Arsenik, IARC tarafından insanlar için kesin kanserojen (Grup 1) olarak sınıflandırılan ve madencilik, cam imalatı, tarım ile metalürji gibi pek çok sektörde çalışanları tehdit eden ağır bir metaloiddir. Uzun süreli mesleki maruziyet; akciğer, mesane ve deri kanseri başta olmak üzere çok sayıda ciddi hastalığa zemin hazırlamaktadır. Türkiye’de arsenik maruziyeti, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde çıkarılan yönetmeliklerle düzenlenmekte; işverenler maruziyetin önlenmesi ve izlenmesi konusunda yasal yükümlülük taşımaktadır.
Arsenik Nedir? Kimyasal Özellikleri ve Formları
İnorganik arsenik bileşikleri oksijen, klor ve kükürt ile bir araya gelerek oluşurken; hayvanlar ve bitkilerdeki arsenik bileşikleri karbon ve hidrojenle birleşerek organik arsenik bileşiklerini meydana getirir. Mesleki açıdan en tehlikeli form olan inorganik arsenik; arsenikli toz, arsenikli hidrojen (arsin gazı) ve arsenik trioksit gibi bileşikler şeklinde karşımıza çıkar. Arsenik bileşiklerinin toksisitesinin meydana gelmesindeki en önemli mekanizma, organizmada tiyol grubu içeren enzimlerin bloke edilmesidir. Arseniğin yüksek reaktifli trivalan formları, DNA onarım enzimleri ve antioksidan enzimleri gibi birçok enzimin sülfidril gruplarına bağlanarak bu enzimlerin inhibisyonunu gerçekleştirir. Bu biyokimyasal mekanizma, arseniğin neden bu denli geniş kapsamlı organ hasarına yol açtığını açıklamaktadır.Mesleki Maruziyet Kaynakları: Hangi Sektörler Risk Altında?
Arsenik, endüstriyel olarak bir alaşım ajanı olarak ve ayrıca cam, pigmentler, tekstil, kağıt, metal yapıştırıcılar, ahşap koruyucuları ve mühimmatın işlenmesinde kullanılır. Arsenik ayrıca deri tabaklama işleminde ve sınırlı ölçüde pestisitlerde, yem katkı maddelerinde ve farmasötiklerde de kullanılmaktadır. Madencilik, tarım ve sanayi faaliyetleri arsenik salınımını artırmaktadır. Arsenik cevherleri madenciliği; aşındırıcı materyaller, amyant ve çeşitli mineral madencilikleriyle birlikte sınıflandırılan bir faaliyet koludur. Öte yandan demir-çelik, alüminyum, döküm ve asit, çimento ve kok, cam, kurşun ve arsenik gibi malzemelerin kullanıldığı fabrikaların çalışanları, yaklaşık 45 meslek grubu arasında mevzuat kapsamında değerlendirilmektedir.Risk Altındaki Başlıca Meslek Grupları
Çiftçiler ve tarım yöneticileri, pestisitler, herbisitler ve tarımda yaygın kullanılan arsenik bileşiklerine maruz kalan meslek grupları arasında yer almaktadır. Bunların yanı sıra inşaat işçileri, metalurji çalışanları ve kimya sektörü çalışanları da arsenik bileşikleriyle karşılaşma riski taşımaktadır.| Sektör / Meslek | Maruziyet Kaynağı | Maruziyet Yolu |
|---|---|---|
| Madencilik (arsenik cevheri) | Cevher tozu, ergitme dumanı | Solunum, deri |
| Cam ve seramik imalatı | Arsenik trioksit (renk giderici) | Solunum, deri |
| Ahşap koruma / emprenye | Bakır-arsenik bileşikleri (CCA) | Deri, solunum |
| Tarım / pestisit kullanımı | Arsenikli böcek ilaçları | Deri, ağız yolu |
| Metalurji / alaşım üretimi | Arsenik içeren metaller | Solunum, deri |
| Deri tabaklama | Arsenik bileşikleri | Deri, solunum |
| Elektronik / yarı iletken | Galyum arsenid (GaAs) | Solunum, deri |
Arseniğin Sağlık Üzerine Etkileri
Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC), arseniği kanser oluşturma özelliği ispatlanmış kimyasallar sınıfında (Grup 1) göstermekte ve arsenik maruziyetinin böbrek, mesane, karaciğer ve akciğer kanseri gelişiminde önemli bir rolü olduğunu bildirmektedir.Akut Maruziyet Belirtileri
