Su Geçirmez ve Kimyasal Dayanımlı Botlar

Su Geçirmez ve Kimyasal Dayanımlı Botlar

Su geçirmez ve kimyasal dayanımlı botlar, kimya, petrokimya, gıda, tarım ve atık su sektörlerinde çalışanların ayak ve bacaklarını sıvı kimyasallardan, asitlerden, alkalilerden ve biyolojik tehlikelerden koruyan kritik bir KKD unsurudur. Bu ekipmanlar; TS EN 13832 ve TS EN ISO 20345 standartları çerçevesinde test edilmekte ve CE işareti taşımaları zorunlu tutulmaktadır. Doğru malzeme seçimi, standart uygunluğu ve düzenli bakım; iş kazalarının önlenmesinde belirleyici rol oynamaktadır.

Kimyasal tehlikelere maruz kalan çalışma ortamlarında ayak ve bacakların korunması, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) perspektifinden çoğu zaman göz ardı edilen ama son derece hayati bir konudur. Kimyasal tehlikeler ve ortaya çıkardığı riskler göz önünde bulundurulduğunda, koruyucu botların salt bir aksesuar olmadığı; aksine çalışanı ciddi yaralanmalardan, kimyasal yanıklardan ve uzun vadeli deri hastalıklarından koruyan zorunlu bir KKD olduğu anlaşılmaktadır. Su geçirmez ve kimyasal dayanımlı botlar; petrokimya tesislerinden tarım ilaçlamasına, gıda işleme tesislerinden atık su arıtma sistemlerine kadar pek çok sektörde vazgeçilmez bir koruma kalkanı oluşturur.

Neden Bu Kadar Önemli? Kimyasal Maruziyet ve Ayak Güvenliği

İş güvenliği ayakkabıları; maden, inşaat, metal sanayi ve benzeri iş kollarında sıkça karşılaşılan ağır parçaların ayak üzerine düşmesi, erimiş metal ya da sıvıların ayak üzerine dökülmesi, kimyasalların ayak ya da bacak üzerine dökülmesi veya sıçraması sonucu doku kayıplarının veya yanıkların oluşması gibi çeşitli risklere karşı tasarlanmıştır. Özellikle asit, alkali ve çözücü içeren ortamlarda yeterli koruma sağlanmadığında, hem ani kimyasal yanıklar hem de uzun süreli kronik deri tahribatı kaçınılmaz hale gelmektedir.

KKD, çalışanı korumak için kimyasalların aşındırıcı etkileri başta olmak üzere tüm zararlı etkilere karşı dayanıklı olmalıdır. Bu nedenle koruyucu bot seçimi; yalnızca su geçirmezlik değil, temas edilen kimyasalın türüne ve konsantrasyonuna uygun malzeme dayanımını da kapsamalıdır.

⚠️ Önemli Hatırlatma: Kimyasal dayanımlı bot seçiminde risk değerlendirmesi temel alınmalıdır. Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Yönetmeliği uyarınca işveren, çalışanları maruz kaldıkları kimyasallara uygun KKD ile donatmakla yükümlüdür.

Geçerli Standartlar ve Mevzuat Çerçevesi

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa göre çıkarılan “Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik” ile iş sağlığı ve güvenliği bakımından KKD’lerin temini, kullanımı, özellikleri ve diğer hususlarla ilgili hükümler getirilmiştir. Koruyucu botlar bu yönetmelik kapsamında değerlendirilmekte olup CE işareti zorunludur.

Ayak Koruma Standartları

Kimyasal dayanımlı botlara ilişkin temel standartlar şu şekilde özetlenebilir:

  • TS EN 13832-1: Kimyasal maddelere karşı koruyucu ayak giyecekleri — Terimler ve deney yöntemleri
  • TS EN 13832-2: Kimyasal maddelere karşı koruyucu ayak giyecekleri — Laboratuvar şartlarında kimyasal maddelere dirençli ayak giyecekleri için kurallar
  • TS EN 13832-3: Kimyasal maddelere karşı koruyucu ayak giyecekleri — Laboratuvar şartlarında kimyasal maddelere karşı yüksek dirençli ayak giyecekleri için kurallar
  • TS EN ISO 20345: Kişisel koruyucu donanım — Emniyet ayak giyecekleri

EN 13832-2 standardı, kullanıcıyı belirli kimyasallarla zaman içinde sınırlı temasa karşı korumak için ayakkabılara ilişkin gereklilikleri belirtir. EN 13832-3 ise daha yoğun ve uzun süreli kimyasal temas senaryolarını kapsar; dolayısıyla kimya tesisleri gibi yüksek riskli ortamlarda bu üst düzey standardın esas alınması gerekmektedir.

