Alt işveren (taşeron) çalıştıran işyerlerinde İSG yönetimi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde hem asıl işverene hem de alt işverene kapsamlı yükümlülükler yüklemektedir. Asıl işveren, alt işverenin çalışanlarına karşı müteselsil sorumluluk taşıdığından koordinasyon ve denetim görevini titizlikle yerine getirmek zorundadır. Bu makalede, yasal çerçeve, risk değerlendirmesi, İSG kurulu yapısı ve etkin denetim süreçleri ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
Türkiye’de alt işveren uygulaması inşaat, enerji, petrokimya, gıda ve hizmet gibi pek çok sektörde yaygın biçimde kullanılmaktadır. Bir işyerinde birden fazla işverenin faaliyet gösterdiği bu ortamlar, iş sağlığı ve güvenliği açısından yönetilmesi güç riskler doğurur. Aynı çalışma alanını paylaşan asıl işveren ve alt işveren(ler), birbirlerinin faaliyetlerinden kaynaklanan tehlikelere karşılıklı olarak maruz kalır; bu da koordinasyon zorunluluğunu kaçınılmaz kılar. Taşeron çalışanlarında İSG yükümlülükleri konusu, mevzuatın en hassas alanlarından biri olmayı sürdürmektedir.
Yasal Çerçeve: 6331 Sayılı Kanun ve Asıl İşverenin Müteselsil Sorumluluğu
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işverenler, işyerlerinde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, çalışanların ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi ile yükümlüdür. Kanunun 4. maddesi kapsamındaki bu genel yükümlülükler, asıl işveren-alt işveren ilişkisinde özel bir boyut kazanmaktadır.
İş Kanunu’nun ikinci maddesinin beşinci fıkrasına göre; asıl ve alt işveren ilişkisinde asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işverenle birlikte sorumludurlar. Bu müteselsil sorumluluk, uygulamada asıl işvereni alt işveren üzerinde etkin bir denetim mekanizması kurmaya zorlamaktadır.
Doktrin ve Yargıtay görüşlerinde, alt işverenin işçilerinin işyerinde uğradıkları iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda doğan maddi ve manevi tazminat talepleri de asıl işverenin müteselsil sorumluluğu kapsamında olduğu değerlendirilir. Bu gerçek, asıl işverenlerin alt işveren İSG denetimini bir formalite olarak değil, kritik bir risk yönetimi aracı olarak ele alması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Koordinasyon Yükümlülüğü: ÇSGB’nin Resmi Görüşü
Alt işverenler de çalışanlarının hizmet sundukları işyerinin görev yaptıkları bölümlerine özgü risk değerlendirmesi çalışmaları da dâhil olmak üzere, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi, çalışanlarına iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sağlanması gibi Kanun hükümlerinin yerine getirilmesinden kendi çalışanlarına karşı ayrıca yükümlüdürler.
Asıl işverene ait bir işyerinde çalışmakta olan alt işverenlerin mevcudiyeti de asıl işverenin 6331 sayılı Kanun kapsamında işyerinde yürüteceği çalışmalarda dikkate alınmalı, önlemler buna göre geliştirilmelidir. Sonuç olarak; asıl işverenin alt işveren çalıştırdığı işyerlerinde müteselsilen sorumlu olması nedeniyle, alt işverenleri arasında iş sağlığı ve güvenliği konusunda koordinasyonu sağlaması gerekmektedir.
Asıl işverence İSG profesyonellerinin alacağı hizmet süreleri hesaplanırken alt işverenin çalışanları işyerinin toplam sayısına dâhil edilmez. Bu önemli düzenleme, her iki tarafın birbirinden bağımsız olarak iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi yükümlülüklerini yerine getirmesini gerektirmektedir.