Arsenik zehirlenmesi belirtileri akut durumlarda dudaklarda yanma, yutma güçlüğü, mide ağrıları, kramplar ve ishal olarak sıralanabilir. Özellikle yüksek konsantrasyonlarda arsin gazına maruziyet, akut hemolitik anemi ve böbrek yetmezliğine yol açabilecek tıbbi acil tablo oluşturabilir.Kronik Maruziyet ve Uzun Dönem Etkileri
Yüksek düzeyde inorganik arseniğe uzun süre maruz kalmanın ilk belirtileri genellikle deride görülür: pigmentasyon değişiklikleri, deri lezyonları ve el ile ayak tabanlarında sert lekeler ortaya çıkar. Bunlar yaklaşık beş yıllık minimum maruziyetten sonra belirginleşir ve cilt kanserinin habercisi olabilir. İnorganik arseniğin uzun süreli yutulmasıyla ilişkili olabilecek diğer olumsuz sağlık etkileri arasında gelişimsel etkiler, diyabet, pulmoner hastalıklar ve kardiyovasküler hastalıklar bulunmaktadır. Çok sayıda bilimsel çalışma arsenik maruziyetinin bilişsel gelişim, zekâ ve hafıza üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya koymuştur. Erken çocuklukta maruz kalındığında; genç erişkinlikte birden fazla kanser, akciğer hastalığı, kalp krizi ve böbrek yetmezliği görülebilmektedir.Türkiye’deki Yasal Düzenlemeler ve İşveren Yükümlülükleri
Arsenik, inorganik bileşikleriyle birlikte kanserojen madde niteliği taşıdığından Türkiye’de özel mevzuat kapsamında değerlendirilmektedir. 6 Ağustos 2013 tarihli ve 28730 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Kanserojen veya Mutajen Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik”, çalışanların bu tür maddelere maruziyetinden kaynaklanabilecek risklere karşı korunması amacıyla sınır değerler dahil asgari gereklilikleri belirlemektedir. Bu yönetmelik, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında kanserojen ve mutajen maddelere maruz kalma riski bulunan işlerin yapıldığı işyerlerinde uygulanır. Mesleki maruziyet sınır değerlerinin aşıldığı her durumda, işveren bu durumun en kısa sürede giderilmesi için koruyucu ve önleyici tedbirleri almak zorundadır.İşveren Yükümlülükleri: Kontrol Hiyerarşisi
Sağlık Gözetimi ve İzleme
Arseniğe mesleki düzeyde maruz kalan çalışanlar için periyodik sağlık gözetimi zorunludur. Bu gözetim kapsamında idrarda arsenik ölçümü biyolojik izleme açısından en yaygın kullanılan yöntemdir. İşyeri hekimi; işe giriş muayenesi ve dönemsel kontrollerde deri lezyonları, solunum fonksiyon testleri ile periferik sinir sistemi değerlendirmesini de yürütmelidir. Ayrıca işveren, çalışanların sağlığı için risk oluşturabilecek kimyasal maddelerin düzenli olarak ölçümünün ve analizinin yapılmasını sağlamak; maruziyeti etkileyen koşullarda herhangi bir değişiklik olduğunda ölçümleri tekrarlatmak zorundadır. Benzer kimyasal maruziyet riskleri açısından kurşun maruziyetiyle de kıyaslanması gereken arsenik konusunda kapsamlı bilgi edinmek isteyenler Kurşun Maruziyeti ve Sağlık Etkileri başlıklı makalemizi de inceleyebilir.- ✅ Risk değerlendirmesinde arsenik bileşikleri özel olarak tanımlandı mı?
- ✅ Çalışma ortamı ölçümleri yetkilendirilmiş laboratuvarda yaptırıldı mı?
- ✅ Güvenlik Bilgi Formu (GBF) güncel ve Türkçe mi?
- ✅ Çalışanlar arsenik riskleri konusunda eğitildi mi?
- ✅ KKD seçimi ve kullanımı doğru mu? (P100 filtre, nitril eldiven)
- ✅ Periyodik sağlık gözetimi planlandı mı?
- ✅ Biyolojik izleme (idrar arsenik düzeyi) uygulanıyor mu?