EN ISO 20345 standardı tüm güvenlik ayakkabılarının parmak korumasına sahip olmasını gerektirir ve 200 jul darbeye dayanıklılık ile 15 kN sıkıştırma testi standardını belirler.

TS EN 13832-1Terimler & Deney YöntemleriTS EN 13832-2Sınırlı Kimyasal TemasTS EN 13832-3Uzun Süreli / Yoğun TemasTS EN ISO 20345Emniyet Ayak Giyecekleri (Genel Çerçeve)
Şekil 1: Kimyasal Dayanımlı Botlara İlişkin Temel Standart Hiyerarşisi

Malzeme Türleri ve Kimyasal Dayanım Özellikleri

Koruyucu botların etkinliği büyük ölçüde üretimde kullanılan malzemeye bağlıdır. Kimyasal dayanımlı koruyucu ekipman üretiminde nitril, neopren ve PVC başlıca malzeme seçenekleri olarak öne çıkmaktadır. Her malzemenin farklı kimyasallara karşı güçlü ve zayıf yönleri mevcuttur; dolayısıyla seçim sürecinde risk değerlendirmesi sonuçları belirleyici olmalıdır.

Malzeme Güçlü Olduğu Kimyasallar Zayıf Olduğu Durumlar Tipik Kullanım Alanları
PVC (Polivinil Klorür) Asitler, alkaliler, yağlı ortamlar, su Organik çözücüler, yüksek sıcaklık Gıda, tarım, atık su, inşaat
Nitril (NBR) Yağlar, yakıtlar, hidrokarbon bazlı sıvılar Aromatik çözücüler, keton grubu Petrokimya, otomotiv, makine
Neopren Asitler, yağlar, oksidasyon maddeleri Klorlu çözücüler Kimya endüstrisi, laboratuvar
Doğal Kauçuk (Lateks) Su bazlı sıvılar, seyreltik asitler Yağlar, çözücüler, lateks alerjisi riski Tarım ilaçlaması, genel sanayi
Butil Kauçuk Güçlü asitler, ketone’lar, esterler Yağlar, yakıtlar İlaç, kimya laboratuvarı

NBR (nitril): mineral yağlara, yakıtlara ve hidrokarbon bazlı sıvılara karşı yüksek direnç gösterirken; EPDM: UV ışınları, ozon, hava koşulları ve sıcak suya karşı üstün dayanım sağlar. Bu farklılık, malzeme seçiminin ne denli kritik bir teknik karar olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Bot Tasarımı: Uzunluk ve Yapısal Özellikler

Kimyasal dayanımlı botlar, risk düzeyi ve temas bölgesine göre farklı boy seçenekleriyle üretilir: diz altı (kısa çizme), diz boyu ve uyluk boyu çizmeler. Dikiş ve bağlantı noktaları da kimyasal geçirgenliğe karşı test edilmeli; tek parça vulkanize yapı, dikişli yapıya kıyasla çok daha yüksek sızdırmazlık performansı sunduğu için tercih nedeni olmalıdır.

Kimyasal Dayanımlı Bot Seçim AkışıRisk DeğerlendirmesiKimyasal tür & konsantrasyonSınırlı TemasEN 13832-2 (PVC / Nitril)Orta Düzey TemasEN 13832-2 + Ek ÖzellikUzun Süreli TemasEN 13832-3 (Neopren / Butil)CE İşareti + Uygunluk Beyanı DoğrulamaKKD Kullanım Yönetmeliği Kapsamında Temin
Şekil 2: Kimyasal Dayanımlı Bot Seçim Akış Şeması

Kullanım Alanlarına Göre Bot Seçimi

Her sektörde karşılaşılan kimyasal tehlikeler farklılık gösterdiğinden, bot seçimi sektöre özgü risk profiline göre yapılmalıdır. Kimyasal maruziyeti ve korunma konusundaki genel ilkeler bu seçim sürecine de rehberlik etmektedir.