Risk Değerlendirmesinde Asıl İşveren ve Alt İşveren Görevleri
Risk değerlendirmesi, İSG yönetiminin temel taşlarından biridir ve alt işveren ilişkisinde ayrı bir önem taşır. Bir işyerinde bir veya daha fazla alt işveren bulunması halinde; her alt işveren yürüttükleri işlerle ilgili olarak, ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca gerekli risk değerlendirmesi çalışmalarını yapar veya yaptırır. Alt işverenlerin risk değerlendirmesi çalışmaları konusunda asıl işverenin sorumluluk alanları ile ilgili ihtiyaç duydukları bilgi ve belgeler asıl işverence sağlanır.
Asıl işveren, alt işverenlerce yürütülen risk değerlendirmesi çalışmalarını denetler ve bu konudaki çalışmaları koordine eder. Alt işverenler hazırladıkları risk değerlendirmesinin bir nüshasını asıl işverene verir. Asıl işveren; bu risk değerlendirmesi çalışmalarını kendi çalışmasıyla bütünleştirerek, risk kontrol tedbirlerinin uygulanıp uygulanmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.
Acil Durum Planlarında İşbirliği
Acil durum planlarının hazırlanması konusunda işyerinin bütünü için asıl işveren, kendi çalışma alanı ve yaptıkları işler için ise alt işverenler sorumludur. Asıl işveren, taşeron işçileri ile müşteri ve ziyaretçi gibi işyerinde bulunan diğer kişileri acil durumlar konusunda bilgilendirir.
İSG Kurulu Yapılanması: Çalışan Sayısına Göre Senaryolar
Elli ve daha fazla çalışanın bulunduğu ve altı aydan fazla süren sürekli işlerin yapıldığı işyerlerinde işveren, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarda bulunmak üzere kurul oluşturur. Alt işveren ilişkisinin varlığında bu yükümlülük farklı senaryolara göre şekillenir.
| Senaryo | Asıl İşveren Çalışan Sayısı | Alt İşveren Çalışan Sayısı | Kurul Yükümlülüğü |
|---|---|---|---|
| A Senaryosu | ≥ 50 | ≥ 50 | Her iki taraf ayrı ayrı kurul kurar; koordinasyon asıl işverene aittir |
| B Senaryosu | ≥ 50 | < 50 | Asıl işveren kurul kurar; alt işveren vekâleten yetkili temsilci atar |
| C Senaryosu | < 50 | ≥ 50 | Alt işveren kurul kurar; asıl işveren kurula iş birliği için temsilci atar |
| D Senaryosu | < 50 | < 50 (Toplam > 50) | Koordinasyon asıl işverencde olmak üzere birlikte ortak kurul kurulur |
Kaynak: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Madde 22; İSG Kurulları Hakkında Yönetmelik
Altı aydan fazla süren asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu hallerde; asıl işveren ve alt işveren tarafından ayrı ayrı kurul oluşturulmuş ise, faaliyetlerin yürütülmesi ve kararların uygulanması konusunda iş birliği ve koordinasyon asıl işverence sağlanır. Bu düzenleme, altı aydan kısa süreli alt işveren ilişkilerini bu yükümlülük kapsamının dışında bırakmaktadır.
Alt İşveren İSG Denetiminin Temel Bileşenleri
İşe Başlama Öncesi Ön Denetim
Etkili bir alt işveren İSG yönetiminin temeli, işe başlamadan önce atılan adımlara dayanır. Asıl işveren; alt işverenin iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmelerini, risk değerlendirme belgelerini, çalışanlarının eğitim belgelerini ve KKD standartlarını sorgulamalı, sözleşme aşamasında İSG şartnamesi oluşturmalıdır. Asıl işveren; başka işyerlerinden çalışmak üzere kendi işyerine gelen çalışanları; işyerindeki sağlık ve güvenlik tedbirleri, yasal hak ve sorumlulukları ve olağan dışı durumdaki tahliyeler hakkında bilgilendirmelidir. Eğitim belgeleri olmadan işe başlatmamalı ve ortak çalışma alanlarında hijyen ve güvenlik önlemleri konusunda diğer işverenle iş birliği yapmalıdır.
