Dirsek ve omuz zorlanma yaralanmaları, iş hayatında tekrarlayan hareketler, zorlayıcı pozisyonlar ve aşırı yüklenme sonucunda ortaya çıkan kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının en yaygın formlarından ikisini oluşturmaktadır. Lateral epikondilit (tenisçi dirseği), medial epikondilit (golfçü dirseği) ve rotator kılıf sendromu gibi tanılar; inşaat, tekstil, imalat ve sağlık sektörü başta olmak üzere pek çok meslek grubunda meslek hastalığı olarak kayıt altına alınmaktadır. Türkiye’de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve SGK mevzuatı çerçevesinde bu yaralanmaların önlenmesi işverenin temel yükümlülüğü kapsamında değerlendirilmektedir.
Çalışma hayatında üst ekstremite yaralanmaları, hem anlık iş kazası hem de uzun vadeli meslek hastalığı boyutuyla ciddi bir iş gücü kaybına yol açmaktadır. Dirsek ve omuz eklemleri; tekrarlayan el-bilek hareketleri, baş üstü çalışma pozisyonları ve aşırı kavrama kuvveti gerektiren görevlerde en çok zorlanan anatomik yapılar arasında yer almaktadır. Bu makalede söz konusu yaralanmaların nedenleri, risk faktörleri, mevzuat kapsamındaki yükümlülükler ve işyerinde alınabilecek ergonomik önlemler kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.
Dirsek ve Omuz Zorlanma Yaralanmalarının Tanımı ve Tıbbi Sınıflandırması
Çalışanlarda görülen, iş kaynaklı ağrı, hareket kısıtlanması ve sakatlıklarla seyredebilen; öncelikle kaslar, tendonlar, ligamanlar ve diskler gibi yumuşak dokuları etkileyen rahatsızlıklar, iş ile ilgili kas-iskelet sistemi rahatsızlığı (KİSR) olarak kabul edilmektedir. Bu geniş kategori içinde dirsek ve omuz bölgesini etkileyen başlıca klinik tablolar şunlardır:
Dirsek Zorlanma Yaralanmaları
Tıbbi adıyla lateral epikondilit olarak adlandırılan tenisçi dirseği; dirseğin dış kısmındaki kemik çıkıntısına yapışan kas ve tendonların aşırı kullanımı veya tekrarlayan zorlanmalar sonucunda iltihaplanması ve yıpranmasıyla ortaya çıkar. Kasın kemiğe yapıştığı bu küçük alanda, tekrarlayan zorlanmalar sonucunda sağlıklı tendon dokusu yerine kalitesiz, esnekliğini yitirmiş ve ağrıya duyarlı bir yara dokusu oluşmaya başlar.
Dirsek iç tarafında gelişen medial epikondilit (golfçü dirseği) ise benzer mekanizmayla, fakat ön kolun fleksör kaslarının bağlandığı medial epikondil bölgesinde ortaya çıkmaktadır. Ağrıya ek olarak hassasiyet, şişlik, hareket kısıtlılığı, kavrama gücünde azalma ve dirseği hareket ettirirken rahatsızlık hissi görülebilir.
Omuz Zorlanma Yaralanmaları
Omuz ekleminde yer alan kas ve tendonların, akromiyon kemiği ile humerus başı arasında sıkışması sonucu meydana gelen omuz sıkışma sendromu (subakromiyal impingement), günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir. Omuz sıkışma sendromu genellikle tekrarlayan hareketler, yaşlanmaya bağlı doku zayıflaması ve travmalar sonucu ortaya çıkar; özellikle baş üstü aktiviteler gerektiren meslekler (örneğin boyacılık, marangozluk) omuz kaslarını zorlayarak sıkışmaya neden olabilir.
Meslek Hastalığı Olarak Değerlendirme: Türk Mevzuatındaki Çerçeve
Türkiye’de, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oran Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alan listede meslek hastalıkları 5 grupta ele alınmakta olup kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları E Grubu olan fiziksel faktörlere bağlı gelişen meslek hastalıkları sınıfında yer almaktadır. Lateral epikondilit (tenisçi dirseği) için risk oluşturan başlıca işler arasında çekiç-tornavida kullanma, küçük parça montajı, et kesme ve müzik aleti çalma; omuz tendiniti ve rotator kılıf sendromu için ise zımbalama, tavan montajı, tavan kaynağı, tavan boyama, oto tamiri, paketleme, depolama, inşaat ve postacılık sayılmaktadır.
Sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalıklar meslek hastalığı olarak kabul edilmektedir. Dirsek veya omuz zorlanma yaralanmasının meslek hastalığı kapsamına alınabilmesi için ilgili yönetmelikteki yükümlülük süreleri ve maruziyet koşullarının sağlanması gerekmektedir.
Meslek hastalığının tespit edilmesi süreci, genel olarak çalışanın şikayeti üzerine başlamaktadır. Çalışan, meslek hastalığından şüphelendiğinde işyeri hekimine ya da SGK tarafından yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarına başvurmaktadır. Bildirimin gecikmesi hak kayıplarına yol açabileceğinden, belirti başlangıcında derhal hareket edilmelidir.
Risk Altındaki Meslek Grupları
| Meslek / Sektör | Yaralanma Türü | Başlıca Risk Faktörü |
|---|---|---|
| Boyacılar, marangozlar | Omuz sıkışma sendromu, rotator kılıf | Baş üstü tekrarlayan çalışma |
| Oto tamirciler, kaynakçılar | Omuz tendiniti, lateral epikondilit | Zorlu pozisyon + titreşim |
| Montaj / bant çalışanları | Lateral / medial epikondilit | Yüksek frekanslı tekrarlayan hareket |
| Et, balık işleme işçileri | Lateral epikondilit | Kesme + kavrama kuvveti |
| İnşaat işçileri | Omuz tendiniti, epikondilit | Ağır yük + zorlu vücut pozisyonu |
| Müzisyenler, sekreterler | Lateral epikondilit, karpal tünel | İnce motor tekrarlayan hareketler |
| Postacılar, depo çalışanları | Rotator kılıf sendromu | Tekrarlayan omuz fleksiyonu |
Risk Faktörleri ve Oluşum Mekanizması
Bu hastalıkların oluşumunda monoton iş, işyerinde tekrarlamalı ve zorlamalı hareketler, vücudun kötü pozisyonlarda kullanımı, hatalı davranışlar, titreşimi de içeren ergonomik yetersizlikler önemli rol oynar. Dirsek ve omuz bölgesinde zorlanma yaralanmalarına zemin hazırlayan ergonomik risk faktörleri üç ana başlıkta toplanabilir:
- Fiziksel Faktörler: Dakikada belirli sayının üzerinde gerçekleşen tekrarlayan hareketler, 60° üzerinde omuz abduksiyonu veya fleksiyonu gerektiren çalışma pozisyonları, yüksek kavrama kuvveti, el-kol titreşimine maruziyetin süre ve şiddeti.
- Örgütsel Faktörler: Yetersiz dinlenme araları, iş döngüsünün kısalığı, görev çeşitliliğinin düşüklüğü, performans baskısı.
- Bireysel Faktörler: Yaş, cinsiyet, kas kuvveti yetersizliği, daha önce geçirilmiş üst ekstremite yaralanması, sigara kullanımı.
Tenisçi dirseği sadece tenis oynayanlarda görülmez; boyacılar, oto tamirciler, halı dokumacıları, muslukçular, temizlik işçileri gibi meslek gruplarında çok sık görülmektedir.
İşverenin Yasal Yükümlülükleri: 6331 Sayılı Kanun Çerçevesi
Dirsek ve omuz zorlanma yaralanmalarının önlenmesine yönelik işveren yükümlülükleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında açıkça düzenlenmiştir. Ergonomik risklerin kontrolü, 6331 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki işverenin genel yükümlülüğü kapsamında değerlendirilir: “İşveren, mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri sağlamak ve çalışanların sağlık ve güvenliğini korumakla yükümlüdür.”
Ergonomik risklerin değerlendirilmesi, Türk hukukunda zorunlu bir unsurdur. Temel dayanaklar arasında 6331 sayılı Kanun m.10 yer almakta olup risk değerlendirmesi yapılması ve risklerin analiz edilmesi öngörülmektedir. Ayrıca Ekranlı Araçlarla Çalışma Yönetmeliği masa, sandalye ve monitör ergonomisini düzenlerken; Elle Taşıma İşleri Yönetmeliği de fizyolojik uygunluk ilkesini esas almaktadır.
