Sel ve su baskını, işyerlerini dakikalar içinde etkisi altına alabilen, can ve mal kayıplarına yol açan ciddi bir doğal afet türüdür. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile bu kanuna dayanılarak çıkarılan İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik kapsamında tüm işyerleri, sel ve su baskını dahil doğal afetler için kapsamlı bir acil durum planı hazırlamakla yükümlüdür. Bu makalede, işyerinizi sel riskine karşı nasıl hazırlayacağınızı, hangi yasal yükümlülükleri yerine getirmeniz gerektiğini ve müdahale süreçlerini adım adım ele alıyoruz.
Türkiye, coğrafi konumu ve iklim özellikleri nedeniyle sel ve su baskını riskiyle sıkça yüz yüze gelen bir ülkedir. Yoğun yağışlar, jeomorfolojik faktörler, artan yapılaşma ve yüzeylerin geçirimsiz hale gelmesi gibi etkenler, sel felaketlerinin oluşmasına doğrudan katkı sağlamaktadır. İşyerleri açısından bu risk, yalnızca fiziksel hasar anlamına gelmez; çalışan güvenliği, iş sürekliliği ve yasal sorumluluklar bakımından da son derece kritik sonuçlar doğurabilir. Sel baskınları, daha önce sel riskinin söz konusu olmadığı yerlerde dahi görülebilir ve dakikalar içinde meydana gelebilir; bu yüzden işletmelerin çalışanlarını koruyacak, mallara gelecek hasarları azaltacak ve işletmenin tekrar faaliyete geçmesini sağlayacak bir acil durum sel müdahale planı hazırlaması en akıllı çözümdür.
Yasal Çerçeve: İşverenin Sel Hazırlığındaki Yükümlülükleri
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 11 ve 12. maddelerinde acil durum planları, yangınla mücadele, ilkyardım ve tahliye ile ilgili hükümler yer almaktadır. İstisnai kurum ve kuruluşlar hariç tüm işyerleri İSG çalışmaları yapmakla yükümlü tutulmuş; İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik ile acil durum planı hazırlanması da tüm işyerleri için zorunlu hale gelmiştir.
İlgili yönetmeliğe göre “acil durum”, işyerinin tamamında veya bir kısmında meydana gelebilecek yangın, patlama, tehlikeli kimyasal maddelerden kaynaklanan yayılım, doğal afet gibi acil müdahale, mücadele, ilkyardım veya tahliye gerektiren olayları kapsamaktadır. Sel ve su baskını da bu tanım kapsamında değerlendirilmekte olup işverenler, bu senaryoyu acil durum planlarına mutlaka dahil etmek zorundadır.6331 sayılı Kanun kapsamındaki işyerleri acil durumlara karşı plan hazırlamakla yükümlüdür. ÇSGB Acil Durum Planı Hazırlama Rehberi’nde de 6331 sayılı Kanun kapsamına giren tüm işyerlerinin İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik’e göre acil durum planı hazırlamakla yükümlü olduğu belirtilir. Bu yükümlülük yalnızca büyük ölçekli üretim tesisleri için geçerli değildir; ofisler, mağazalar, depolar, atölyeler, fabrikalar, şantiyeler, sağlık kuruluşları ve hizmet işletmeleri de faaliyet alanına uygun acil durum planı hazırlamak zorundadır.
Acil Durum Planının Hazırlanma Aşamaları
ÇSGB rehberinde acil durum planı hazırlama aşamaları; acil durumların belirlenmesi, önleyici ve sınırlandırıcı tedbirlerin alınması, görevlendirilecek kişilerin belirlenmesi, müdahale ve tahliye yöntemlerinin oluşturulması, dokümantasyon, tatbikat ve planın yenilenmesi olarak açıklanmaktadır. Acil durum planı, risk değerlendirmesinin bir çıktısıdır; risk değerlendirmesiyle muhtemel tehlike ve riskler tespit edildikten sonra kontrol önlemleri belirlenir.
Sel Riskine Karşı Önleyici Fiziksel Tedbirler
İşyerini sel riskine karşı hazırlamak; yapısal önlemler, ekipman koruma ve erken uyarı sistemlerinden oluşan bütüncül bir yaklaşım gerektirir.