Kimya ve Petrokimya Endüstrisi

Asit ve alkali tankları, boru hatları ve reaktör alanlarında çalışan personel için uzun boylu, vulkanize neopren veya nitril botlar önerilir. Göreve özel ek standartlar arasında ayakkabılarda elektrik yalıtımı ve kimyasal maddelere karşı koruma bulunur. Bu tür ortamlarda antistatik özellik de bot seçiminde gözetilmesi gereken ek bir kriterdir.

Gıda ve İçecek Sektörü

Dezenfektan ve temizlik kimyasallarına dayanıklı, hijyenik yüzey özellikli PVC botlar tercih edilir. Taban kaymaz olmalı ve temizlenmesi kolay bir yapıya sahip bulunmalıdır.

Tarım ve Zirai İlaçlama

Pestisit ve herbisitlere maruz kalan tarım çalışanları için uzun boylu, sıvı geçirmez ve dayanıklı PVC ya da kauçuk botlar kullanılmalıdır. Nitril, neopren veya PVC bazlı koruyucu ekipmanlar; asit dayanımlı önlük ve koruyucu bot kombinasyonu olarak bir bütün halinde değerlendirilmelidir.

Atık Su Arıtma Tesisleri

Mikrobiyolojik ve kimyasal bulaşma riskinin yüksek olduğu bu ortamlarda uzun uyluk boyu çizmeler, biyolojik dayanımlı malzemeden imal edilmeli ve düzenli periyotlarla değiştirilmelidir.

🔍 İSG Uzmanı Notu: Kimyasal koruyucu tulumlar ile birlikte kullanılan kimyasal dayanımlı botlar, kapsamlı bir vücut koruma sistemi oluşturur. Bot ile tulumun etek kısmı arasında kimyasal geçirgenliğe yol açacak boşluk bırakılmamalı; gerekirse bant veya kelepçe ile sızdırmaz bağlantı sağlanmalıdır.

Bakım, Muayene ve Kullanım Ömrü

Bu koruyucu ekipmanlar kullanım kılavuzlarına uygun olarak saklanmalı, kullanılmalı ve temizlenmelidir. Kullanım öncesinde de koruyucuların sağlamlığı kontrol edilmelidir. Özellikle kimyasalların birikmesi, şişme veya sertleşme gibi bozulma belirtileri gösteren botlar derhal kullanım dışı bırakılmalıdır.

Periyodik Muayene ve Bakım DöngüsüKullanım ÖncesiGörsel kontrol & sağlamlıkKullanım SonrasıYıkama & kurulamaPeriyodik MuayeneÇatlak, şişme, renk değişimiYenileme KararıHasar varsa değiştirDepolama KurallarıSerin, kuru, UV’den uzak; kimyasal buhardan yalıtılmış ortam
Şekil 3: Koruyucu Bot Bakım ve Muayene Döngüsü

Çizik, çatlak, kopukluk, deformasyon veya performans düşüklüğü varsa ürün hemen değiştirilmeli, iş güvenliği riske edilmemelidir. Botların kullanım ömrü; temas edilen kimyasal yoğunluğu, günlük kullanım süresi ve saklama koşullarına bağlı olarak değişeceğinden, üretici tarafından belirlenen azami kullanım süresine mutlaka uyulmalıdır.

İşveren Yükümlülükleri ve KKD Temini

İşyerlerinde tehlikeli kimyasallar bulunan işverenler, bunların doğru bir şekilde etiketlendiğinden, güvenlik bilgi formlarının kolayca erişilebilir olduğundan ve çalışanların bunlarla nasıl uygun şekilde başa çıkacakları konusunda eğitildiklerinden emin olmalıdır.