Ergonomik risk değerlendirmesinde yöntem seçimi de önem taşımaktadır. Risk analizi için uygun yöntem (OWAS, REBA, NIOSH vb.) seçilir; skorlar üzerinden düşük–orta–yüksek sınıflandırma yapılır. Dirsek ve omuz maruziyetini doğrudan değerlendiren RULA (Rapid Upper Limb Assessment) yöntemi bu bölgeler için özellikle tercih edilmektedir.
Çalışma ortamında bulunan fiziksel, kimyasal, biyolojik, psikososyal, ergonomik ve benzeri tehlike kaynaklarının neden olduğu tehlikelerle ilgili; tehlikelerin nitelik ve niceliklerini ve çalışanların bunlara maruziyet seviyelerini belirlemek amacıyla gerekli bütün kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmalar yapılır. Bu kapsamda dirsek-omuz bölgesine yönelik ergonomik değerlendirme, risk değerlendirmesi dokümanının zorunlu bir bileşeni olmalıdır.
Detaylı tekrarlayan hareket ve zorlanma risk yönetimi için tekrarlı hareket ve zorlanma rehberimizi incelemenizi tavsiye ederiz. Meslek hastalığının tespiti ve tazminat haklarınız için de meslek hastalığı tazminat rehberini ziyaret edebilirsiniz.
İşyerinde Alınması Gereken Ergonomik ve Teknik Önlemler
Mühendislik ve Tasarım Önlemleri
Ergonomik risk faktörlerini azaltmak için işyerlerinde mühendislik, yönetsel ve davranışsal/kişisel olmak üzere farklı yaklaşımlar geliştirilmeye devam etmektedir. Mühendislik önlemleri, etki hiyerarşisinde en üst sırada yer almakta ve kaynakta müdahaleyi esas almaktadır:
- İş istasyonunun çalışan boyuna ve görev gereksinimlerine göre yükseklik ayarının yapılması
- Otomatik veya yarı otomatik pnömatik araç kullanımıyla el-kol kuvveti gereksiniminin azaltılması
- Konveyör hızlarının fizyolojik sınırlar içinde tutulması
- Raf ve depolama sistemlerinin omuz aksı üzerinde çalışmayı gerektirmeyecek yüksekliğe ayarlanması
Yönetsel Önlemler
Aynı hareketi uzun süre tekrar etmek dirsek üzerindeki yükü artırabileceğinden, tekrarlayan hareketlerden kaçınmak veya bu tür hareketler yaparken düzenli aralar vermek büyük önem taşımaktadır. İş rotasyonu uygulamaları da farklı kas gruplarının kullanılmasını sağlayarak kümülatif yüklenmeyi azaltmaktadır.
Kişisel Koruyucu Ekipman ve Bireysel Önlemler
Dirseklik (epikondil bandı) ve bilek destekleri, semptomatik dönemde kas-kemik birleşme yerine binen kuvvetin azaltılmasına yardımcı olmaktadır. Kan akışını artırmak için çalışmaya başlamadan önce el, kol ve omuzlardaki kasları çalıştıracak egzersizler yapılması da yararlı bir önlem olarak önerilmektedir.
Meslek Hastalığı Tanısı ve Çalışanın Hakları
Dirsek veya omuz zorlanma yaralanmasının meslek hastalığı olarak tescil edilmesi durumunda çalışana çeşitli haklar doğmaktadır. Meslek hastalığına yakalanan işçilerin hakları, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği kapsamında yasal olarak korunmaktadır. İşçi, meslek hastalığına yakalandığında öncelikle sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkına sahiptir. Ayrıca işçi, meslek hastalığı nedeniyle çalışamayacak duruma gelirse SGK’ya başvurarak gelir kaybı tazminatı talep edebilir.
Meslek hastalığının hukuki boyutunu ve tazminat koşullarını daha ayrıntılı incelemek isteyenler için meslek hastalığı nedir makalemiz kapsamlı bir başlangıç noktası sunmaktadır.