Yapısal ve Altyapısal Önlemler
Sel tehlikesine karşı yapılacak hazırlıklar kapsamında, kritik öneme sahip kayıtlar, malzemeler ve temel ekipmanlar yüksek yerlere yerleştirilmelidir. Kritik tesisat ve sistemleri korumak için elektriksiz su pompaları, dizel jeneratörler ve yedek güç kaynakları gibi dayanıklı sistemler ve önleyici bariyerler oluşturmak ihmal edilmemelidir. Drenaj sistemlerine kontrol vanaları yerleştirmek ve diğer tesisatların giriş yerlerini kapatmak da alınması gereken önlemler arasındadır.
AFAD’ın yayımladığı rehberler çerçevesinde, işyeri bina projesinde sel riskine özgü önlemler de dikkate alınmalıdır. Çukur alanlarda binaların bodrum katlarına su basma tehlikesi yüksek olduğundan, bu tür yerlerde bodrum yapılmamalı ya da su basman kotu yüksek tutulmalıdır. Şehir içlerinde yeterince yağmur suyu kanalı olmalı ve bunların sürekli bakımları yapılmalıdır.
Elektrik ve Kimyasal Güvenliği
Su baskını sırasındaki en büyük tehlikelerden biri elektrik çarpmalarıdır. Elektrik çarpması riskini önlemek için elektrik anahtarlarını kapatmak, zamanınız varsa özel eşyalarınızı üst katlara çıkarmak ve elektrikli cihazların fişlerini çekmek gerekir; ıslaksanız veya sudaysanız asla hiçbir elektrikli cihaza dokunmayın. Acil durumlarda enerji kaynaklarının ve tehlike yaratabilecek sistemlerin olumsuz durumlar yaratmayacak ve koruyucu sistemleri etkilemeyecek şekilde devre dışı bırakılması için gerekli düzenlemelerin işveren tarafından yapılması zorunludur.
Sel suları hem sağlığı hem de güvenliği tehdit eden tehlikeli faktörler içerir; sel suları çeşitli atıklar, bakteriler ve kimyasallarla kirlenmiş olabilir ve bu durum cilt, göz, kulak ve sindirim sistemi enfeksiyonlarına neden olabilir. Bu nedenle işyerlerinde tehlikeli kimyasal veya biyolojik madde bulunuyorsa, selden önce bu maddelerin güvenli ve yüksek konumlara taşınması gereklidir.
Sel Acil Durum Planı: Temel Bileşenler
Acil durum planı; büyük çaplı kaza ve yaralanmaları önlemek, işyeri ve çevresindeki binalarda oluşabilecek zararı azaltmak, toplum ve çevreyi acil durumların etkilerinden korumak ve acil durumların işyerlerine verdiği maddi ve manevi zararı en az hasarla atlatarak normal çalışma düzenine en hızlı şekilde geçişini sağlamak için gereklidir.
Acil Durum Ekipleri ve Görevlendirmeler
Sel acil durumuna özgü ekip organizasyonu, genel acil durum ekip yapısından bağımsız düşünülemez. İşveren; çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde 30 çalışana, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde 40 çalışana ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ilgili hükümler doğrultusunda her bir konu için uygun donanıma sahip ve özel eğitimli en az birer çalışanı destek elemanı olarak görevlendirmelidir. 10’dan az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise bir kişi görevlendirilmesi yeterlidir.
İşyerinin tehlike sınıfı, sel acil durumuna yönelik ekip sayısını ve eğitim kapsamını doğrudan etkiler. Özellikle çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde —örneğin kimyasal depolama alanları veya ağır sanayi tesisleri— sel anında kimyasal yayılım riski de devreye girdiğinden ekip büyüklüğü ve müdahale prosedürleri çok daha kapsamlı olmak zorundadır.
Tahliye Prosedürleri
Kapalı alanda bulunuyorsa çalışanlar acil çıkış için hazır olmalı; vakit varsa önemli değerli malzeme ve cihazları alarak kapalı alanı terk etmeli ve yüksek bir yere gitmelidir. Tahliye planında sel sularının dolması muhtemel rotalar mutlaka alternatif güzergahlarla desteklenmelidir. Acil durum müdahale ve tahliye yöntemleri oluşturulurken çalışanlar dışında müşteri, ziyaretçi gibi işyerinde bulunması muhtemel diğer kişiler de göz önünde bulundurulmalıdır.