Arsenik Maruziyetinden Korunma: Pratik Önlemler
Mühendislik ve Teknik Önlemler
Arsenik üreten veya kullanan proseslerde kapalı sistem kullanımı öncelikli tercih olmalıdır. Lokal egzoz havalandırma (LEV) sistemleri, arsenik tozunun yayılmasını kaynağında engelleyen en etkili mühendislik kontrolüdür. Malzeme aktarımı sırasında ıslak yöntemlerin tercih edilmesi, kuru toz oluşumunu önemli ölçüde azaltır.Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) Seçimi
Arsenik tozu ve buharına karşı solunum koruyucusu olarak P100 sınıfı partikül filtreli yarı veya tam yüz maskesi kullanılması gerekmektedir. Arsin gazı tehlikesi olan ortamlarda ise bağımsız hava beslemeli solunum koruyucu zorunludur. El ve deri koruması için kimyasal dirençli nitril veya neopren eldiven ve kimyasal sıçramaya karşı koruyucu tulum tercih edilmelidir.Kişisel Hijyen Kuralları
Arseniğe maruz kalan çalışanların işyerinde yemek yemesi, içmesi veya sigara içmesi kesinlikle yasaktır. İşyerinden ayrılmadan önce el ve yüzün dikkatlice yıkanması, iş kıyafetlerinin işyerinde bırakılarak eve götürülmemesi temel hijyen kuralları arasındadır. Tarımsal işyerlerinde arsenik bileşikli pestisit kullanımına ilişkin ek korunma yöntemleri için Pestisit Maruziyeti ve Korunma başlıklı makalemizden de yararlanabilirsiniz.Arsenik maruziyeti, işyerlerinde ciddi meslek hastalığı riskine yol açan ve mevzuatımızda kanserojen madde olarak düzenlenen önemli bir İSG tehlikesidir. Madencilik, cam imalatı, metalürji ve tarım başta olmak üzere pek çok sektörde çalışanları tehdit eden bu risk; etkin risk değerlendirmesi, düzenli ortam ölçümleri, biyolojik izleme ve kapsamlı sağlık gözetimi ile kontrol altına alınabilir. İşverenler ve İSG profesyonelleri, arsenik konusunda yasal yükümlülüklerini yerine getirirken en güncel bilimsel ve mevzuat bilgilerinden yararlanmalı; çalışanlar da potansiyel belirtiler karşısında gecikmeksizin işyeri hekimine başvurmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Arsenik maruziyeti hangi kanser türlerine yol açar?
Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC), arseniği Grup 1 kanserojen olarak sınıflandırmakta ve arsenik maruziyetinin böbrek, mesane, karaciğer ve akciğer kanseri gelişiminde önemli rol oynadığını bildirmektedir. Kronik deri maruziyeti ise hiperkeratoz ve deri kanseriyle doğrudan ilişkilendirilmektedir.
Arseniğin işyerinde hangi yollarla vücuda girdiği bilinmektedir?
Arsenik işyerinde başlıca üç yolla vücuda girer: (1) Solunum yolu — toz ve duman inhale edilmesi; (2) Deri yolu — arsenik bileşikleriyle doğrudan temas; (3) Sindirim yolu — kirlenmiş el veya yüzeylere dokunulduktan sonra ağıza götürme. Kronik maruziyet durumunda idrarda sarımsak kokusu, aşırı salya ve yaygın kaşıntı gibi belirtiler de görülebilmektedir.
İçme suyundaki arsenik için WHO sınır değeri nedir?
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), içme suyunda izin verilen maksimum arsenik konsantrasyonunu 10 μg/L (ppb) olarak belirlemiştir. Türkiye’nin batı bölgelerindeki jeotermal alanlarda ve volkanik kayaçların bulunduğu bazı yerlerde yeraltı sularında yüksek arsenik değerleri saptanmıştır.
Arsenik maruziyeti açısından hangi mevzuat uygulanır?
Türkiye’de arsenik bileşikleri kanserojen madde niteliği taşıdığından, 6 Ağustos 2013 tarihli ve 28730 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Kanserojen veya Mutajen Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik” kapsamında değerlendirilir. Bunun yanı sıra Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik ile İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analizleri Hakkında Yönetmelik de uygulanmaktadır.
Arsenik maruziyetinin biyolojik izlemesi nasıl yapılır?
Mesleki arsenik maruziyetinin biyolojik izlemesinde en yaygın yöntem idrar arsenik ölçümüdür. Deniz ürünleri tüketiminden kaynaklanan organik arsenik karışıklığını önlemek amacıyla, örnek alımından en az 3 gün önce deniz ürünü tüketilmemesi gerekir. İşyeri hekimi, periyodik sağlık muayeneleri kapsamında bu biyolojik izleme testini planlamalıdır.
Arsenik zehirlenmesinin ilk belirtileri nelerdir ve ne zaman hekime başvurulmalıdır?
Akut arsenik zehirlenmesinde dudaklarda yanma, yutma güçlüğü, mide ağrıları, kramplar ve ishal görülürken kronik durumda ishal, deride renk koyulaşması, nefes ve terin sarımsak kokması, ödem ve yaygın kaşıntı belirtileri ortaya çıkabilmektedir. Arseniğe maruz kalan çalışanlarda bu belirtilerin herhangi birinin görülmesi hâlinde ivedilikle işyeri hekimine ya da acil servise başvurulması gerekmektedir. Benzer semptomları olan diğer kimyasal maruziyetler hakkında bilgi için Formaldehit Maruziyeti ve Riskleri sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Bu konuyla ilgili diğer rehberler
→ Kurşun Maruziyeti ve Sağlık Etkileri
→ Formaldehit Maruziyeti ve Riskleri
→ Elektromanyetik Alan Maruziyeti ve Sağlık
→ Silika (Kuvars) Tozu Maruziyeti ve Silikozis