Çalışanlar için eğitim, çalışma alanlarındaki kimyasalların tehlikeleri ve kendilerini korumak için alınacak önlemler hakkında bilgi içermelidir. İşverenin yalnızca botu temin etmekle yükümlü olmadığı; kullanım eğitimi vermek, bakım talimatlarını çalışanlara ulaştırmak ve düzenli denetim yapmakla da sorumlu olduğu unutulmamalıdır.

Su geçirmez ve kimyasal dayanımlı botlar, yalnızca ayağı ıslanmaktan koruyan sıradan bir ekipman değildir; asit yanıklarını, kronik deri hasarını ve kimyasal bulaşmadan kaynaklanan mesleki hastalıkları önleyen, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir KKD’dir. TS EN 13832 ve TS EN ISO 20345 standartlarına uygunluk, CE işareti kontrolü ve sektöre özgü malzeme seçimi ile desteklenen bu ekipmanlar; risk değerlendirmesine dayalı bir seçim sürecinin ve düzenli bakım anlayışının bir parçası olarak hayata geçirildiğinde, iş sağlığı ve güvenliği kültürüne gerçek anlamda katkı sunmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Su geçirmez bot ile kimyasal dayanımlı bot arasındaki fark nedir?

Su geçirmez botlar yalnızca suyun içeriye sızmasını engeller; kimyasal dayanımlı botlar ise asit, alkali, çözücü gibi kimyasal maddelerin malzeme içinden nüfuz etmesine de direnç gösterir. Kimyasal ortamlarda su geçirmez etiketli ama kimyasal testlerden geçmemiş botların kullanımı ciddi risk oluşturur. Doğru seçim için TS EN 13832 sertifikasına bakılmalıdır.

Hangi ortamlarda kimyasal dayanımlı bot kullanımı zorunludur?

Asit, alkali, solvent, pestisit veya dezenfektan ile doğrudan temas ihtimali olan tüm çalışma alanlarında kimyasal dayanımlı bot zorunlu KKD olarak değerlendirilmelidir. Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Yönetmeliği gereğince işveren, risk değerlendirmesine dayanarak uygun KKD’yi temin etmek ve kullandırmakla yükümlüdür.

PVC mi nitril mi tercih edilmeli?

Bu tercih tamamen temas edilen kimyasalın türüne bağlıdır. PVC; asit, alkali ve su bazlı sıvılara karşı etkili olup tarım, gıda ve inşaat sektörlerinde yaygın kullanılır. Nitril ise yağ, yakıt ve hidrokarbon bazlı sıvılara karşı üstün dayanım gösterdiğinden petrokimya ve otomotiv sektörü için daha uygundur. İkisinin de organik çözücülere karşı sınırlı direnci olduğu unutulmamalıdır.

Kimyasal dayanımlı botlar ne sıklıkla değiştirilmelidir?

Belirlenmiş evrensel bir kullanım süresi yoktur; kullanım ömrü kimyasal temas yoğunluğuna, günlük kullanım süresine ve saklama koşullarına göre değişir. Ancak görsel muayenede çatlak, şişme, renk değişimi, sertleşme veya taban ayrışması tespit edildiğinde ekipman derhal kullanım dışı bırakılmalı ve yenisiyle değiştirilmelidir. Üretici talimatlarındaki azami süre esas alınmalıdır.

CE işareti olmayan kimyasal dayanımlı bot kullanılabilir mi?

Hayır. Türkiye’de yürürlükte olan KKD mevzuatı uyarınca tüm kişisel koruyucu donanımların CE işareti taşıması zorunludur. CE işareti olmayan botlar, ilgili standartlarda öngörülen testlerden geçmediği anlamına gelir ve hem çalışanı korumaz hem de işvereni yasal yaptırımlarla karşı karşıya bırakır.

Kimyasal dayanımlı botlar tulum ile birlikte nasıl kullanılmalıdır?

Bot ile tulum arasında kimyasal geçirgenliğe yol açacak herhangi bir boşluk bırakılmamalıdır. Tulum paçasının bot üzerine gelecek şekilde konumlandırılması ve gerekirse kimyasala dayanıklı bant veya kelepçe ile sızdırmaz bağlantı sağlanması tavsiye edilir. Böylece kimyasal sıçramaların bot ile tulum arasından bacağa ulaşması önlenmiş olur.