Özellikle ilk yardım, acil tıbbi müdahale, kurtarma ve yangınla mücadele konularında, işyeri dışındaki kuruluşlarla irtibatı sağlayacak gerekli düzenlemeler işveren tarafından yapılmalıdır. Bu kapsamda işyeri reviri ve ilk yardım dolabının selden etkilenmeyecek güvenli ve erişilebilir bir konumda olması kritik önem taşır.
Selden etkilenen elektrik pano ve/veya trafolar derhal devre dışı bırakılmalıdır. Sel sonrasında sudan zarar görmesi olası tüm ekipman ve malzemeler bakım-onarım ekiplerince kontrol edilerek varsa arızalar giderilmeli; bozulan ya da kullanılamaz hale gelen malzemeler uygun şekilde bertaraf edilmelidir. Elektrik tesisat kontrolü yapılmadan kesinlikle ana şaltere dokunulmamalı ve yetkili elektrikçi denetiminden önce ekipmanlar çalıştırılmamalıdır.
Sel Sonrası İşyerinde Yapılması Gerekenler
Su baskını sonrasında hasar tespiti yapılmalı ve küflenmenin engellenmesi için su derhal tahliye edilmelidir. Binanın içinde kalan suyun yol açacağı küf riskine karşı tetikte olunmalı; bir nem alma cihazı, fazla suyun giderilmesine ve küf oluşumunun en aza indirilmesine yardımcı olacaktır.
Şebeke suyu kirlenmiş olabileceğinden kaynatmadan veya arıtmadan içilmemeli; açıkta kalmış veya ıslandığından şüphelenilen yiyecekler kesinlikle tüketilmemelidir. Çalışanların sağlık durumları yakından takip edilmeli; bu süreçte işyeri hekiminin rehberliğinden yararlanılmalıdır.
Tatbikat Yükümlülükleri ve Plan Güncelleme
Hazırlanan acil durum planının uygulama adımlarının düzenli olarak takip edilebilmesi ve uygulanabilirliğinden emin olmak için işyerlerinde yılda en az bir defa tatbikat yapılır, denetlenir ve gözden geçirilerek gerekli düzeltici ve önleyici faaliyetler hayata geçirilir. Gerçekleştirilen tatbikatın tarihi, görülen eksiklikler ve bu eksiklikler doğrultusunda yapılacak düzenlemeleri içeren tatbikat raporu hazırlanmalıdır.
Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için acil durum planı en fazla 6 yılda bir, tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde en az 4 yılda bir, çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise en az 2 yılda bir yenilenmesi şarttır.
| Faaliyet | Az Tehlikeli | Tehlikeli | Çok Tehlikeli | Yasal Dayanak |
|---|---|---|---|---|
| Acil Durum Tatbikatı | Yılda en az 1 | Yılda en az 1 | Yılda en az 1 | İşy. Acil Dur. Hak. Yön. Md. 13 |
| Acil Durum Planı Güncelleme | En fazla 6 yılda 1 | En az 4 yılda 1 | En az 2 yılda 1 | İşy. Acil Dur. Hak. Yön. Md. 14 |
| Destek Elemanı Görevlendirmesi (başına) | 50 çalışana 1 | 40 çalışana 1 | 30 çalışana 1 | İşy. Acil Dur. Hak. Yön. Md. 11 |
| Sel / Su Baskını Risk Değerlendirmesi | Periyodik olarak | Periyodik olarak | Periyodik olarak | 6331 sy. Kanun Md. 10 |
| Tatbikat Raporu Düzenleme | Her tatbikat sonrası | Her tatbikat sonrası | Her tatbikat sonrası | İşy. Acil Dur. Hak. Yön. Md. 13 |
Deprem ve Diğer Doğal Afetlerle Bütünleşik Hazırlık
Sel riski, işyerinin genel afet hazırlık planından bağımsız ele alınamaz. Tıpkı deprem gibi, sel de işyerinde yapısal hasar, çalışan tahliyesi ve koordinasyon gerektiren bir acil durumdur. Afete hazır ve dirençli işyerleri oluşturmanın yolu risklerin belirlenmesinden geçer; işyerine ait açık ve kapalı mekânları etkileyebilecek afet türleri ve mümkünse etki dereceleri belirlenmelidir. Binanın/işyerinin kat ve vaziyet planları hazırlanarak görülebilir bir yere asılmalı, açık ve kapalı alanlar için müdahale planları yapılmalı, eğitimler takvimlendirilmeli ve mutlaka tüm personele verilmelidir.