Dirsek ve omuz zorlanma yaralanmaları; lateral epikondilit, rotator kılıf sendromu ve omuz sıkışma sendromu gibi kronikleşme potansiyeli yüksek tablolarla kendini göstermektedir. Türkiye’de bu yaralanmalar, SGK Sağlık İşlemleri Tüzüğü kapsamında meslek hastalığı olarak tescil edilebilmekte; 6331 sayılı Kanun çerçevesinde işverenlere ergonomik risk değerlendirmesi yapma ve önlem alma zorunluluğu getirilmektedir. İşyerinde RULA, REBA veya OWAS gibi yöntemlerle yapılan sistematik değerlendirmeler, iş istasyonu yeniden tasarımı, görev rotasyonu ve yeterli dinlenme araları ile bu yaralanmaların büyük bölümü önlenebilmektedir. Erken belirti tespiti ve derhal işyeri hekimine yönlendirme, kronikleşme ve kalıcı iş göremezlik riskini önemli ölçüde azaltmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Tenisçi dirseği (lateral epikondilit) meslek hastalığı sayılır mı?
Lateral epikondilit (tenisçi dirseği), Türkiye meslek hastalıkları listesinde yer almakta olup çekiç-tornavida kullanma, küçük parça montajı, et kesme ve müzik aleti çalma gibi işler için hastalık tehlikesi oluşturan meslekler arasında sayılmaktadır. SGK Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oran Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında yetkili sağlık kuruluşuna başvurularak meslek hastalığı tanısı alınabilmektedir.
Omuz ağrısının iş kaynaklı olduğunu nasıl ispat ederim?
Meslek hastalığı tespitinde işyerindeki maruziyet koşullarının belgelenmesi kritik öneme sahiptir. Hastalığın, SGK Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oran Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alması ve yönetmelikte belirtilen süre içinde meydana gelmesi; ayrıca meslek hastalığı olduğuna SGK Sağlık Kurulunca karar verilmesi unsurlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İşyeri hekiminize, iş güvenliği uzmanına veya SGK’ya bağlı meslek hastalıkları hastanesine başvurun.
İşveren ergonomik önlem almak zorunda mı?
Evet. Ergonomik risklerin kontrolü, 6331 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamındaki işverenin genel yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilmekte; işveren mesleki risklerin önlenmesi için gerekli her türlü önlemi almak ve araç-gereçleri sağlamakla yükümlüdür. Ergonomik risk değerlendirmesi yapılmaması idari yaptırım doğurabilmektedir.
Zorlanma yaralanmalarında hangi ergonomik değerlendirme yöntemleri kullanılır?
Risk analizi için OWAS, REBA, NIOSH gibi uygun yöntemler seçilir. Üst ekstremite değerlendirmesinde özellikle RULA (Rapid Upper Limb Assessment) yöntemi tercih edilmektedir. Bu yöntem; dirsek açısı, omuz fleksiyon/abduksiyon derecesi, bilek pozisyonu ve kas aktivasyon süresini birlikte puanlayarak müdahale önceliği belirlemeye imkân tanır.
Meslek hastalığı tazminat davası için süre sınırı var mı?
Tazminat davalarında zaman aşımı süresi büyük önem taşır. Meslek hastalığının öğrenildiği tarihten itibaren 10 yıl içinde tazminat davası açılmalıdır. Ancak işverenin kasten hareket ettiği ya da ağır ihmal gösterdiği ispatlanırsa zaman aşımı süresi uzayabilir. Hak kayıplarını önlemek için tanı alındıktan sonra vakit kaybetmeden hukuki danışmanlık alınması önerilmektedir.
İşyerinde hangi mola süresi ve rotasyon uygulamaları önerilmektedir?
Bilgisayar başında çalışırken en fazla yarım saatte bir birkaç dakikalık aralar verilmesi önerilmektedir. Yüksek tekrarlı montaj veya kesim işlerinde ise görev rotasyonu ile aynı kas grubunun dinlenme fırsatı elde etmesi sağlanmalıdır. Ergonomik risk değerlendirmesinin yılda en az bir kez veya iş koşulları değiştiğinde tekrarlanması da yönetmeliklerin öngördüğü temel gereklilikler arasındadır.
Bu konuyla ilgili diğer rehberler
→ Meslek Hastalığı Tazminatı ve Hakları
→ Meslek Hastalığı Nedir?
→ Silikoz (Akciğer Tozlanması) Nedir?
→ Gürültüye Bağlı İşitme Kaybı



