaptan arasındaki sorumluluk nasıl bölünmektedir?
Gemi sahipleri/donatanlar, kaptanın sorumluluğu saklı kalmak kaydı ile çalışanların sağlık ve güvenliklerinin korunması için ekipman bakımı, hijyen, can kurtarma ekipmanı ve KKD gibi önlemlerin alınmasını sağlamak zorundadır. Operasyonel karar alma yetkisi kaptandadır; ancak gemi sahibi kaptana tüm imkânları sağlamakla yükümlüdür.
Balıkçı gemilerinde zorunlu eğitimin içeriği nedir?
Zorunlu eğitim; yangınla mücadele, can kurtarma ekipmanının kullanılması, balık avlama ve çekme ekipmanının kullanılması ve el işaretleri dahil çeşitli işaretlerin kullanılması hususlarını kapsamaktadır. Gemideki çalışmalarda herhangi bir değişiklik yapılması halinde bu eğitimin güncellenmesi gerekmektedir.
Özel balıkçı tekneleri de bu yönetmelik kapsamında mıdır?
Hayır. Yönetmelik, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında değerlendirilen ticari nitelikli balıkçı gemilerini kapsamaktadır. Ticari nitelikte olmayan, yani hobiamaçlı veya özel balıkçılık faaliyetinde kullanılan tekneler bu yönetmeliğin uygulama alanı dışında kalmaktadır. Bu ayrım, yönetmeliğin kapsam maddesinde açıkça belirtilmiştir.
Bu konuyla ilgili diğer rehberler
→ 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Nedir?
→ İSG Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği
→ İş Güvenliği Nedir? Kapsamlı Başlangıç Rehberi
→ 6331’e Göre İşveren Yükümlülükleri