Sel ve su baskını, işyerlerini ani ve yıkıcı biçimde etkileyebilen bir doğal afet olup 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik çerçevesinde işverenler bu tehlikeye karşı kapsamlı acil durum planı hazırlamak, ekip oluşturmak ve yılda en az bir tatbikat yapmakla yükümlüdür. Fiziksel bariyerler, elektrik güvenliği, ekipman koruma ve düzenli tatbikat; hem çalışan hayatını korur hem de işletmenin sel sonrası hızla normale dönmesini sağlar. Hazırlık ertelenmesi gereken bir eylem değil, bugünden yapılması zorunlu bir yatırımdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Hangi işyerleri sel acil durum planı hazırlamak zorundadır?
6331 sayılı Kanun kapsamındaki tüm işyerleri acil durumlara karşı plan hazırlamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük yalnızca büyük ölçekli üretim tesisleri için geçerli değildir; ofisler, mağazalar, depolar, atölyeler, fabrikalar, şantiyeler, sağlık kuruluşları ve hizmet işletmeleri de faaliyet alanına uygun acil durum planı hazırlamak zorundadır. Sel riski, işyerinin konumuna ve doğal afet geçmişine bakılarak risk değerlendirmesi aşamasında belirlenir ve plana dahil edilir.
Sel tatbikatı ne sıklıkla yapılmalıdır?
Hazırlanan acil durum planının uygulanabilirliğinden emin olmak için işyerlerinde yılda en az bir defa tatbikat yapılır, denetlenir ve gözden geçirilerek gerekli düzeltici ve önleyici faaliyetler yapılır. Tatbikat ile plan yenilemeyi karıştırmamak gerekir; tatbikat tüm tehlike sınıfları için yıllıktır; 2/4/6 yıl periyodu plan yenilemeye aittir.
Sel sırasında elektrik konusunda ne yapılmalıdır?
Selden etkilenen elektrik pano ve/veya trafolar derhal devre dışı bırakılmalıdır. Elektrik çarpması riskini önlemek için elektrik anahtarları kapatılmalı, elektrikli cihazların fişleri çekilmeli; ıslaksanız veya sudaysanız asla elektrikli hiçbir cihaza dokunulmamalıdır. Sel sonrası tüm elektrik tesisatı ve panoları yetkili elektrikçi tarafından kontrol edilmeden ana şaltere kesinlikle enerji verilmemelidir.
Sel sonrası ekipman ve malzemelerde hangi kontroller yapılmalıdır?
Sel-su baskını sonrasında sudan zarar görmesi olası tüm ekipman ve malzemeler bakım-onarım ekiplerince kontrol edilerek varsa arızalar giderilmeli; bozulan ya da kullanılamaz hale gelen malzemeler uygun şekilde bertaraf edilmelidir. Ayrıca hasar tespiti yapılmalı ve küflenmenin engellenmesi adına su tahliyesi gerçekleştirilmelidir.
Acil durum planı ne zaman güncellenmelidir?
İşyerinde belirlenmiş olan acil durumları etkileyebilecek veya yeni acil durumların ortaya çıkmasına neden olacak değişikliklerin meydana gelmesi halinde, etkinin büyüklüğüne göre acil durum planı tamamen veya kısmen yenilenir. Bunun yanı sıra az tehlikeli sınıftaki işyerleri için en fazla 6 yılda bir, tehlikeli sınıfta en az 4 yılda bir ve çok tehlikeli sınıfta ise en az 2 yılda bir güncelleme zorunludur.
Çalışanların sel hazırlığında görevleri nelerdir?
İşyerindeki çalışanlar; sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürecek bir acil durum ile karşılaştıklarında hemen en yakın amirine veya acil durumla ilgili görevlendirilen sorumluya haber vermekle yükümlüdür. Bunun yanı sıra tüm çalışanlar, tatbikatlara katılmak, acil durum planındaki görevleri bilmek ve kaçış rotalarını önceden öğrenmek sorumluluğunu taşımaktadır. Acil durum eğitimleri; AFAD, işçi-işveren kuruluşları, üniversiteler ve belediyeler gibi çeşitli kuruluşlar tarafından da verilebilir.
Bu konuyla ilgili diğer rehberler
→ İşyeri Revir ve İlk Yardım Dolabı
→ Deprem Anında İşyeri Güvenliği
→ Acil Durum Eylem Planı Nasıl Hazırlanır?
→ İşyerinde Yangın Güvenliği Önlemleri