Periyodik Saha Denetimleri
Aynı çalışma alanında birden fazla işverenin bulunması hâlinde, işverenler birbirlerinin çalışmalarını etkileyebilecek kurul kararları hakkında diğer işverenleri bilgilendirme mükellefiyeti altındadır. Bu bilgilendirme yükümlülüğünün etkin biçimde işleyebilmesi için periyodik saha denetimleri ve denetim tutanakları oluşturulması büyük önem taşır.
İşveren işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tutulmuş her kaydı süre sınırı olmaksızın, çalışanların sağlık dosyalarını ise işten ayrılmalarını takip eden 15 yıl boyunca saklamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, denetim belgelerinin de düzenli ve eksiksiz tutulması gerektiğini ortaya koymaktadır.
✅ Alt işveren iş güvenliği uzmanı / işyeri hekimi atama belgesi
✅ Sahaya özgü güncel risk değerlendirmesi
✅ Tüm çalışanlara ait İSG eğitim sertifikaları
✅ Kişisel koruyucu donanım teslim tutanakları
✅ Acil durum planı uyumu ve tatbikat kayıtları
✅ İş kazası / ramak kala kayıtları ve bildirimleri
✅ Periyodik kontrol (ekipman) belgeleri
✅ Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıf işyerlerinde çalışma izin prosedürleri
Cezai ve Hukuki Sorumluluk Boyutu
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu iş sahalarında meydana gelen iş kazalarından kaynaklanan cezai sorumluluğun kime ait olduğu belirlenirken tarafların aralarındaki hukuki ilişkiden çok, suç sayılan fiili kimin işlediğiyle ilgilenilir. Bu anlamda cezai sorumluluk, ortaya çıkan iş kazasının hangi işverenin faaliyetinden veya iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğüne aykırı davranışından kaynaklandığına göre belirlenecektir.
Asıl işverenin, alt işverenin kusurundan dolayı cezai sorumluluğunun doğmayacağını kabul etmek gerekirse de, asıl işveren, işi teslim edeceği alt işverenin o iş için gerekli özelliklere ve ehliyete sahip olup olmadığını araştırmak ve ondan sonra işi teslim etmek zorundadır. Bu durum, asıl işverenin alt işveren seçiminde göstereceği özeni hukuki açıdan da zorunlu kılmaktadır. İş kazasında işveren sorumluluğu konusunda daha fazla bilgiye bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
Bakanlık Teftişi ve İSGGM Denetim Yetkisi
Bu Kanun hükümlerinin uygulanmasının izlenmesi ve teftişi, iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapmaya yetkili Bakanlık iş müfettişlerince yapılır. Bu Kanun kapsamında yapılacak teftiş ve incelemelerde, 4857 sayılı Kanunun 92, 93, 96, 97 ve 107. maddeleri uygulanır.
OSGB’lerin denetimleri, yerinde veya dijital altyapı vasıtasıyla uzaktan erişim yoluyla gerçekleştirilir. Denetimlerde tespit edilen ihlallere göre ilgili Yönetmelikte yer verilen idari yaptırımların uygulanması hususunda denetim personeli tutanak tutar ve rapor hazırlar.
İş müfettişlerinin alt işveren çalıştırılan işyerlerindeki teftişlerde öncelikli olarak incelediği başlıca konular şunlardır: asıl işveren ile alt işveren arasındaki koordinasyon belgelerinin varlığı, alt işveren çalışanlarına yönelik İSG eğitimlerinin eksiksizliği, entegre risk değerlendirmesi ve acil durum planlarının güncelliği. 6331 sayılı Kanun’a göre işveren yükümlülükleri konusunda kapsamlı bilgiye ulaşmak için ilgili içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Alt işveren İSG yönetimi ve denetimi, yalnızca yasal bir yükümlülük değil; aynı zamanda kurumsal güvenlik kültürünün ve sürdürülebilir üretim anlayışının temel taşıdır. Asıl işverenler, müteselsil sorumluluk riskini minimize etmek için alt işveren seçiminde titizlik göstermeli, risk değerlendirmelerini entegre etmeli, düzenli saha denetimleri yapmalı ve tüm bu süreçleri belgelendirmelidir. Unutulmamalıdır ki iyi tasarlanmış bir alt işveren İSG yönetim sistemi, hem iş kazalarını önler hem de olası teftişlerde ve hukuki süreçlerde kurumu korur.
