What-If analizi (‘Ya olursa?’ analizi), bir sistem, süreç veya işlemle ilgili olası sapmaları ve tehlikeleri belirlemek için ‘ya şu olursa?’ türünde sorular soran bir risk analiz yöntemidir. Yöntem, bir ekibin yapılandırılmış bir beyin fırtınası yaparak, olası problem senaryolarını ortaya çıkarmasına dayanır.
What-If analizinin en büyük avantajı, basitliği ve esnekliğidir. Karmaşık matematiksel hesaplamalar gerektirmez; bunun yerine, deneyimli kişilerin ‘ne ters gidebilir?’ sorusunu sistematik biçimde tartışmasına dayanır. Bu, onu kolay uygulanabilir ve anlaşılır bir yöntem yapar.
What-If Analizinin Mantığı
What-If analizi, bir sürecin her aşaması için olası sapmaları sorgular. Ekip, ‘ya bu vana açık kalırsa?’, ‘ya bu malzeme yanlış olursa?’, ‘ya bu adım atlanırsa?’ gibi sorular sorar. Her soru, olası bir problem senaryosunu temsil eder. Ekip, bu senaryonun sonuçlarını değerlendirir ve gerekli önlemleri belirler. Bu yaklaşım, akla gelebilecek tüm olası sorunları sistematik biçimde tarar.
Analizin Yürütülmesi
What-If analizi, genellikle farklı uzmanlıklardan oluşan bir ekiple yürütülür. Süreç adım adım ele alınır ve her adım için ‘ya olursa?’ soruları sorulur. Her soru için; olası sonuç, mevcut önlemler ve gereken ek önlemler değerlendirilir. Sorular ve cevaplar sistematik biçimde kaydedilir. Bu süreç, ekibin kolektif bilgisini ve deneyimini kullanarak, tek bir kişinin gözden kaçırabileceği tehlikeleri ortaya çıkarır.
Avantajları
What-If analizinin çeşitli avantajları vardır. Yöntem esnektir; basit bir işlemden karmaşık bir sürece kadar geniş bir yelpazede uygulanabilir. Anlaşılırdır; karmaşık teknik bilgi gerektirmez, bu yüzden farklı kişiler katılabilir. Ekip çalışmasını teşvik eder; kolektif deneyimi kullanır. Görece hızlıdır; kapsamlı hesaplamalar yerine tartışmaya dayanır. Bu özellikler, What-If’i yaygın kullanılan bir yöntem yapar.
Sınırlılıkları
What-If analizinin bazı sınırlılıkları da vardır. Yöntemin kapsamlılığı, ekibin akla getirebildiği sorularla sınırlıdır; düşünülmeyen bir senaryo gözden kaçabilir. Bu nedenle yöntem, bazen matris veya kontrol listesi gibi diğer yöntemlerle birlikte kullanılır. Ayrıca çok karmaşık sistemler için, FMEA veya HAZOP gibi daha sistematik yöntemler daha uygun olabilir. What-If, orta düzey karmaşıklık için idealdir.
Sonuç
What-If analizi, bir sistem veya süreç için ‘ya şu olursa?’ sorularını sistematik biçimde sorarak olası tehlikeleri ve sonuçlarını belirleyen, beyin fırtınası temelli bir risk analiz yöntemidir. Farklı uzmanlıklardan oluşan bir ekiple yürütülür; her süreç adımı için sapma senaryoları sorgulanır, sonuçları ve önlemleri değerlendirilir. Yöntemin avantajları esnekliği, anlaşılırlığı ve ekip çalışmasını teşvik etmesidir. Sınırlılığı ise kapsamının ekibin akla getirdiği sorularla sınırlı olmasıdır; bu yüzden bazen diğer yöntemlerle birlikte kullanılır. Etkili olması için ekibin, en olası olmayan senaryoları bile sorgulaması gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu konuyla ilgili diğer rehberler
→ Bow-Tie (Papyon) Risk Analizi Yöntemi
→ Fine-Kinney Risk Değerlendirme Yöntemi
→ Kontrol Listesi (Checklist) Yöntemi
→ Hata Türü ve Etkileri Analizi (FMEA) Nedir?