Sıkça Sorulan Sorular
Asıl işveren, alt işverenin çalışanlarından müteselsilen sorumlu mudur?
Evet. Asıl işverene nazaran mali bakımdan daha kısıtlı imkânlara sahip alt işverenlerin, çalışanlarına ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan borçlarını karşılayamaması ihtimaline karşın, daha güçlü mali yapıya sahip asıl işverenler söz konusu borçlardan alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Bu nedenle asıl işveren, alt işveren üzerindeki denetimini ihmal etmemelidir.
Alt işveren, kendi çalışanları için ayrı risk değerlendirmesi yapmak zorunda mıdır?
Evet. Aynı işyerinde birden fazla alt işveren bulunması halinde her alt işveren kendi çalışanları için ayrı risk değerlendirmesi yapar. Asıl işveren, alt işverenlerin değerlendirmelerini koordine etmek ve birbirini etkileyen riskleri ortak değerlendirmek zorundadır. Ayrıca alt işverenler, hazırladıkları risk değerlendirmesinin bir nüshasını asıl işverene teslim etmekle yükümlüdür.
İSG kurulu kurma yükümlülüğünde alt işveren çalışanları sayıya dahil edilir mi?
Hayır. İşverenden iş alan alt işverenlerce çalıştırılan sigortalılar, çalışan sayısına dâhil edilmez. Her taraf, kendi çalışan sayısına göre kurul oluşturma yükümlülüğünü ayrı ayrı değerlendirmelidir. Ancak toplam çalışan sayısı elli kişiyi geçtiğinde ortak kurul kurma yoluna gidilebilir.
Alt işveren çalışanları tehlikeli sınıftaki işyerinde eğitimsiz işe başlatılabilir mi?
Hayır. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde; yapılacak işlerde karşılaşılacak sağlık ve güvenlik riskleri ile ilgili yeterli bilgi ve talimatları içeren eğitimin alındığına dair belge olmaksızın, başka işyerlerinden çalışmak üzere gelen çalışanlar işe başlatılamaz. Bu yasal zorunluluk, denetimde en sık karşılaşılan ihlaller arasındadır.
Alt işveren iş kazasında asıl işveren cezai açıdan da sorumlu tutulur mu?
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu iş sahalarında meydana gelen iş kazalarından kaynaklanan cezai sorumluluğun kime ait olduğu belirlenirken tarafların aralarındaki hukuki ilişkiden çok, suç sayılan fiili kimin işlediğiyle ilgilenilir. Cezai sorumluluk, ortaya çıkan iş kazasının hangi işverenin faaliyetinden veya iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğüne aykırı davranışından kaynaklandığına göre belirlenecektir. Asıl işverenin denetim yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması, cezai sorumluluğunu pekiştirebilir.
Bakanlık iş müfettişleri alt işveren denetimlerinde nelere bakar?
İş müfettişleri; alt işveren çalışanlarına ait İSG eğitim belgeleri, asıl işveren ile koordinasyon tutanakları, entegre risk değerlendirmesi, acil durum planları ve tatbikat kayıtları, iş güvenliği uzmanı/işyeri hekimi görevlendirme sözleşmeleri ile KKD teslim belgelerini incelemektedir. Bakanlık, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği konularında ölçüm, inceleme ve araştırma yapmaya, bu amaçla numune almaya ve eğitim kurumları ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinde kontrol ve denetim yapmaya yetkilidir.
Bu konuyla ilgili diğer rehberler
→ İş Güvenliği Denetimi Nasıl Yapılır?
→ İSG Bütçe ve Maliyet Yönetimi
→ Drone ile Saha Güvenlik Denetimi
→ Uzaktan ve Hibrit Çalışmada İSG Yönetimi



